29 Aralık 2014 Pazartesi

Haftanın milongalarında her şeyden önce en maksimum uçuşlar, en lezzetli seyirler, çok çok derin connection'lar ve bambaşka tınılardaki tandalarla gürül gürül akan, hoş seyirli danslar vardı.Yani yaşama dair bir çok büyülü an bir bütünde birleşmiş, büyümüş ve gelişmiş, hepimizi içinde, merkezinde buluşturmuştu. Maratonu ayrı güzellikte, milongası ayrı renklilikte, sohbeti bambaşka kanallarda, lezzeti ise tüm aromatik üzüm yüklü frekanslarda.... Mutluluk, coşku her an bizimleydi!
Haftanın ilk milongasına getirecek olursam sözü, Pazartesi Günü Mısır Apartmanı'nda rengarenk, ışıl ışıl, huzurlu, konforlu, coşkulu ve bir o kadar da dingin Tangoz milongasıyla başladım milonga seyrime. Bütün güzel dostlarla, birbiri ardına gelen danslarımızla anın tadını çıkarırken, hoş sohbetlerle dolu masamızdaki coşkumuzun yanı sıra, ilk kez müziklerini dinlediğimiz Dj Aycan -Özhan düetiyle de süregelen bir lokal milonga havasının içsel huzurunu da hissettim. Dolayısıyla bahsettiğim güzel danslarım ise Jens'le, Philippe'yle, Soreş'le, Abdullah'la, Ulaş'la, Gül'le ve Aycan'la geldi. Güzel lezzetli bir kalabalıkla dolu bol akışan danslarla tamamlanmış kalbimin ritmi sayesinde, çok güzel hisler içimde geceyi noktaladım.
Salı Günü güzel bir ev keyfi yaptım, Çarşamba ise Kız Kuleli milongada yine sıradışı bir milonga deneyimine uzandım. İzmir'den gelen değerli dostum Kerem'le önce Zencefil'de muhteşem bir yemek sohbetiyle enerji depoladıkan sonra, milongaya geçerek,  Dj Ömer'in tandaları eşliğinde hem kendisiyle, hem hiperaktif milonguero Erdem'ciğimle tüm güzel danslarım, en dinamik seyriyle gece boyunca aktı ve durmadı. Yabancı katılımcıların ve iyi dansçıların birbiriyle buluştuğu gece, harika bir enerjiyle devam etti ve sonuna kadar da bu dinamizmi korudu.
Perşembe Günü, öncelikle iki muhteşem kadın Aslı'yla ve Dilek'le harika bir sohbet, üzüm ve yemek ziyafetinde buluştuk. Güzel müzikler eşliğinde  farklı farklı realitelerde gezindik ve bunları bulunduğumuz ana da tüm enerjisiyle topladık. Ardından Para Bailar milongasına katıldık. Yine harika bir kalabalık ve iyi dansçılarla dolu olan bir ortamla buluşmanın mutluluğu ile konumlandığımız yerimizde de en güzel dans akışlarına süzülmemiz mümkün oldu. En azından benim kanalımdan keyifli danslar hakimdi. Dj Tuğba'nın çok güzel seçkileriyle hem Kerem'ciğimle,  hem Hatem'le "Connection Guru" nun erkek versiyonu ve bir çok milonguero dostumuz dahil olmak üzere Finlandiyalı iyi bir milongueroyla, Francisco'yla, Samet'ciğimle en güzel keyfiyle, doruklarda bir dans keyfi yaşadım. Bu harika internasyonel havanın tüm ritmik nefesleri içimde günü tüm lezzetiyle tamamladım.
Cuma Günü Sultans of Marathon'un Inpark'taki birinci gününe katıldım. İlk kez düzenlenen bu organizasyonda, güzel bir katılımcı kitlesi ve iyi seviye dansçıların da buluştuğu bir ortam hakimdi. Bir çok Dj'in seçkileriyle renklenen gecede bir nevi dünya seyahati yapmış kadar hissettim kendimi. Avusturya'dan, İtalya'dan, Almanya'dan, Amerika'dan, Umman'dan, Şili'den, Finlandiya'dan ve yurdumun farklı kentlerinden bir çok iyi milongueroyla en güzel danslarıma süzüldüm. Gece 4,5 ile 5 sularına kadar da maratoncu olmaya çalıştım. Ne kadar başarılı olduğuma gelince de, şunu ifade etmeden duramayacağım. Benden olsa olsa  "Çakma Maratoncu" olur. Zira milonga saatinde maratona katılıp, en fazla sabah 5, 6 lara kadar dans eden, gündüz kesinlikle maratonda belirmeyip, tüm leziz sofra keyfini de yaşadıktan sonra ortama kanalize olan bir yapı sergiliyorum. Bu da benim kişisel tango anlayışım. Her şey keyfiyle, yoğun connection'uyla, müzikal coşkusuyla, konforuyla, doğallığıyla, zerafetiye, güzel dansıyla ve rahat akışıyla gelsin. Dolayısıyla favorim olan Dj Semeon'un müzik seçkisini kaçırmış oldum, çünkü gündüz saatlerinde milongada yoktum. Elbette bu Cumartesiydi ama burada değinmeyi doğru buldum. Oysa en çok beğendiğim Dj'lerden kendisi. Diğerinden biri de Analia Del Rubia. O bu maratonda yoktu ama festivallerde bayıldım seçkilerine. Elbette çok sayıda muhteşem Dj var hem yurtdışında, hem yurdumda. Bu da tangoya olan aşkı, hem önemi, hem de değeri sergiliyor. Dansçı ve Dj kalitesi tangoya bakış açımızı belirliyor çünkü. Ne kadar emek, o kadar kalite ve ilerleme....
Maraton boyunca, süper dansçılarla tanıştım, birbirinden muhteşem danslar ettim. Hepsi birbirinden tangoya aşık yapıda insanlardı bu dansçılar ve böyle olunca durum mutluluk hormonum yükselişe geçti. Daimi aşk her şeydir!
Cumartesi Günü'ne gelince, yine tüm günlük işlerimi ve keyif ritüellerimi tamamlayıp maratona geçtim. Orkestra Şefliğine kendi kendini aday gösterdiğinden emin olduğum Dj arkadaşın tandaları eşliğinde -dikkatimi dağıttığı için oldukça irrite oldum bu durumdan, ama komik bulanlar da olmuş o ayrı- bol sayıda danslara, bir çok dünya memleketinden şehrimi seçen dansçılarla kavuştum. Harika bir gece, iyi dansçılar, bol müzik ve connection tıkırtılı danslar...Zamanın birde, bütünde, anın evrende buluştuğu notalarda, melodilerde, evrende ve derin izsel, ifadesel pırıltılarda...
Şanslı bir kitlenin, şanslı insanları olduğumuzu düşünüyorum. Her uçuşumuz daha da yüksek irtifalarla buluşturuyor bizleri ve nice daha büyülü derinliklere her daim  kapılıp, en özgür ifadelerimize ulaşıyoruz. Bir de şundan eminim ki, tangoda dansa ve müziğe doymak olanaksız! Bilakis dans ettikçe, daha da bağlanıyorsunuz  ve iyice müptelası oluyorsunuz bu dansın. Hiçbir tanda yetmiyor, ayaklarınızı hissetmeyecek kadar bir yorgunluğa ulaşsanız bile,  bir sonraki milongalara, festivallere, maratonlara depar atarcasına koşuyorsunuz...
Öyle bir yol ki tango, her an sonsuzlukla buluşuyor, size ait ne varsa  bu sonsuzluğa yansıtıyorsunuz. Hem doğal bir uçuş cenneti, hem ruhsal bir terapi, hem de kalpsel ve bedensel bir bütünlük sunuyor. Bizim gibiler bazen hayatı tango perspektifinden de yakalarız. Bizler tangonun içinde, tüm benliğimizle akar, tüm varlığımızla hayat buluruz. Bizler bir anlamda deli, bir anlamda yaşamda çok şeyine ulaşmış insanlarız. Bulduğumuz yüksek irtifalar, en iç sesimizi tüm evrene yayınlarken, en dipteki hislerimizi de günyüzünde özgürleştirir; en derin okyanuslarda kendimizi güvende hissetmemizi ve tüm keşifsel maceralarda yön bulmamızı da sağlar. Bizler kendimizi bulduğumuz anlarda, ışıl ışıl parlayan tüm sesler, tüm renkler ve ışıklar oluruz.  Sonsuza kadar süren yankılar misali bir yelkenlide yolcuyuz...
Dolayısıya yine sıradışı bir geceyi, çok abartmadan sabah beş sularında bitirerek ertesi güne enerjimi saklamayı uygun gördüm.
Pazar Günü, Ponte'de yılbaşı kutlamasına katıldım. Normalde çok daha kalabalık olan bu milonga akşamı, biraz daha sakindi ama Dj Halil'in lezzetli tandalarıyla Murat'la, Satılmış'la, Mehmet Cemal'le, Almanya'lı ve Rus milonguerolarla, Soreş'le hoş rakslarımla hayat buldum. Gecenin ortalarında da Özhan ve Meltem çiftinin hoş, zarif danslarını izledk, Ayşe Hm'ın yılbaşı çekilişiyle güzel Cd'ler kazandık ve yediğimiz peynirler, üzümler içimizdeyken, bu çok soğuk kış gününde Reyhan'la Meydan'a doğru akan yürüyüşümüze doping malzemesi oldu. Haftayı tüm rakssal semalarda ve muhteşem tınılarda tamamladık.
Bu yeni haftaya ise buz gibi bir havayla başladık. Kış tüm feci soğukluğuyla bizi karşılarken hepimize yeniyılda dilediğimiz tüm hedeflerimize, arzu ettiğimiz tüm dileklerimize, tüm sevdiğimiz insanlara, coğrafyalara, aşık olduğumuz tüm aktivitelerimize ulaşmamızı ve hayatın akışına, içimizdeki tüm en derin aşklara kapılmamızı diliyorum dostlarım. 2015 en çok zaferlere ulaştığımız, en güzel danslarla daha da coşkulandığımız, en derin aşklarla hayat bulduğumuz, en manalı, kayda değer başarılar kazandığımız, sağlıklı,  bol yolculuklarla süslenmiş, güzel hislerle ve harika düşüncelerle dopdolu bir yıl olsun!
Tango her yaşın, çoğu beden ölçüsünün, başka başka tarzların, statülerin, bir çok inancın, rengarenk stillerin ve çok felsefenin insanını kapsayabilen bir dans. Yani özü tamamiyle ruhsal, kalpsel ve bütünsel.  Hepimiz tüm aklımızın, kalbimizin, bedenimizin çok daha da ötelerinde bir yerlerdeyizve belki de sebebi bu...
 "Connection" ve müziğin gücü adına, içinde bulunduğumuz her raks özümüzde, ruhsal akışımızla bizleri buluştursun ve bütünleştirsin dostlarım. Sizleri tüm gözlerimizdeki ışıltıların buluştuğu yerlerde, o yoğun frekanslarda ve en engin, büyülü semalarda bulabilmek ,sizlerle karşılaşabilmek dileğiyle... Sevgiyle, hazla, mutlulukla, coşkuyla, anla kalınız....

22 Aralık 2014 Pazartesi

Ne zaman bedenine çok odaklansan, kalbini, ruhunu, aklını ihmal edersin;
 ne zaman sadece kalbine, ruhuna, zihnine odaklansan, bedenini ihmal edebilirsin. Bu yüzden hepsiyle bütünlük ve denge aslolandır. Yani görünenin, hissedilenin, duyulanın, keşfedilenin, var olanın da ötesi olmak bizi belki de tangoyla buluşturan eşsiz bir yoldur diye düşünürken, günlük güneşlik bir havayla başladım yeni haftaya. İçimde yine nice güzel hisler, derin pırıltılar vardı sabah saatlerinden itibaren, çünkü eşsiz deneyimlerle dolu bir hafta daha yaşamış olmanın hazzını hissediyordum tüm kalbimde. Elbette hep bu derin nüanslar içinde salınmanın getirdiği bir his ve coşku tadı bu. Dip ve derinlik tutkusu da süregelen bir yolculuk misali...
Bu arada Türkçe'mizde derinliği ifade edebilecek sözcüklerin ne kadar az olduğunu farkedince çok hazin bir hikayenin içindeymişiz gibi hissediyorum. Oysa bu manayı tarif edecek yüzlerce sözcük olmalı, çünkü içinde sonsuz frekans vardır derinliğin ve derinlik tutkusunun, arzusunun sınırsız potansiyeli...  Anladığım şu ki, bunlar için yepyeni sözcüler türetmemiz şart! Hatta toplumsal  ifadeler bile bulabiliriz, bireysellerin yanı sıra..Bu da yaşadığımız şeyleri hissederek, yoğun yaşayarak, diplere cesurca ilerleyerek olacak elbette...Derinleşelim dostlarım, çünkü asıl tatmin orada!
Hafta boyunca aklınıza gelebilecek tüm milongalara katıldım, hatta buna kendim bile şaştım diyebilirim.
Pazartesi Günü Mısır Apartmanı'nda "Tangoz" milongasındaydık. Sevdiğimiz arkadaşımız Aylin'e de güyya sürpriz doğumgünü kutlaması yapacaktık ancak beni elimde pastayla Taksim sokaklarında yakalayınca minik bir hüsran yaşadım diyebilirim. Zira hızlı hızlı yürümeye çalışan bir kişi olarak, arkanızdan en son seslenmesini arzu edeceğiniz kişi "Ebru...Ne yapıyorsun?" diye seslenince bir panik haline bürünüyorsunuz ve yapay bir gülücük atmaya uğraşıp elinizde saklanamayacak kadar büyük cisme ve kendisine bir kez daha bakıp bu kez içten gülümsüyorsunuz ve "Basıldım" sözcüğünü de espri niteliğinde aktarıyorsunuz artık, son hamle olarak! Bari son hamleniz karizmatik olsun değil mi...Artık ne kadar olduysa..;-)
Güzel bir Karadeniz mutfağının hakim olduğu lezzetleri afiyetle yuvarladıktan sonra milongaya geçtik ve yine ışıl ışıl bir ortama açılan kapılar, tatlı insanlarla dopdoluydu. Masamızda Giuseppe, Aylin, Sakis, Philippe, zaman zaman Cem, Serpil ve diğer dostlar güle oynaya milonga ortamını solurken muhteşem danslara da uzandık. Giuseppe'yle sıradışı bir milonga tandasında, muhteşem bir enerjiyle, Sakis'le huzurla, konforla ve adeta Girit Ada'sında salınırcasına -zira kendisi oralı-, Mustafa Bey'le anla, müzikle, Aycan'la keyifle, tatla, Soreş'le enerjik bir lezzetle, sonlarda da Aslı'yla da yine esprili bir ritüelle...
Elbette gecenin ortalarında harika bir doğumgünü dansı ve pasta kesilme töreni yapıldı ve her saat her şey yiyebilen dansçılar dünyasında bu bol çikolata yoğunluklu pasta dilimleri de çatal çatal halledildi...Hatta daha dün Ponte'de yenmemiş peynirleri Hakkı'ya, Fümerel'e ve Aysun'a verme çabam aklıma geliyor da...Ve hepsi iştahla da yuvarladılar yurdumun süt ürünlerinde kıvraklık yakaladığı peynirlerini...Her saat, bir şeyler yiyebilen yegane insanlardır bu alemde Milonguera(o)lar, bunda daha bir vurgu oluşturmayı manalı buldum bugün! Yeriz,içeriz, sohbet ederiz, dans ederiz..Gayet basit ama yine de bol nüanslı süzülümler yani..
Neyse gecedeki eğlenceli, espirili, dinamik doğumgünü dansı da, Dj İbrahim'in birbirinden güzel tandalarıyla gelen akıştaki tüm danslarımız da muhteşem bir şekilde geceyi tamamlayarak hoş bir sohbet eşliğinde evlerimize yöneldik..
Salı Günü uzun zamandır gidemediğim "La Cumparsita" milongasına katıldım. Yine güzel, ışıl ışıl, sıcacık bir enerji hakimdi ortamda ve Dj Burcu'nun çok  güzel tandalarıyla hoş, keyifli, neşeli danslarım Sakis'le, Metin'le, Hakkı'yla,Ogün'le ve bir kaç dostla daha aktı.
Bu milongadaki şiirsel ifade gerçekten hoşuma giden bir ambiyans. Sanatsal bir doku var orada ve her gittiğimde, ortamın içinde rahat ediyorum, huzur hissediyorum ve geceden keyifle ayrılıyorum. Bu da gittiğimiz yerler için mühim bir husus! Oldukça hoş dansçılarla süslenmiş geceyi, adını yansıtan son parçamızı da dinleyerek ayrıldım ve mışıllar alemine koşarak geçiş yaptım...
Çarşamba Günü 333, yani diğer adıyla "Kız Kuleli" milongadaydım. Hoş bir kalabalık hakimdi gecede ve bir hayli geç saatlerde milongaya katılmış olduğum için Dj Okan'ın seçkisi eşliğinde yabancı bir iki arkadaşla, Metin'le ve Özgür'le dans ederek üzüm tanenlerinin yoğunluğu içimde, hafif sallana sallana eve koştum. Zira öncesinde de Evrim ve Ezgi'yle bir hayli aromalar ve yaşamsal izlerin üzerimizdeki etkileri üzerine yoğunlaşmıştık. Hal böyleyince bizdeki salınma halleri bir miktar daha yükselişe geçti tabii...:-)
Perşembe Günü muhteşem bir sohbet, ışılsal ritüel, lezzet ve unik paylaşımsal dolulukla dolu saatlerin ardından "Para Bailar" milongasına katıldım ve yine olağanüstü bir kalabalık hakimdi. Önceden milongaya giden müzik ortağım Hakkı'cığım sayesinde yerimiz milongaya ulaştığımızda hazırdı. Yoksa o kalabalıkta hapı yutabilirdik. Böylece hapı daha sonra geceye dahil olanlar yutmuş olabilir, biz atlattık şükür!
Yine iyi dansçılarla dolu gecede harika danslar, keyifli sohbetler, başarılı performanslar izledik. Hem Yalçın- Burçu çiftinin, hem de Utku-Romina çiftinin danslarını gerçekten çok beğendim ve keyifle izledim. Hoş bir ifadeler bütünü, lezzetli tınılar sundular... Kendi danslarıma gelince de elbette harika danslarım Hakkı'yla, Sakis'le, Samet'le, Şili'li arkadaşla, Can'la ve kadın 'leader'lardan ise Simge'yle Dj Halil'in birbirinden güzel tandalarıyla sürdü. Bu arada Simge'nin lead'i ile beni gerçekten şaşırttı diyebilirim. Son dönemdeki kadın leaderlar acayip oldular gerçekten. Bazılarıyla dansımız esnasında ufak şoklar yaşıyorum. Bu kadar net, güçlü ve odaklı enerjileri inanılmaz...Hepsine bravo!
Dolayısıyla yine güzel bir gecenin tadı damağımda harika bir milonga serüvenini daha bitirdim
Cuma Günü "Milongahane" milongasında yine harika bir milonga seslenişi daha avuçlarımdan dünyaya, atmosfere ve evrenin tüm boyutlarına doğru yankılanırken, gecenin Dj Mihran'ın sakin tınılı tandalarıyla Erdem'ciğimle tandalarca engin denizlere yelken attık, masmavi sularda yüzdük ve Cem'le milonga tandalarında rakssal zenginliklere ulaşırken, Onur'cuğumla da güzel bir tandada çok hoş, enerjik sulara dalış yaptık. Gece güzel bir kalabalıkla doluydu ve masamızdaki "The Milonga Kid"  yani Erdem -tamamiyle "The Karate Kid" filminden esinlenilmiştir bu lakapta- ve "Çılgın Milonguera" Didem'le bardak bardak evsahibi Didem'in çaylarını yudumlarken, pek keyifli sohbetlere süzülürken Murat-Ece çiftinin sade, keyifli ve "connection" yoğunluklu danslarını izledik. Sanıyorum "dans" izlemek gerçekten keyif veriyor ki bu hareketlerin ötesinde ne yapabileceğimizle de alakalı. Kendi adıma bu yeni stillerini naif, hoş ve seçkin bulduğumu söylemeliyim. Bir de son dönemde dansçılar biraz daha connection, adım ve müzik yoğunluklu dans ediyorlar gibi geliyor bana. Bu da daha farklı bir yola yelkenleri açmışız ve güzel bir seyirde ilerliyoruz demek.  Çünkü tango başta ruh demek, onu yakalayınca her şey tutku, derinlik, renk ve dinginlik okyanusuna açılıyor..Açık denizler olsun, eşsiz ruhsal büyümeler de yanında gelsin, değil mi..
Sonuç olarak yine süper geçen bir geceyi daha noktalayıp, evlerimizin yolunu tuttuk.
 Bu arada Bora çıkışta, kafa masajı yapan tellerden oluşan malzemesi sayesinde beyinlerimiz hafif elektrikli hale dönüştürdüğünden olsa gerek, Beşiktaş semalarında, gecenin bitmeyen tükenmeyen enerjisini yeniden bir başka gözle keşfettik. Pek enerjikti ve renkliydi. Bu semt bir başka oldu son yıllarda...Canlı, enerji yüklü, gencecik ve rengarenk!
Cumartesi Günü geleneksel Martı uçuşunda ve her zamanki masamda konumlanıp, atmosfere üzümümle ve dostlarımla yudum yudum yayılırken, Dj Sabri'nin harika tandaları ve güzel cortinalarıyla çok güzel bir milonga keyfine başladık. Yine hoş bir kalabalıkla ve tatlı dostlarla dolu atmosferde, en keyifli danslarım birbiri ardına Murat'la, Sabri'yle, Erdem'le, Sakis'le, Cem'le, Aziz Abi'yle, Hakkı'yla ve bir çok dostla daha tüm yoğunluklarıyla, yüksek enerjileriyle, müzikaliteleri ve "connection" odaklı nüanslarıyla geldi. Danslara ara verdiğimiz esnadaki sohbet kahramanlarımızdan  Müge'ciğimle sıradışı düşünsel yansımaların izlerini sürüp keyif çatarken ve kahkahalara kapılırken, Dilek'le, Songül'le, Anette'le, Canan'la, Cem'le ve Sakis'le bol fotoğraf seremonisine de  talebim itibariyla kanalize olduk. Bolca fotoğraf çektik, bolca güldük, bolca kalpli çikolataların felsefesel ifadelerine değindik. Sanırım hepimiz mutlu olduk, hepimiz coştuk ve bolca da dans ettik.Yine en güzel lezzetler içimde bir Cumartesi'yi daha noktalayıp saatlerce uyuduğum Pazar Günü'ne uyandım.
Haftanın son milongası Ponte'de her zamanki masamda günün gazetelerini gözden geçirip - çünkü günboyu dışarı adım atamadımi hava trajikti ve gazete sefası bu saatlere kaldı- bir şeyler atıştırıken, son milonga serüvenine başladım. Ayşe'ciğimle sohbetimiz, sonradan masamı şenlendiren Jens'le ve Aslı'cığımla bol esprili diyaloglarımız ve peynirsel, üzümsel sefamız, fonda Dj Aykut'un leziz tandaları ve şahane cortinaları ile süregelen tüm danslarımız, bu yaşadığımız anları  her zamanki gibi ölümsüzleştirdi. Çünkü anılarımızın yanısıra fotoğraflarımızla da bugünü farklı bir boyuta taşıdık..
Bu arada Almanya'dan gelen arkadaşım Jens, burada yegane dans edebildiği kişilerden öncelikle gözüne çarpan kişinin ben olduğumu söyledi dün. Sebebi "cabeceo" yapabilmiş benimle  çünkü dedi ki "Point' e geldim ve etrafa baktım bir süre. O zaman gerçekten bana bakan, beni gören bir tek kişi vardı, o da sendin Ebru" dedi ve durum böyle olunca da bu iyi dansçı arkadaşımla tanışmış ve dans etmiş olduk. Niye bizi dansa kaldırmıyorlar diyen hanım arkadaşlar, göz temasından kaçınmayınız diye belirtmek istiyorum. Zira tangoya akmak için ilk davet bu bakışlar değil mi...Zaten enerji de baştan ordan akıyor...Gözler yalan söylemez denir ya, tangoda da ifadenin rengi ve şeklidir göz teması. Dansa davettir, dansa akmanın temelleridir...
Bakalım, görelim, odaklanalım ve dans edelim dostlar, daima dansla coşalım!
Elbette Ponte'de de hoş bir kalabalık hakimdi  ve en güzel danslarım Satılmış'la, Kenan'la, Jens'le, Hakkı'yla ve Luz Lotus hanımefendiyle geldi...Tandalarca, seferlerce çok güzel danslar ettik ve geceyi tüm tadıyla, tınısıyla noktalayıp haftayı bitirdik.
Farkettiğiniz gibi yoğun bir milonga akışıyla tamalanan haftamızdan içimizde kalan izler, güzel gülümsemelerimizi ve içimizde hoş hisler yaratabiliyorsa ne mutlu bizlere...Bolca yaşamaya ve akmaya devam!
Dolayısıyla yeni haftamız hepimize güzel umutlar, süper kazançların yanı sıra hoş olan her şeyi ve her güzel  insanı getirsin dostlarım. Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlarken son olarak tangonun benim için "connection" ve müzik dokusunun yanı sıra diğer manasına değinmek istiyorum.
Tango bir yaşam tarzı, devrimci bir düşünce şekli, müzikal bir yolculuk, tınısal hareketlilik, hissel zenginlik, ifadesel doluluk, connection bazlı yaratıcılık, aşk yoğunluklu ve derin kapsamlı bir bütünlüktür. Kesinlikle sadece ve rastgele bir hobi ya da zaman doldurduğumuz bir aktivite değildir. Yaşamdır, ifadedir, tutkudur, coşkudur, kopuştur, aşktır, duyuştur, hissediş ve uçuştur.
Evet tango her şeyin ötesidir...
İşte o ötelerde ve tüm engin okyanuslarda görüşmek dileğiyle dostlarım, 2015 hepimize muhteşem pırıltılar getirsin, olmaz mı...

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...