15 Nisan 2026 Çarşamba

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle bütünleşen ışıltılarına kapılırım. O anlarda sessizliği severim, salt doyanın titreşimi hissetmek, duymak isterim. Yolda karşılaştığım hayvanları, börtü böceği izlerim. İzlediğim patikayı ya da ruhumun seçtiği yolu takip ederim. Yaşamımda takibin anlamı benim için akışta kalmaktır. Doğada enerjinin ritmi, dansta müziğin ve o dansı paylaştığımız kişinin yorumuyla birleşen yorumum olur bu benim için. 

Her coğrafya benzerlikler içerse de birbirinden ne kadar da farklı ve bağımsızdır; her çiçek başka bir parkta başka hissettirir, yine dokunuşları yüreğimizde benzer hisleri canlandırır. Bu derinlerden parlayan bir renkliliktir...Tangoda da bu sebeple her insanla bambaşka ifadelerde müziği duymaya kulak kesilirim. Dinlerim, söylerim, hissederim, dış dünyayı salt aynı rondada olduğumuzu fark edecek ve birbirimizin alanına saygı duyacak kadar algıma alır, geri kalan tüm odağımı müziğe, o dansın içindeki varlığıma, partnerime ve en mühimi de müzikal uçuşa veririm. Belki bu nedenle dans ederken yorgunluk hissetmem, sadece abarttıysam dansı ayaklarım sızlar ve ayakkabıları fırlatmak isterim ayağımdan; yine çok iyi bir uyumda buluştuğum dansçılarla yaşadığım o muhteşem his alır götürür tüm yorgunluğumu...

Yıllardır tango dansı içinde olmaktan, ara ara başka alanlarla renklenip tekrar tekrar geri dönmekten mutluluk duyarım. Her defasında çok özlerim burada yaşadığım her bir duygu pırıltısını, arkadaşlarımı, uzaktan da görsem dansından etkilendiğim ve tüm pistleri dolduran insanları...Çok haz etmediklerime bile farklı bir algıyla baktığımda kötü hisler beslemem, uzaklarda bulunur sadece sevdiklerime odaklanırım. Dans etmeyi çok severim. Bu denli büyük bir mutluluğu yaşadığım her şeyi hayatımda tutmak benim için önemli. Hobi olarak tango yaptığınızda, tek odağınız milongalarda yüksek bir enerji ile güzel danslar etmek olur. İş olarak yaptığınızda çok fazla detayı organize etmek, tangoya elverişli, hoş, kaliteli ortamlar hazırlamak, harika öğrenciler yetiştirmek, saygı gören sevilen müzikler yapmak, muhteşem festivallere, maratonlara, olağanüsü organizayonlara imzanızı atmak ve elbette iyi kazançlar elde etmek istersiniz.  Her iki durumda da tango hayatınızda çok alan kaplar; dans ettiğinizde ve etmediğinizde dahi... Dün La Cumparsita'da yıllar sonra bir arkadaşıma rastladım, yirmi yılı var herhalde tanışıklığımızın; uzun zamandır dans etmedim dediğinde ben de ona biz tangonun içine dalan insanlar dans etmediğimizde bile dans ediyoruz çünkü illa ki tangoyu izliyoruz, dinliyoruz, milongaları ve dansları anımsıyoruz dedim. Bu nedenle yıllar sonra döndüğümüzde bile bizleri samimiyetle kucaklayan muhteşem bir dünya var burada... Zaten Türkiye'de şanslıyız, İstanbul da tango cenneti; hem milongaları düzenleyenler tango severleri memnun etmek için ellerinden gelen her şeyi büyük bir çabayla yapıyorlar, hem de her daim milongalarını daha da güzelleştiriyorlar. Çünkü hepsi aslında tangoya aşık bana göre; bu aşk olmadan yapılabilecek bir meslek değil! 

Geçtiğimiz haftanın milongalarının bir tanesi  Viernes'ti ki iki  Dj li şahane gecesi ile Tümay Uslu ve Özgür Serçe nefis tandalar çalarlarken çok iyi, yerli yabancı dansçılarla muhteşem bir gece yaşadık. Ellerine emeklerine sağlık saat sabah beşlere kadar olan bu parti havasındaki milonga ayda bir olacakmış, ne mutlu! Ayrıca erken gelenler için içecekler vardı. Ben kılpayı yetiştim 11'e varmadan saat...:)

Masa düzeni ve yeni dizaynı da çok hoşuma gitti buranın; içeceklerimi rahatça yerleştirip tandalar arasında oturarak dinlenebildim.

Diğer yandan, Zeytuna  da çok güzeldi, yerli yabancı dansçılar Dj Halil Ertekin'in yine çok güzel tandalarıyla harika danslarla, doğum günü kutlamasıyla ve chakeralarla dolu bir gece yaşadık. 

Nar milongası bu kez  "El Abrazo"daydı. Dj Nükhet Dağlıoğlu'nun hoş tandaları eşliğinde keyifli danslar ettim. Minoa Pera'ya ise yine kuşlar çiçekler böcekler beni çağırdığı için katılamadım...

Noa "El Huracan" milongasının da enerjisi çok yüksekti.  Dj Burcu İris bana göre muhteşem çaldı. Şansıma çoğu tandada da  iyi dansçı arkadaşlarla doyasıya dans etme olanağı buldum. Güzel bir doğum günü hisi yaşandı yine ve Galata Kulesi'nin büyüsüyle evimin yolunu tuttum.

Bir önceki hafta da 333 milongası şahaneydi, enerji çok yüksekti. Müzik yine Burcu İris'te, tandalar birer birer büyülü danslara açılırken yerli yabancı kültürlere karışıp uçarcasına dans ettim. 

Zeytuna ve Noa milongaları da çok keyifliydi. Dj Aykut Dokur ve Dj Alper Akgül yine harika tandaları, kıpırtılı tandalarıyla çok hoş bir müzik keyfi yaşattılar şükür.

Dün de La Cumparsita milongası yine harikaydı. Yerli, yabancı danssçılarla dolu, Dj Ralph Nasi'nin güzel tandaları ve kortinaları ile nefis danslar içinde geçti. 

Bu arada karşı yakadaki milongaların da haberlerini alıyorum. Social, Soho, Los Amigos,,  Noble, Tormento, Danssport,  Pofpof ve daha niceleri....Bizler artık yaş aldık evimize en yakın yerlere gidiyoruz lakin hepsinin iyi milongalar haline gelmesini, gittiğimiz her bir milongada iyi dansçılarla buluşmayı tangoyu iş olarak yapanlara borçluyuz...Emeklerine, yüreklerine sağlık!

Eğitmenler olmasa kiminle dans edeceğiz; Djler müzik yapmasa, dansçılar sürekli kendilerini geliştirmese, fesivaller maratonlar olmasa hepimiz bir süre sonra tangoyu bırakırdık...

Evet bu ara o milonga senin, bu milonga benim geziyoruz ya, sağlık ve iç huzur olsun her şey güzel ve dengede olur. Genç dansçı arkadaşlara minik bir deneyimimi aktarmak isterim. Yaş kırklara geldiğinde yapılan sporları abartmaktan, ters hareketlerden ve bedeni zorlayan her şeyden kaçınabilirsiniz. Zira belini kaydırmış biri olarak o tür süreçlerin çok sancılı olduğunu söylemem gerekir. İskelet kolay kolay iyileşen bir şey değil; hele bel vücudun merkeziymiş ki bu deneyimle detaylı bir şeklide öğrenmiş oldum birkaç yıl önce. Felç olmuş gibi yatakta uzanırken boynunuzu bile hareket ettiremediğinizde inanın bana bedeninizin sağlıklı her anına şükrediyorsunuz... Çok şükür iyileştim de sahalara geri döndüm. Artık biraz daha akıllı olduğumuz yaşlara geldik, malum...:)

Bugün de anlatacaklarım da bu kadar...

Biz yaşadıkça, milonga deneyimlerini tadımladıkça yazılar bitmez.

En güzel tandalar, rondalar, danslar hepimizin olsun dostlarım


30 Mart 2026 Pazartesi

 Cama vuran yağmurun içimde yarattığı hislerle birkaç haftadır yaşadığım tango ve yaşam dolu anların dokunuşlarını zihnimde yeniden canlandırmaya çalışıyorum. Gece yazmayı sevmemin sebeplerinden biri de şehrin gürültüsünün azalıp uykular alemine dalan dünyanın sessizliğiyle kendi ritmime ulaşmam oluyor. Bu gerçekten içime seslendiğim ve beni duyan evrensel bütünlüğün yoğunluğunu hissettiğim özel anlardan biri. Evet yaşamak güzel, fark etmek çok güzel, olanı olduğu gibi kabul etmek ya da kabul etmediklerinin yükünü illa da taşımamak güzel. Her şeyden önce tüm yaşam rollerinden sıyrılıp konforlu bir abrazoyla buluşmak, yeşermek çok güzel.

Tangoya hepimiz bambaşka anlamlar yüklüyoruz, onun etkisiyle bambaşka dönüşümler yaşıyoruz malum tango ruhen, beden, kalp ve zihin yönünden tam bir terapi niteliğinde. Bir tandanın, rondanın himayesine girdiğimizde müziğin, partnerimizle ve kendimizle kurduğumuz bağların dışında hiçbir şeyin önemli kalmıyor. Bu nedenle bizi mutlu eden, rahatlatan, bedenimize, ruhumuza iyi gelen her şey bizi besliyor. Üstelik burada sözcükler yok, sadece eşsiz bir uyum ve sinerji var. 

Geçen haftaların birinde bir arkadaşımla sohbetimiz esnasında ikimiz de kendimizi çok şanslı hissettiğimizden bahsettik. Çünkü tango bize istediğimiz an hoş ve eğlenceli bir ortama dahil olma özgürlüğü, sıkıntıya girmeden, gönlümüzün dilediği arkadaşlarımızla dans etme, sohbet etme keyfi ve dünyanın müzik boyutunu tüm varlığımızda hissetme şansı veriyor diye düşündük. Bu önemli bir ödül!

Diğer yandan hayatlarımızda hepimiz bambaşka deneyimler içindeyiz. Hiçbir hayat bir diğerine benzemiyor, hiçbir akıl, bir diğeriyle aynı değil; bu bize saygıyı öğretiyor çünkü hiçbir yaşam boşuna var olmuyor. Her birimiz kendi mesajımızı vermek, kendi yolumuzu yürümek için buradayız. Hepimiz kendi ifadelerimizle var olma hakkına sahibiz. Zaman zaman ilişkilerimizde farklı farklı ritimler içinde buluruz kendimizi. İşte o ritimlerin içinde kendimize ulaşabilme cesaretinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tüm yaşamımızın adımlarında bize yoldaş oluyor, bizi güçlendiriyor ve ilham bulmamızı kolaylaştırıyor.

Geçen haftalarda Manuela Rossi & Juan Malizia çiftinin bir şovlarını izledim. Tango to İstanbul festivali için İstanbul'dalardı ancak festivalin yeri bana uzak geldiği için katılamadım. Yine de festivali online seyrettim ve o şov beni çok etkiledi. Dans esnasında Manuela'nın ayakkabısı çıkıp bileğine takılı ve asılı kaldığı halde Manuela hiçbir şey olmamış ve değişmemiş gibi dansına devan ediyor, Juan da aynı ustalıkla ona katılıyordu. Şov bitiminde gerçekten çok etkilenmiştim. Zaten hayranlarıydım onların ama bu çok başka bir şeydi. Çünkü ayak ve ayakkabı o şekilde adım atmak bile çok güçtü. O an hayata ve başarıya dair düşüceler uçuştu zihnimde.

Başarı neydi?
 Herhangi bir yol seçip o yolda ilerlerken aksaklıklarla baş etme becerisinin en yüksek seviyeye gelmesi miydi?
O inandığın ve seçtiğin yoldan ne olursa olsun vazgeçmemek miydi? 
 Bir yola yüreğini, ruhunu, aklını ve tüm bedenini koymak mıydı?
 Bir sorun anında karşı taraftan beklenti içine girmek yerine kendi yöntemlerinle, formüllerinle sorunu etkisiz hale getirebilmek miydi?
Sanırım hepsiydi! 

Başarı etkileyici ve ilham verici bir şeydi. :-)

Sözü son olarak milongalara getirecek olursam;
Geçtiğimiz haftalarda çok keyif aldığım Özgür Serçe'nin müziklerini yaptığı hoş dansçılarla dolu bir  Noa milongası da vardı, Dj düetinde Alp Maçkan ile Dj Emre Duyu'nun harika duet yaptıkları sanki tek bir Dj çalıyormuş havası oluşturdukları yüksek enerjili harika bir Nar gecesi de. Ayrıca Zeytuna'da Dj Alper Akgül'ün güzel müzikleriyle festival tadında bir milonga, 333'te yine çok hoş danslarla dolu Dj Stamatis Hatharopoulos'un müzik seçkisiyle lezzetle geçen bir gece, Feriye milongasında Dj Aykut Dokur'un kıpır kıpır kortinaları ve tandalarıyla dolu, ambiyası harika bir ortamda dans dolu anlar vardı. Ayrıca yıllardır tanıdığımız Selim& Melin Yuna çiftinin hoş adımlarıyla dolu danslarını da izledim dün gece. X neslini sahnelerde görmek her zaman ayrı bir mutluluk benim için. 

Onun dışında havalar çok parlak geçmediği için haftalarca milongalara fazla katılamamıştım. Evet hava, su halleri beni nedense çok etkiler ancak önümüz bahar şükür!  Dilerim barış dolu günlere ulaşırız da bin bir renkte kelebekler uçuşur durur gönüllerimizden... Onları dinlemek, sevmek ve daima beslemek gerek! 😊

İşte bu haftalık hikayelerim de bu kadar!
Kendinize iyi bakınız, mutluluklarla uçup   
sevgiyle kalınız...💗

9 Şubat 2026 Pazartesi

İnsanın kendi ruhuyla buluşmasını, evrenin derinliklerine karışmasını, anların içine dalmasını meditasyon, tangoyu da çift kişilik bir meditasyon olarak yorumluyorum.

İnsan ne kadar düşüncelerinin kontrolünden çıkar, duygularının da ötesine geçerse o denli derinleşir ya, tangoda da ne kadar egonun tuzağından sıyrılır, kalbini ve ruhunun müziğin merkezine, partner uyumuna, bütünlüğüne adarsa o denli olumlu duygular bütünlüğüne ulaşır gibi geliyor bana... Dolayısıyla farklı farklı coğrafyalardan gelen dansçılarla müziğin derinliklerine yolculuk yapmayı gerçekten çok seviyorum. Elbette yüreklerinden tüm ortama yayılan, tüm varlıklarından ışıl ışıl parlayan dans ve müzik aşkı olanlarla bu çok hoş oluyor... Dansta kendi ruhuna yolculuk mümkün olduğunda, içten sarılmalar gerçekleşiyor ve muhteşem bir mutluluk insanı bütünüyle kaplıyor. Bu bana göre hayattaki en hoş ferahlık anlarından biri.

Yıllar boyunca o kadar çok dans tutkunuyla dans ettim ki, hatta bazı yıllar yerlilerden daha çok yabancılar olmuştur... Geçenlerde, Point Otel milongalarının olduğu zamanlarda Jef adında bir arkadaşım vardı, o anları anımsadım. İşi gereği İstanbul'a sık geliyor, buradaki milongalara katılma şansı oluyordu. İlk dans ettiğimizde bana demişti ki "Milongada benimle göz teması kuran sadece sen vardın Ebru". O gün çok da güzel dans edip arkadaş olmuştuk. 

Bizim dansa başladığımız yıllarda cabeceo yapmak baya utanç yaratıyordu. Hatta iyi dans eden kadın arkadaşlarımdan bazıları festival milongalarında özellikle yabancı dansçılarla göz göze gelmeye çekindikleri için gece boyu bir iki tanda dışında otururlar ve sıkılırlardı. Sonra da bir daha festivale gitmeyeceklerini söyler dururlardı ama inanmazdım. 

Gel zaman git zaman her şey değişti, gelişti, artık cabeceosuz dans edilmez oldu. Dansçılarla göz teması kurmaktan hiçbir festivalde ve milongada kaçılmaz olundu ve gayet rahat dans akışı başladı. Ben de milongalarda elbette hep dans etmek istediğimden olsa gerek, selamlaştığım, bakışlarda buluştuğum  dansçılarda dans etme arzusu, saygısı ve sevgisi görünce mutlu olup hemen danslara akmayı çok severim. Dans edemezsem milonga manasını yitirir.

 Dünyanın en iyi dansçısı da olsak, dans edebilmek için mutlak suretle başka bir dansçıya ihtiyaç duyarız. Ancak biriyle dansın büyülü dünyasında, sonsuz alemler diyarında sevinçle gezinebiliriz ki milongayı milonga yapan en çok da çok keyifle, samimiyetle, müzik coşkusuyla birlikte dans etmektir...

Bizim nesilden tangocular çoğunlukla arkadaşlıklarla hareket eden ve ortamlarda arkadaşlıklarıyla  mutlu olan bir nesil olduğu için yabancı hissettiği ortamlara dahil olmamayı seçiyor. Bu sebeple eski dansçılar zaman zaman hayatın getirdiği farklı deneyimlere odaklanırken geri döndüklerinde en çok eski arkadaşlarını ve tanıdık yüzleri görme arzusu içinde oluyorlar. Ancak sonrasında yepyeni insanlarla tanışıp daha rahat dans ediyorlar.

Ben de uzun bir aradan sonra yine bir anda kendimi tekrar tango ortamlarında buldum. Doğayla dolu, mutlu mesut keşifler içindeyken sadece ara ara tango videolarına baksam da aklımda hiç tango esintisi yoktu. Dolayısıyla dansı bu kadar özlemiş olduğumun farklında da değildim. İlk abrazomla birlikte tangoya dair tüm güzel hislerim geri geldi; bu an çok sevinç doluydu! İnsanların sıcaklığı da tatlıydı. Bu sebeple bizleri tanıyan, unutmayan, ortamlarına sevgiyle ve eski sıcaklığıyla kabul eden tüm organizatör, eğitmen, Dj ve dansçı arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkür etmek gerekir. Zira ara verenler çok iyi bilir, tangoya dönme aşaması da biraz sancılıdır esasında. Dans etmek istersin ancak epey zaman geçmiştir ve tangonun yerine başka şeyler girmiştir; ortamlar nasıldır, eski tanıdıklar var mıdır ya da yeni insanlarla kaynaşmak ister misiniz emin olamazsınız... Yine de herhangi bir milongaya gittiğinizde, adımınızı içeri atar atmaz müziği duyarsınız ve tüm tanıdık hisler geri gelir. O yüzden inanın bana bir milongaya katıldığınızda o an ortamda kimseyi tanımasanız bile müziği gayet iyi tanıyorsunuzdur ve bu, dansın yaşattığı o vazgeçemediğiniz frekansa gelmenizi tek başına sağlar. Ardından yeni, güzel insanlarla tanışır ve eski arkadaşlarınızı da görmeye, sarılmalarınıza sarılmalar eklemeye başlarsınız... 

 Şunu kendi adıma söyleyebilirim ki tango bana kişisel ve ruhsal anlamda çok şey kattı. Hayatımda çok fazla saat tangoyla dolu geçti. Sayısız rondada sayısız dansçıyla birbirinden güzel danslara karıştım, kendimi bambaşka semalarda hissettim. Tangoya her ara verdiğimde, bambaşka deneyimlere açıldığımda kendimin bile bilemediği bir anda geri döndüm, hiç ara vermemişçesine aşkla dans ettim ve etmeye devam ediyorum. Şükür! Yeter ki sağlık ve sevgi olsun değil mi... 💗

Bu vesileyle geçtiğimiz üç hafta boyunca üç La Cumparsita "El Abrazo", üç Tango Nar milongası, bir Zeytuna, bir Feriye, bir 333 ve bir de Noa "El Huracan" milongasına katıldım. 

 La Cumparsita'nın birinci gecesi İtalya'dan Dj Alex 'in enerjik tandalarıyla yurdumun çeşit çeşit dansçılarıyla harika danslar ettim, ikinci El Abrazo'da Ankara' dan Dj Eser Kuru'nun çok hoş müzik seçkisiyle yine çok kalabalık bir gecenin keyfine doyasıya vardım. Üçüncü milongasında ise Dj Alper Akgül'ün harika tandalarıyla yine yerli yabancı birçok dansçıyla güzel danslar ettim. Bu değerli müzisyen arkadaşımızın kendi bestesi olan "Milonga Obsesiva" parçasında da dans ettiğim için kendimi şanslı hissettim.

Zeytuna gecesinde eski dostlarımla buluşmak Dj Okan Sarı'nın güzel tandalarıyla dans etmek yine çok güzeldi. 

Nar milongalarının birincisinde  Arjantin'den Dj Martin Ocoa'nın pek değişik müzik seçkisi bir yana iyi dansçı arkadaşlarla güzel danslar ettim. Bir sonraki hafta Dj Alp Maçkan' nın çok güzel tandalarıyla, romantik kortinalarıyla mutlu oldum. Çok hoş dans deneyimleri yaşadım. Bu hafta da Ankara'dan Faik Tekin Asal'ın çok hoş müzik seçkisiyle yine iyi dansçılarla danslar alemine uzandım. Kortinalarda da bambaşka alemlere yolculuk yaptım. ☀

Şubat ayına Feriye milongasıyla başladım. Ortamda hoş bir kalabalık vardı, danslar güzeldi. Müzik nefisti, Dj Emre Duyu muhteşem çaldı; tüm tandalar, kortinalar coşkuluydu.  Şov dansında Öyküm& Gökhan çiftini ilk kez izledim. Keyifli, kendinden emin dansları hoş bir güzellik sundu. On bir ayın sultanı olan Şubat ayı da bu vesileyle başlamış oldu. Cemrelerin düşmeye başladığı bir ayı sevmemek mümkün olabilir mi?.. 🌸

Feriye milongası İstanbul dansçıları için gerçekten büyük şans; atmosferi insanın içinde her daim hoş bir lezzet bırakıyor. Bir başka Pazar da üşenmeyip Minoa Pera'nın hoş ambiyansına karışırım elbet, inanıyorum! 

Gündüz milongalarına, praktikalara ise malesef katılmam pek mümkün olmuyor. Benim içimdeki tango alevi daha çok akşamları parlıyor anlaşılan...😊 Ve karşı yakadaki milongaları da uzaktan takip ediyorum; çok iyi dansçılarların varlığıyla harika milonga ortamları olduğunu arkadaşlarımdan duyuyorum. Bir ara denk geldiğinde oraları da ziyaret ederim. Son dönemde herkes biraz üşengeç, zira  evine en yakın lokasyonlarda birbirinden güzel milongalara gayet rahat erişebiliyor, çok güzel danslar edebiliyor ki bu çok güzel! 

Cuma günü 333 milongasında DJ Tümay Uslu'nun birbirinden güzel tandalarıyla, çok keyifli kortinalarıyla iyi dansçılarla birlikte tatlı bir kalabalıkta çok hoş bir milonga deneyimi yaşadım. Ocak boyunca soğuk havalar yüzünden katılamadığım 2026 hafta sonu milongalarının da Şubat'ın ilk haftasıya bir nevi açılışını yapmış oldum.

Cumartesi, Noa milongası yine muhteşemdi. Çok sayıda dansçı Dj Ramo'nun şahane tandalarıyla rondalarda döndü durdu. Tandalarda oturacak olsanız neredeyse acı çekerdiniz... Çok keyifli, dans dolu bir gece yaşadık. Kovaların doğum günlerinin kutlamalarına da başlandı. Neşe sağ olsun, herkesi bir araya topladı, doğum günü dansı bile yapıldı. Tüm kovaların yeni yaşlarını kutlarım, onlarsız bu dünya çok sıkıcı olurdu... :-)

Benimkine ise daha bir on, on iki gün var. Her zaman söylüyorum çakma kovayım diye, özüm okyanuslardadır... 🐳😊

Böylelikle bu üç hafta soğuk havalara rağmen içimizi ısıtan, birbirinden güzel milongalarla, eski yeni, yerli yabancı dostlarla geldi geçti. Katılamadığım diğer yurtiçi ve yurtdışı milongalarını ise merakımdan  internet sayfalarından takip ettim. Dünyanın her yerinde büyük bir coşkuyla dans eden, etkinliklere imza atan arkadaşların sevinçlerine uzaktan katıldım. 

Yeni haftamızda da, samimi ortamlarda keyifle dans edebilmek dileğiyle dostlarım...👫

19 Ocak 2026 Pazartesi

 Yeni yıl karlı,soğuk havalarla gelmişti. Bugün de dışarıda karlı bir hava var. İnsanlar işlerine, izlerine, yönlerine doğru sokaklarda yürüyor, dolaşıyor, koşuşturuyorlar. Sıcak bir kahve içmek için oturduğumuz yerlerde bile insanların varlığı aslında içimizi ısıtıyor. Bazı insanlardan ne kadar şikayet etsek de aslında kendimize ve insanlara da kavuşmak için bazı yaptığımız şeyleri yapıyoruz. Doğada olduğumuz anlarda da tüm varlık alemi ile bir kucaklaşma var. Orada ya yalnız ya da ruhen çok uyumda olduğumuz insanlarla olmayı tercih ediyoruz. 

Her birimizin kendi hayatları içinde iş, aile, arkadaşlıklar, aşk ve seyahatler dışında vakit olduğunca ya da yaratıldığınca yapmaktan çok hoşlandığımız şeyler var. Hiçbir şey yapmadığımızda dahi ama az ama çok deniz kenarında hava almak, biraz yürümek, parklarda soluklanmak iyi gelen şeylerden. Sosyalleşmek,  hareket etmek, canlanmak için de bazılarımız tangoyu seçmişiz. Bir şeyler vesile olmuş; ya bir arkadaş, ya eş, partner, ya izlediğimiz bir film, şov, ya da bir yerlerde gördüğümüz ilanlar...

İlk derslere katılmalarımız, biraz tango dans edebimeye başlamadan önceki hallerimiz ve sonra tüm milongalar, festivaller, maratonlar içinde kendimizi bulmamız...

Şu an tangoyu iş olarak yapan çoğu insan tangoyu o denli sevmiş ki başka hiçbir şey yapamaz hale gelmiş ya da işlerinden kalan her uygun vakti tangoya adamış durumda. Bizim gençlik yıllarımızda hayranlıkla izlediğimiz yabancı dansçılar, eğitmenler, organizatörler gibi  olmaya gönül vermişler. Hepsi bir sosyal dans yolculuğundan sonra bu yönü seçmişler, yeteneklerinin ya da içlerinde bitmek tükenmek bilmeyen tango alevinin ilelebet parlamasını istemişler.

Dolayısıyla şu an tüm tango camiası sosyal dans için var. Tüm organizasyonlar, eğitimler, giysi ve ayakkabı üretimleri, her şey ama her şey…

O milonga ortamları tangoya kapılmış olan herkesin kendi yaşamında soluk, ışık, renk, coşku, yaşam bulduğu yerler. Kendime zaman zaman sorduğum sorulardan biri "O sürekli içimde milongaya gitme isteğini doğuran şey ne?"

Elbette dans etmeyi çok seviyorum tamam da içsel olarak ne buluyorum da gittiğim milongalarda konfordaysam kendimi içsel evimde buluyorum. Yoğun bir içsel trans, farkındalık, coşku hali. Yıllar geçtikçe derinleştiğimiz bakış açıları gelişiyor, olgunlaşıyor...

Bu vesileye bizler tango yaptığımızda birbirimiz vasıtasıyla müziğe sarılıyoruz aslında…Hepimiz rollerimizi oynuyoruz, aracılığımızı yapıyoruz ve birbirimizi müziğin kalbine götürmeye yardımcı oluyoruz...Elbette her aracıyla rahat edemeyebiliriz, her dansçı ile dans etmek istemeyebiliriz, frekans olarak uyumda hissetmeyebiliriz ancak müziğin içinde tam anlamıyla dalar ve bambaşka bir hale geçersek orada benzer titreşimlere geliyoruz. Tam uyumda ve müzikalite anlamında çok anlaştığımız biriyle dans ettiğimizde ise bu gerçekten uçmak; bir maddeyle, içecekle, gıdayla ya da egosal arayışlarla değil ama ruhen çok yükselmek anlamıyla geliyor. Evet o his benim tanımımla kuşlar kadar özgür olabildiğimiz bir aşk hali. Bu his bazılarımızı milongaların daimi takipçisi yapıyor....

Geçtiğimiz hafta üç milongayla bu anlamda ruhumu beslemeye çalıştım. İlki Zeytuna oldu. Uzun zamandır dinleyemediğim DJ Yüksel Şişe'nin farklı orkestralara da yer verdiği hoş tandalarıyla güzel danslar ettim. Özlemişim farklı farklı orkestralar da dinlemeyi…❤️ Milongaya katılım Gar Gazinosu'ndaki Narathon etkinliği ve elbette karşı yakadaki milongaların da varlığı ile çok fazla olmasa da benim için çok keyifliydi. Bu yüzden nöbetçi mlongalar iyi ki varlar, organizatörlere teşekkürler! Kendi adıma sakin, inzivada olabildiğim milongalar da beni tangoya bağlıyor. Tabii ki büyük tango etkinlikleri, müzik, danslar, yerli, yabancı arkadaşlarla sohbetler hep harika! Gidemediğim maratonları, festivalleri, milongaları videolar yardımıyla takip edebilmek ve hepsinin coşku dolu olması da beni sevindiriyor. Ellilere merdiven dayamış bir milonguera olarak katıldığım tüm lokal milongalar da yaşamımda bal kaymak etkisi yaratıyor…🌸

Cuma Günü 333 milongasında Dj Cem Çınar'ın güzel tandalarıyla-nuevo tandalarıyla da- mutlu mesut milonga coşkusu yaşadım yine. Katılım yine çok fazla olmamasına rağmen kendim için hoş deneyimlerle ve danslarla geceyi mutlu tamamladım.

Cumartesi Noa milongası da çok hoştu. Dj Ralph Nasi'nin hoş tandalarıyla farklı farklı dansçılarla hoş danslar ettim, bazı kortina parçalarında sonlara doğru neredeyse bir rakı sofrası arzuladım..:) insan özlüyor derinlikle sohbetleri…Çoğu yakın arkadaşım yurt dışında yaşasa da hala kalbimin içindeler…

Pazar günü içimde hala bir dans arzusu vardı ancak kendimi dizginledim ve farklı translara kendimi yönendirdim. Bir sosyal dansçı olarak kendimi biraz dizginlemem ülkemizdeki daimi ekonomik dalgalanmalar için şart oluyor. 

Ocak’ın üçüncü haftası da böyle geldi geçti. Dansa gittiğim zamanların bazılarında üzüm melodisi, bazılarında suyun kadim bilgeliği, zaman zaman da alev alev taşan mutluluklarla… Yeni hafta bize lapa lapa yağan karla geldi ya bu beyazlık hissi bana gerçekten huzur veriyor. Dileğim herkes sıcak bir köşe bulsun ve ruhu hayat boyu huzurla, mutlulukla dolsun...

Sevgiyle, müzikle, dansla görüşmek dileğiyle…




14 Ocak 2026 Çarşamba

 Sosyal dansçılar hangi ihtiyaçlar ve istekler dahilinde milongalara katılırlar? Bu, geçen hafta görüp sorularını yanıtladığım bir milonga anketi sonucu kendime sorduğum sorulardan bir tanesiydi.

Adı üstünde "Sosyal dansçılar"  bana göre güzel, dostane milonga ortamlarında kaliteli dans yolculuklarına açılmak isteyen kişilerdir. Milongalara gide gele oluşturulan arkadaşlıklar ve yeni tanışıklıklar sosyalleşmeyi de sağlar. Her sosyal dansçı için değişkenlik gösterebilir ancak kendi adıma söyleyebileceğim şey, bir milongaya en çok dans etmek için gidiyor olmamdır. Dans ettikçe mutluluğum katlar, enerjim yükselir. Bir milongada dans etmekten çok oturursam, bir de müzik iyiyse, üstüne enerjim yerinde ve yorgun değilsem sıkılırım, ortamda sohbet edebileceğim de kimse yoksa sıkıntım artar. Bu sebeple dans alış verişinde rahat bulunabildiğim, iyi danslara açılabildiğim, lokasyon olarak yakın milongalara gitmeye gayret gösteririm. Tabii ki her milonganın her günü aynı olmaz. Bazen sabır gerekir, tek bir günle hiçbir milonga değerlendirilmemelidir.  Bunun yanında herhangi bir milongaya katılıp sadece belli bir seviye ile bir tanda bile olsa yeter diyerek bir ya da iki tanda dans edip evime dönmek bana yeterli gelmez ya da beni mutluluktan uçurmaz. Bol bol dans edebildiysem ve bunların çoğu da çok güzel danslarsa o milonga benim için harika geçmiştir.

 Lokal milongalarda şov olmasının çok merak ettiğim, hayranlık duyduğum dansçlıların performansları değilse benim için pek bir esprisi olmaz. Büyük organizasyonlarda ya da festival milongalarında ise farklı farklı dansçıların performanslarını izlemek hoşuma gider, ortamın enerjisi yükselir, atmosfere rengarenk bir hava, heyecan gelir.

Sosyal dansçılar olarak çoğumuz kendi danslarımıza odaklandığımızdan olsa gerek diğer insanların nasıl dans ettiğiyle çok da alakadar değilizdir esasında. Elbette iyi dansçıları izler, fark eder ve birlikte dans etmekten çok keyif alırız ancak herkesin dansı kendi öznesi ve deneyimi dahilinde anlamlı olur.

Tango ortamlarının çok kasvetli hale getirilmemesi  abartılı kurallar zinciriyle boğulmamak açısından hoş olabilir.. Zira hepimiz tango vesilesiyle özgürlüğe ihtiyaç duyar, keyfimizce dans etmek isteriz. Elbette özgürlükleri algılama biçimlerimiz rondayı terörize etmeden gerçekleşiyorsa adildir. Aksi durumda kaos ve sakatlanmalar  ortamda bulunan herkese sevimsiz deneyimler yaşatır. 

Milonga ortamlarında sıcak bir karşılama hoşuma gider ancak organizatör kendi halindeyse de olumsuz düşünmem. Çünkü tangoya gönül verenlerin çoğunun ruh halinin değişkenlik gösterdiğini bilirim. Organizatör de, eğitmen de olsa bazı günler sosyal bir ruh halinde olmayabilirler. Bu müzik tutkunu Dj ler için de geçerlidir. Herkesin ruh haline saygı duymak güzeldir, bana göre  empati anlamında gereklidir de. Zira bir milongaya organizatör, eğitmen için gitmekten ziyade daha çok dans etmek için gideriz, en azından bazılarımız... Müzik ruhumuzun ve bedenimizin malum gıdasıdır...

Milonga fiyatlarını da kendi adıma makul buluyorum. Onca emeğe fazlasıyla değer. İçki fiyatları da uygun, içecekler de içilebilir kalitede oldukça keyfim artar. Yıllarca katıldığım festivallerde de günümüzde gönlümün çektiği herhangi birine katılabilirim.

Geçen hafta çok dans havam yoktu hava da çok rüzgarlıydı bu vesileyle iki milonga tüm hafta bana yetti diyebilirim. Salı günü La Cumparsita "El Abrazo" 2026'nın benim için ilk milongası oldu ve ortam yıkılıyordu. Kalabalık çok hoştu, Dj Halil Ertekin de pek şahane çaldı. Güzel danslar ettim, iyi dansçıları seyrettim. Kulağımda Sexteto Cristal yorumlarının tınısıyla geceyi tamamladım. 

Perşembe Zeytuna milongası çok kalabalık olmamasına rağmen benim için çok keyifli geçti. Hoş danslar ettim. Dj Cem Çınar harika çaldı, hele kanun enstrümanıyla bir  "Milonga Triste" yorumu vardı ki, bambaşka bir hava yarattı.  Mutlu mesut evimin yolunu tuttum.

Bu hafta da hava izin verirse birkaç milonga yapmayı arzu ediyorum. Hatta bugün de katılacaktım ancak yürürken donduğum için milonga hevesimi bir iki gün sonraya erteledim. Daha ılıman havalarda görüşmek dileğiyle dostlarım...



 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...