15 Nisan 2026 Çarşamba

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle bütünleşen ışıltılarına kapılırım. O anlarda sessizliği severim, salt doyanın titreşimi hissetmek, duymak isterim. Yolda karşılaştığım hayvanları, börtü böceği izlerim. İzlediğim patikayı ya da ruhumun seçtiği yolu takip ederim. Yaşamımda takibin anlamı benim için akışta kalmaktır. Doğada enerjinin ritmi, dansta müziğin ve o dansı paylaştığımız kişinin yorumuyla birleşen yorumum olur bu benim için. 

Her coğrafya benzerlikler içerse de birbirinden ne kadar da farklı ve bağımsızdır; her çiçek başka bir parkta başka hissettirir, yine dokunuşları yüreğimizde benzer hisleri canlandırır. Bu derinlerden parlayan bir renkliliktir...Tangoda da bu sebeple her insanla bambaşka ifadelerde müziği duymaya kulak kesilirim. Dinlerim, söylerim, hissederim, dış dünyayı salt aynı rondada olduğumuzu fark edecek ve birbirimizin alanına saygı duyacak kadar algıma alır, geri kalan tüm odağımı müziğe, o dansın içindeki varlığıma, partnerime ve en mühimi de müzikal uçuşa veririm. Belki bu nedenle dans ederken yorgunluk hissetmem, sadece abarttıysam dansı ayaklarım sızlar ve ayakkabıları fırlatmak isterim ayağımdan; yine çok iyi bir uyumda buluştuğum dansçılarla yaşadığım o muhteşem his alır götürür tüm yorgunluğumu...

Yıllardır tango dansı içinde olmaktan, ara ara başka alanlarla renklenip tekrar tekrar geri dönmekten mutluluk duyarım. Her defasında çok özlerim burada yaşadığım her bir duygu pırıltısını, arkadaşlarımı, uzaktan da görsem dansından etkilendiğim ve tüm pistleri dolduran insanları...Çok haz etmediklerime bile farklı bir algıyla baktığımda kötü hisler beslemem, uzaklarda bulunur sadece sevdiklerime odaklanırım. Dans etmeyi çok severim. Bu denli büyük bir mutluluğu yaşadığım her şeyi hayatımda tutmak benim için önemli. Hobi olarak tango yaptığınızda, tek odağınız milongalarda yüksek bir enerji ile güzel danslar etmek olur. İş olarak yaptığınızda çok fazla detayı organize etmek, tangoya elverişli, hoş, kaliteli ortamlar hazırlamak, harika öğrenciler yetiştirmek, saygı gören sevilen müzikler yapmak, muhteşem festivallere, maratonlara, olağanüsü organizayonlara imzanızı atmak ve elbette iyi kazançlar elde etmek istersiniz.  Her iki durumda da tango hayatınızda çok alan kaplar; dans ettiğinizde ve etmediğinizde dahi... Dün La Cumparsita'da yıllar sonra bir arkadaşıma rastladım, yirmi yılı var herhalde tanışıklığımızın; uzun zamandır dans etmedim dediğinde ben de ona biz tangonun içine dalan insanlar dans etmediğimizde bile dans ediyoruz çünkü illa ki tangoyu izliyoruz, dinliyoruz, milongaları ve dansları anımsıyoruz dedim. Bu nedenle yıllar sonra döndüğümüzde bile bizleri samimiyetle kucaklayan muhteşem bir dünya var burada... Zaten Türkiye'de şanslıyız, İstanbul da tango cenneti; hem milongaları düzenleyenler tango severleri memnun etmek için ellerinden gelen her şeyi büyük bir çabayla yapıyorlar, hem de her daim milongalarını daha da güzelleştiriyorlar. Çünkü hepsi aslında tangoya aşık bana göre; bu aşk olmadan yapılabilecek bir meslek değil! 

Geçtiğimiz haftanın milongalarının bir tanesi  Viernes'ti ki iki  Dj li şahane gecesi ile Tümay Uslu ve Özgür Serçe nefis tandalar çalarlarken çok iyi, yerli yabancı dansçılarla muhteşem bir gece yaşadık. Ellerine emeklerine sağlık saat sabah beşlere kadar olan bu parti havasındaki milonga ayda bir olacakmış, ne mutlu! Ayrıca erken gelenler için içecekler vardı. Ben kılpayı yetiştim 11'e varmadan saat...:)

Masa düzeni ve yeni dizaynı da çok hoşuma gitti buranın; içeceklerimi rahatça yerleştirip tandalar arasında oturarak dinlenebildim.

Diğer yandan, Zeytuna  da çok güzeldi, yerli yabancı dansçılar Dj Halil Ertekin'in yine çok güzel tandalarıyla harika danslarla, doğum günü kutlamasıyla ve chakeralarla dolu bir gece yaşadık. 

Nar milongası bu kez  "El Abrazo"daydı. Dj Nükhet Dağlıoğlu'nun hoş tandaları eşliğinde keyifli danslar ettim. Minoa Pera'ya ise yine kuşlar çiçekler böcekler beni çağırdığı için katılamadım...

Noa "El Huracan" milongasının da enerjisi çok yüksekti.  Dj Burcu İris bana göre muhteşem çaldı. Şansıma çoğu tandada da  iyi dansçı arkadaşlarla doyasıya dans etme olanağı buldum. Güzel bir doğum günü hisi yaşandı yine ve Galata Kulesi'nin büyüsüyle evimin yolunu tuttum.

Bir önceki hafta da 333 milongası şahaneydi, enerji çok yüksekti. Müzik yine Burcu İris'te, tandalar birer birer büyülü danslara açılırken yerli yabancı kültürlere karışıp uçarcasına dans ettim. 

Zeytuna ve Noa milongaları da çok keyifliydi. Dj Aykut Dokur ve Dj Alper Akgül yine harika tandaları, kıpırtılı tandalarıyla çok hoş bir müzik keyfi yaşattılar şükür.

Dün de La Cumparsita milongası yine harikaydı. Yerli, yabancı danssçılarla dolu, Dj Ralph Nasi'nin güzel tandaları ve kortinaları ile nefis danslar içinde geçti. 

Bu arada karşı yakadaki milongaların da haberlerini alıyorum. Social, Soho, Los Amigos,,  Noble, Tormento, Danssport,  Pofpof ve daha niceleri....Bizler artık yaş aldık evimize en yakın yerlere gidiyoruz lakin hepsinin iyi milongalar haline gelmesini, gittiğimiz her bir milongada iyi dansçılarla buluşmayı tangoyu iş olarak yapanlara borçluyuz...Emeklerine, yüreklerine sağlık!

Eğitmenler olmasa kiminle dans edeceğiz; Djler müzik yapmasa, dansçılar sürekli kendilerini geliştirmese, fesivaller maratonlar olmasa hepimiz bir süre sonra tangoyu bırakırdık...

Evet bu ara o milonga senin, bu milonga benim geziyoruz ya, sağlık ve iç huzur olsun her şey güzel ve dengede olur. Genç dansçı arkadaşlara minik bir deneyimimi aktarmak isterim. Yaş kırklara geldiğinde yapılan sporları abartmaktan, ters hareketlerden ve bedeni zorlayan her şeyden kaçınabilirsiniz. Zira belini kaydırmış biri olarak o tür süreçlerin çok sancılı olduğunu söylemem gerekir. İskelet kolay kolay iyileşen bir şey değil; hele bel vücudun merkeziymiş ki bu deneyimle detaylı bir şeklide öğrenmiş oldum birkaç yıl önce. Felç olmuş gibi yatakta uzanırken boynunuzu bile hareket ettiremediğinizde inanın bana bedeninizin sağlıklı her anına şükrediyorsunuz... Çok şükür iyileştim de sahalara geri döndüm. Artık biraz daha akıllı olduğumuz yaşlara geldik, malum...:)

Bugün de anlatacaklarım da bu kadar...

Biz yaşadıkça, milonga deneyimlerini tadımladıkça yazılar bitmez.

En güzel tandalar, rondalar, danslar hepimizin olsun dostlarım


30 Mart 2026 Pazartesi

 Cama vuran yağmurun içimde yarattığı hislerle birkaç haftadır yaşadığım tango ve yaşam dolu anların dokunuşlarını zihnimde yeniden canlandırmaya çalışıyorum. Gece yazmayı sevmemin sebeplerinden biri de şehrin gürültüsünün azalıp uykular alemine dalan dünyanın sessizliğiyle kendi ritmime ulaşmam oluyor. Bu gerçekten içime seslendiğim ve beni duyan evrensel bütünlüğün yoğunluğunu hissettiğim özel anlardan biri. Evet yaşamak güzel, fark etmek çok güzel, olanı olduğu gibi kabul etmek ya da kabul etmediklerinin yükünü illa da taşımamak güzel. Her şeyden önce tüm yaşam rollerinden sıyrılıp konforlu bir abrazoyla buluşmak, yeşermek çok güzel.

Tangoya hepimiz bambaşka anlamlar yüklüyoruz, onun etkisiyle bambaşka dönüşümler yaşıyoruz malum tango ruhen, beden, kalp ve zihin yönünden tam bir terapi niteliğinde. Bir tandanın, rondanın himayesine girdiğimizde müziğin, partnerimizle ve kendimizle kurduğumuz bağların dışında hiçbir şeyin önemli kalmıyor. Bu nedenle bizi mutlu eden, rahatlatan, bedenimize, ruhumuza iyi gelen her şey bizi besliyor. Üstelik burada sözcükler yok, sadece eşsiz bir uyum ve sinerji var. 

Geçen haftaların birinde bir arkadaşımla sohbetimiz esnasında ikimiz de kendimizi çok şanslı hissettiğimizden bahsettik. Çünkü tango bize istediğimiz an hoş ve eğlenceli bir ortama dahil olma özgürlüğü, sıkıntıya girmeden, gönlümüzün dilediği arkadaşlarımızla dans etme, sohbet etme keyfi ve dünyanın müzik boyutunu tüm varlığımızda hissetme şansı veriyor diye düşündük. Bu önemli bir ödül!

Diğer yandan hayatlarımızda hepimiz bambaşka deneyimler içindeyiz. Hiçbir hayat bir diğerine benzemiyor, hiçbir akıl, bir diğeriyle aynı değil; bu bize saygıyı öğretiyor çünkü hiçbir yaşam boşuna var olmuyor. Her birimiz kendi mesajımızı vermek, kendi yolumuzu yürümek için buradayız. Hepimiz kendi ifadelerimizle var olma hakkına sahibiz. Zaman zaman ilişkilerimizde farklı farklı ritimler içinde buluruz kendimizi. İşte o ritimlerin içinde kendimize ulaşabilme cesaretinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tüm yaşamımızın adımlarında bize yoldaş oluyor, bizi güçlendiriyor ve ilham bulmamızı kolaylaştırıyor.

Geçen haftalarda Manuela Rossi & Juan Malizia çiftinin bir şovlarını izledim. Tango to İstanbul festivali için İstanbul'dalardı ancak festivalin yeri bana uzak geldiği için katılamadım. Yine de festivali online seyrettim ve o şov beni çok etkiledi. Dans esnasında Manuela'nın ayakkabısı çıkıp bileğine takılı ve asılı kaldığı halde Manuela hiçbir şey olmamış ve değişmemiş gibi dansına devan ediyor, Juan da aynı ustalıkla ona katılıyordu. Şov bitiminde gerçekten çok etkilenmiştim. Zaten hayranlarıydım onların ama bu çok başka bir şeydi. Çünkü ayak ve ayakkabı o şekilde adım atmak bile çok güçtü. O an hayata ve başarıya dair düşüceler uçuştu zihnimde.

Başarı neydi?
 Herhangi bir yol seçip o yolda ilerlerken aksaklıklarla baş etme becerisinin en yüksek seviyeye gelmesi miydi?
O inandığın ve seçtiğin yoldan ne olursa olsun vazgeçmemek miydi? 
 Bir yola yüreğini, ruhunu, aklını ve tüm bedenini koymak mıydı?
 Bir sorun anında karşı taraftan beklenti içine girmek yerine kendi yöntemlerinle, formüllerinle sorunu etkisiz hale getirebilmek miydi?
Sanırım hepsiydi! 

Başarı etkileyici ve ilham verici bir şeydi. :-)

Sözü son olarak milongalara getirecek olursam;
Geçtiğimiz haftalarda çok keyif aldığım Özgür Serçe'nin müziklerini yaptığı hoş dansçılarla dolu bir  Noa milongası da vardı, Dj düetinde Alp Maçkan ile Dj Emre Duyu'nun harika duet yaptıkları sanki tek bir Dj çalıyormuş havası oluşturdukları yüksek enerjili harika bir Nar gecesi de. Ayrıca Zeytuna'da Dj Alper Akgül'ün güzel müzikleriyle festival tadında bir milonga, 333'te yine çok hoş danslarla dolu Dj Stamatis Hatharopoulos'un müzik seçkisiyle lezzetle geçen bir gece, Feriye milongasında Dj Aykut Dokur'un kıpır kıpır kortinaları ve tandalarıyla dolu, ambiyası harika bir ortamda dans dolu anlar vardı. Ayrıca yıllardır tanıdığımız Selim& Melin Yuna çiftinin hoş adımlarıyla dolu danslarını da izledim dün gece. X neslini sahnelerde görmek her zaman ayrı bir mutluluk benim için. 

Onun dışında havalar çok parlak geçmediği için haftalarca milongalara fazla katılamamıştım. Evet hava, su halleri beni nedense çok etkiler ancak önümüz bahar şükür!  Dilerim barış dolu günlere ulaşırız da bin bir renkte kelebekler uçuşur durur gönüllerimizden... Onları dinlemek, sevmek ve daima beslemek gerek! 😊

İşte bu haftalık hikayelerim de bu kadar!
Kendinize iyi bakınız, mutluluklarla uçup   
sevgiyle kalınız...💗

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...