Bahar tadında bir Ocak ayı haftasında, tüm milongalara koşarak gittik bu kez de...
Gerçekten çok güzel hava koşullarıyla başladığımız haftamızda, en güzel milonga dünyalarına daldık, muhteşem danslarla, sohbetlerle, engin hislerle de keyfimize keyif kattık.
Haftanın ilk gününde, geleneksel Armada şöleninde, Serdar Hocam çaldı, biz de tüm tandasal rüyalara, yolculuklara, güzel dostlarımızla birlikte daldık. Gecenin sinerjisi, hissi ve ambiyansı, her zamanki gibi çok güzeldi. Tadı şu an bile, hala damağımda....
Oranın müdavimlerinden Aydın, Erkut, Hakkı, Zafer Abi, Aziz Abi ve bir çok değerli milongueroyla en güzel danslara akarken, Naz'la da tango ortamlarındaki kritiksel yönümüzü biraz daha genişlettik. Bu camiada kritik olmazsa, bir şeyler eksik kalıyor malum...:)
Salı Günü, Mekan milongasına geçtim. Dj Ezgi harika tandalar çaldı. Özellikle Alberto Castillo tandasında, tam bir kopuş yaşadım diyebilirim ve gece boyunca süregelen muhteşem tandalarla da, bu kopuşları maksimuma taşıdım. Harika connection hissi veren milonguerolardan Hüseyin ,Erkut, Abdullah, Ahmet, Metin, Uğur ve bir de connection alanında bir anlamda kadının duygusal ve enerjisel gücünü yansıtan leader milongueramız Ceren'le, muhteşem dans deneyimlerine erişerek, geceyi çok keyifle bitirdim. Mekan'dan çıktığımızda, gümbür gümbür bir sağanak yağış sürpriziyle sırıksıklam olurken, İstiklal Caddesin'den meydana ilerleyip, taksilere ulaşmak için de, bir anlamda yaşam mücadelesi verdik. Her yaşam mücadelesi de, bu kadar kolay olsa keşke...
Bu arada, ıslanmayı severim. Akan pırıl pırıl yağmur damlalarıyla, anın eşsizliğini bir başka hissederim gibi gelir. Su olsun da ister havadan gelsin, ister denizden. Biz de içinde hep yüzelim...:-)
Çarşamba Günü 333 milongasına geçtim. Utku'nun hazırladığı harika tandalar-Lidia Borda tandası da bir başka enfesti bu arada- ve harika cortinasıyla muhteşem bir geceye uzandık. İyi dansçılarla uçuşlar aleminden uçuş beğendik ve en yüksekteki rotalarda ilerleyip, büyüleyici manzaralı vadilerde kamp kurduk...
Keyifli danslarımda, Onur, Tolga, Hakan, Mert Emre ve ismini şu an hatırlayamadığım bir çok milonguero dostum bana eşlik ettiler sağolsunlar. Connection hissinin içimizde oluşturduğu büyü de tavan yaptı sanırım.
Perşembe Point'e geçtik. Yuvarlak masamızı, Sergülen Abla, Evrim, Celil, Oya ve Canan'la paylaşırken, Celil'le yaptığımız eğlenceli danslarla birlikte-tiyatral bir sunum gerçekteştiriyor bazen bu değerli arkadaşım, dolayısıyla danstaki keyif katlıyor- mekana has sevdiğim ambiyası, macenta rengi içeceğimle birlikte, kadeh kadeh soludum.
Ortam çok kalabalıktı diyebilirim. Ufak tefek çarpışmalar olduysa da, daha büyük bir sıkıntı yaşamadık. Gecenin ortasında, misafir dansçılardan Miriam Orcutt ve Dante Culcuy çiftinin şovlarını izleme şansı bulduk. Her çiftin tarzı farklı mutlaka, bu çiftte hoşuma giden şey, iki dansçının da hissederek dans etmeleriydi sanırım. Birlikte çalışmaktan çok keyif aldıkları belliydi. Diğer tüm teknik, artistik ve tarzla, uyumla ilgili detaylar da her kişinin bakışına göre değişir elbette. Her dansçının, özgün yapısındaki farklılıklar, yetkinlikler ve enerjlerindeki frekanssal değişiklilker ilgimi çeker genelde. O yüzden odaklandığım nokta da, dansçıların kendi enerjilerini, bu dansta en hoş nasıl ifade ettikleri yönünde oluyor. Bunda müzikalite, uyum ve hareket en önemli unsurlar bana göre, kuşkusuz...
Cuma Günü Tangoz'a geçtim. Öncesinde harika sohbetlere uzandığım değerli arkadaşım Aslı'yla, Zencefil'de yemek şarap olayına girdik. Sanırım yine sohbetimizle devrim yaptık ve biraz daha dönüştük. Eee sohbet dediğin, insanın dünüştürecek bazen; derinliği tattıracak ve yaşatacak. Bu konuda da şanslıyız ki, bunları pek süper dostlarımızla yaşayabiliyoruz...
Yemek sonrası, milongaya geçtik. Özhan'ın güzel tandaları ile rakslar alemine dalarken-bu arada 1 hafta öncesine göre çok daha güzel olmuştu milonga ortamı. Bordo perdeler çekilmiş ve zemin de yenilenmişti sanıyorum-çok kalabalık olmamasına rağmen keyifli bir milonga ortamını paylaşmış olduk. Gösteri yapan arkadaşlarımız da, kendilerini çok sempatik bulduğum, Hayati ve Sennur Kantiyoti çiftiydi. Pozitif enerjilerine tanık olmak, gerçekten güzeldi.. Gece boyunca Aycan, Ozan, Özhan, Duygu, Hayati ile dans etmenin keyfi üzerimde, milongayı biritirken, Aslı'yla, İstiklal'in gece dokusunu, adım adım meydan taksilerine ve dolmuşlara erişinceye kadar soluduk yine. Sohbetimizle yine devrim yapmış olabiliriz de...:-)
Cumartesi Günü, Galata'daki El Huracan milongasındaydık. Şahaneydi diyebilirim. Doğaç güzel tandalar çaldı biz de Celil'le, Uğur'la, Hakkı'yla, Engin'le ve ismini hatılayamadığım bir çok milongueroyla danslar ve uçuşlar alemine süzüldük .Gecenin sinerjisi de gayet keyifliydi. Hoş ve kaliteli bir dansçı, hoca kitlesi gece boyunca enerjiyi dinamik tuttu Gece ortasında da, misafir dansçılardan, Hong Kong'lu Raymond Chu ve Lily Cheng çiftinin şovları izledik. Dansları gayet sakin ve sadeydi. Kişisel anlamda biraz daha fazla beklentim vardı bu çiftten aslında, çünkü Mekan milongasında bu çiftin sosyal danslarını görüp çok beğenmiştim. Elbette, beklentiler hep kişiye özel ve değişken. Bu da hepimizi farklı bakış açılarına yönlendiriyor...
Bazen istiyorum ki, dans ederken kopuyoruz ya, izlerken de kopsak, uçsak, algı sıçraması yaşasak zaman zaman. Bunun için akrobasi gerekmiyor. Müzikalite, his, uyum, yetkinlik, enerji, derinlik, yoğunluk, doku ve tat gerekiyor izlediğim dansta benim için. Çünkü o zaman, şzleyici bile olsam, dansın içine girebiliyorum ki, bu da muhteşem bir his! Ee niye konserlere gideriz ki, düşününce...
Yine de Raymond Chu ve Lily Cheng çiftini keyifle izledim, hislerindeki uyumla dinginleştim ve 4'lere kadar da dans ettiğim yetmediği gibi, empati gurum Evrim'le de güzel sohbetlerimize bir yenisini ekledik. Oh mis!!
Dolayısıyla, haftamızı, yine nice güzel milongalarla, sohbetlerle, lezzetlerle doldurduk ve enerjimizi iyice yükselttik!
Pazar Günü'nü ise, özel bir dinlenme günü ilan edip, tüm gün evde chat, gazete, kahve, ev pikniği ve mininum hareket ve azıcık bir yürüyüş seremonisine ayırdım. İzlediğim Dvdlerde de enteresan filmler vardı bu kez. Konuyu işleyiş tarzı başarılı olsa da, La Vie D'Adele filminde bazı sahneleri abartılı ve çok pornografik bulduğumu söylemeliyim. Hatta midem infilak etti ama ne yapalım Cannes'da ödül almış, izledik biz de...İnsanlar, yaşamları ve yaşamsal, sanatsal her olaya, her insanın bakış açısı farklıdır. Sonuçta
seyirle, his arasında büyük bir fark mutlaka. O yüzden herkesin hissediş ve yaşayışlarına saygı duymak, temeldeönemli olan. Sanat da, herkes için farklı renklerde ve seslerdedir. Hepimiz kendi yaşamlarımızın sanatçıları olduğumuza göre de, bu özgünlükleri nice ifadelerle paylaşmak hoş!
Son olarak, hepimize muhteşem, bol sanat dokulu, kokulu, tınılı bir hafta ve nice keşiflerle dolu anlar diliyorum. Kar gelse de gelmese de içimiz sıcacık, bakış açımız geniş, ruhumuz dingin, kalbimiz açık, enerjimiz yüksek ve potansiyelimiz daima geniş olsun!
Tüm milongalarda ve eşsiz anlarda buluşmak dileğiyle dostlarım...:)
27 Ocak 2014 Pazartesi
21 Ocak 2014 Salı
Haftalık milonga seyrimizde bu kez, iki yeni milonga Mekan ve Tangoz da vardı....
2014'e müthiş bir tango enerjisi ve moduyla girmiştik ya, Ocak ayının 3. haftası da bu tango aşkı ve yoğun milonga hareketliliği devam etti. Hiç bitmiyor zaten ve bitmesin de. Hayat yaşandıkça renkli, büyüleyici ve harika! :-)
Pazartesi geleneksel Armada ritüelinde muhteşem danslara, keyifli sohbetlere uzanırken, haftaya müthiş bir enerjiyle başladık yine. O salonda dinlediğim, Pugliese, Canaro tandaları da unutulmazdır benim için. Ortam tam tango kokar ve insanın tüm neşesiyle, zerafetiyle kucaklar adeta...
Salı Günü , Tangoist'in düzenlediği milongaya katıldım. İzzet'ten edindiğim bilgiye göre de, buranın Asvazoni Kilisesi olduğunu öğrendim. Adı da Mekan olan mekan, gerçekten hoşuma gitti diyebilirim. Gayet hoş bir tango ortamı oluşmuş burada ve gece boyunca kullanılan ışıklandırma da harika bir ambiyans katmış. İçecek fiyatları da gayet makuldu ki, bu ayrıca hoşuma gitti. Ee sırf suyla dans edemeyecek kadar fazla enerji sarf ediyoruz fikrimce. Yeşil çaya ise hala ısınamadım. En azından milongalarda. Hoş günlük hayatta içtiğim en hafif içecekler, tarçın kabuklu siyah çay, latte ve kırk yılda bir de ıhlamur ya neyse. Ada çayı da içmeyeli bir iki yıl oldu sanırım. Oysa çok severim ama vakit kalmıyor..:-)
Dj Onur Kıra, gece boyunca keyifli tandalar çaldı ve bizler de Tolga'yla, Ahmet'le, Giusseppe'yle, bir çok iyi milonguero ve çıtır milongueram Ceren'le harika danslara uzandık. Güzel sohbetler eşliğinde geçen gecede geleneksel fotoğraf seremonisi dahil olmak üzere, uçtuğumuz danslarla dolu muhteşem anılarımıza bir yenisini daha katmış olduk. Bu arada 'Olağanüstü Anlar ve Muhteşem Tatlar' koleksiyonculuğu yeni hobim oldu bu ara, şaşırmayınız! ;)
Gece bitiminde de, milonganın tadı damağımda, tüm tatlı arkadaş ekibimizle İstanbul'un bambaşka lokasyonlarındaki evlerimze doğru yol aldık ve huzurla ve heyecanla yeni güne başlamadan önceki dreamer rolümle uykular alemine daldım. Yine muhteşem bir hisle de uyandım! Uyanış hayatın temel prensibi ne de olsa...;-)
Çarşamba Günü, 333 milongasına katıldım. Yine muhteşem bir geceydi diyebilirim. Yüksel harika tandalar çaldı-yolluklar da cabası-bizler de durmaksızın dans ettik. Hoş bir kalabalık ve kaliteli bir atmosfer vardı. Yine keyifli dansları paylaştığım isimler arasında Eşref, Tolga, İnanç ve daha hatırlayamadığım bir çok dansçı vardı. Ful tatmin bir şekilde milongayı bitiriken, hoş bir çorba seremonisi ve keyifli bir tango muhabbetinin ardından evlerimize dağıldık.
Perşembe Günü, yine her zamanki gibi Point rüzgarına kapıldık ve teraslı, ferah bir milonga ambiyansını ve enerjisini yakaladık. Dj Serçin yine keyifli tandlar çalarken, bizler de bolca Celil'le, Ferhat'la, Bülent'le, Aziz Abi'yle ve bir çok harika milonguero dostumuzla dans ettik. Bir de swing şovu izleme şansı da bulduk.. Müziklerine hayran olsam da, asla yapmayacağım bir dans bu swing, ondan eminim. Bana haraketleri ve enerjisi, çok zıpır zıpır geliyor ama izlemesi harika diyebilirim. Çok eğlenceli!
Bu arada bizden Güralp'le Burcu'nun swing danslarını izlemek de çok keyif veriyor bana. Gerçekten başarılılar yurdumun swing üstadları. Chakarerada da Serçin favorimdir örneğin. Ben nadiren dans etmekten keyif alıyorum bu dansta da. Partnere bağlı tabii bu kuşkusuz...
Gece sonunda da Aslı'yla Point'in lobisindeki 4'lü koltuklarda biraz sohbetin ve kakara kikiri ardından yine Ortaköy semalarıma ve Boğaziçi Köprüsü'nün eşsiz silüetine kavuştum, ohh!
Cuma Günü ise, Tangoz'un sezon açılışı milongasına katıldım. Eskiden çok sevdiğimiz bir tango cenneti olan Caminito'nun olduğu binanın 2.katında olan bu stüdyo milongası, sıcak atmosferiyle sempatimi kazandı diyebilirim. Bordo renkli perdeleri, avizeleri, binanın tarihi yapısı, zemini ve iyi dansçıları güzel bir milonga deneyimi daha solumamızı sağladı. Mihran da harika tandalar çaldı ve Erkut'la, Metin'le, iki Özhan'la, Fatih'le ve connection gurumla keyifli danslarla coştuk, koptuk ve güzel, leziz şaraplarla da enerjimize enerji kattık.
Cumartesi Günü 333 milongasına katıldım yine.. Galatasaray Lisesi tarafında 'İnternetime Dokunma' eylemi olunca, yine toma, biber gazı spesiyalitesi vardı kuşkusuz. Dolayısıyla Galata milongasına geçme planım altüst oldu ve direkt Kız Kuleli milongama eriştim. Yine çok keyifli bir geceydi diyebilirim. Hakkı'yla 'extraordinary' tanımına uyan danslarla ve şahane bir sohbetle keyfime keyif katarken, İnaç'la da müzikalitenin doruklarına eriştim diyebilirim. Bir de insan gerçekten çok uyumla dans ettiği kişilerle, ruhsal bir bağ da kuruyor ondan eminim. Derinliği arttıran da bu enerjisel uyum ve frekanssal bütünlük kuşkusuz. Derinliklere birlikte dalmaktani, en leziz keyiflerle dolup taşmaktan da mutluluk veren az şey vardır. . Eşsiz kopuşlar ve sıradışı bağlantılar da cabası. Bizler şanslıyız bu bağlamda çünkü olağanüstü connectionlar okyanusunun içinde süregelen bir süzülüş, uçuş ve yükseliş halindeyiz...
Pazar Günü'ne başladığımda ise, bu kez tam bir tembellik havasına büründüm; biraz Ortaköy seyri, kahve + gazete keyfinin ve ufak bir yürüyüşün ardından evdeki koltuklarımda uyuyakalmanın ve ardından ilginç dizilerden Dexter'ı izlemenin tadına vardım. Harika bir haftaya uzanma sözünü de kendi kendime verdim diyebilirim. Ne de olsa olağanüstülüğü yaşamak için, buna başta insanın kendisinin açık olması gerekiyor. Hayatta her an sıradışı olabilir; bu tamamiyle, gelen anları nasıl yaşadığımıza, neleri seçtiğimize, nelerden haz aldığımıza ve kendi iç coşkumuzu ne kadar güçlendirip, motivasyonumuzu ne oranda fişeklediğimize bağlı. Daima arttıralım tutkumuzu ve içimizdeki o olağanüstü yaşam aşkını!
Son olarak hepimize harika bir hafta dilerim ve tüm coşku yüklü danslarımızla da, gökyüzünün en yüksek katmanlarına erişelim , olmaz mı...:-)
2014'e müthiş bir tango enerjisi ve moduyla girmiştik ya, Ocak ayının 3. haftası da bu tango aşkı ve yoğun milonga hareketliliği devam etti. Hiç bitmiyor zaten ve bitmesin de. Hayat yaşandıkça renkli, büyüleyici ve harika! :-)
Pazartesi geleneksel Armada ritüelinde muhteşem danslara, keyifli sohbetlere uzanırken, haftaya müthiş bir enerjiyle başladık yine. O salonda dinlediğim, Pugliese, Canaro tandaları da unutulmazdır benim için. Ortam tam tango kokar ve insanın tüm neşesiyle, zerafetiyle kucaklar adeta...
Salı Günü , Tangoist'in düzenlediği milongaya katıldım. İzzet'ten edindiğim bilgiye göre de, buranın Asvazoni Kilisesi olduğunu öğrendim. Adı da Mekan olan mekan, gerçekten hoşuma gitti diyebilirim. Gayet hoş bir tango ortamı oluşmuş burada ve gece boyunca kullanılan ışıklandırma da harika bir ambiyans katmış. İçecek fiyatları da gayet makuldu ki, bu ayrıca hoşuma gitti. Ee sırf suyla dans edemeyecek kadar fazla enerji sarf ediyoruz fikrimce. Yeşil çaya ise hala ısınamadım. En azından milongalarda. Hoş günlük hayatta içtiğim en hafif içecekler, tarçın kabuklu siyah çay, latte ve kırk yılda bir de ıhlamur ya neyse. Ada çayı da içmeyeli bir iki yıl oldu sanırım. Oysa çok severim ama vakit kalmıyor..:-)
Dj Onur Kıra, gece boyunca keyifli tandalar çaldı ve bizler de Tolga'yla, Ahmet'le, Giusseppe'yle, bir çok iyi milonguero ve çıtır milongueram Ceren'le harika danslara uzandık. Güzel sohbetler eşliğinde geçen gecede geleneksel fotoğraf seremonisi dahil olmak üzere, uçtuğumuz danslarla dolu muhteşem anılarımıza bir yenisini daha katmış olduk. Bu arada 'Olağanüstü Anlar ve Muhteşem Tatlar' koleksiyonculuğu yeni hobim oldu bu ara, şaşırmayınız! ;)
Gece bitiminde de, milonganın tadı damağımda, tüm tatlı arkadaş ekibimizle İstanbul'un bambaşka lokasyonlarındaki evlerimze doğru yol aldık ve huzurla ve heyecanla yeni güne başlamadan önceki dreamer rolümle uykular alemine daldım. Yine muhteşem bir hisle de uyandım! Uyanış hayatın temel prensibi ne de olsa...;-)
Çarşamba Günü, 333 milongasına katıldım. Yine muhteşem bir geceydi diyebilirim. Yüksel harika tandalar çaldı-yolluklar da cabası-bizler de durmaksızın dans ettik. Hoş bir kalabalık ve kaliteli bir atmosfer vardı. Yine keyifli dansları paylaştığım isimler arasında Eşref, Tolga, İnanç ve daha hatırlayamadığım bir çok dansçı vardı. Ful tatmin bir şekilde milongayı bitiriken, hoş bir çorba seremonisi ve keyifli bir tango muhabbetinin ardından evlerimize dağıldık.
Perşembe Günü, yine her zamanki gibi Point rüzgarına kapıldık ve teraslı, ferah bir milonga ambiyansını ve enerjisini yakaladık. Dj Serçin yine keyifli tandlar çalarken, bizler de bolca Celil'le, Ferhat'la, Bülent'le, Aziz Abi'yle ve bir çok harika milonguero dostumuzla dans ettik. Bir de swing şovu izleme şansı da bulduk.. Müziklerine hayran olsam da, asla yapmayacağım bir dans bu swing, ondan eminim. Bana haraketleri ve enerjisi, çok zıpır zıpır geliyor ama izlemesi harika diyebilirim. Çok eğlenceli!
Bu arada bizden Güralp'le Burcu'nun swing danslarını izlemek de çok keyif veriyor bana. Gerçekten başarılılar yurdumun swing üstadları. Chakarerada da Serçin favorimdir örneğin. Ben nadiren dans etmekten keyif alıyorum bu dansta da. Partnere bağlı tabii bu kuşkusuz...
Gece sonunda da Aslı'yla Point'in lobisindeki 4'lü koltuklarda biraz sohbetin ve kakara kikiri ardından yine Ortaköy semalarıma ve Boğaziçi Köprüsü'nün eşsiz silüetine kavuştum, ohh!
Cuma Günü ise, Tangoz'un sezon açılışı milongasına katıldım. Eskiden çok sevdiğimiz bir tango cenneti olan Caminito'nun olduğu binanın 2.katında olan bu stüdyo milongası, sıcak atmosferiyle sempatimi kazandı diyebilirim. Bordo renkli perdeleri, avizeleri, binanın tarihi yapısı, zemini ve iyi dansçıları güzel bir milonga deneyimi daha solumamızı sağladı. Mihran da harika tandalar çaldı ve Erkut'la, Metin'le, iki Özhan'la, Fatih'le ve connection gurumla keyifli danslarla coştuk, koptuk ve güzel, leziz şaraplarla da enerjimize enerji kattık.
Cumartesi Günü 333 milongasına katıldım yine.. Galatasaray Lisesi tarafında 'İnternetime Dokunma' eylemi olunca, yine toma, biber gazı spesiyalitesi vardı kuşkusuz. Dolayısıyla Galata milongasına geçme planım altüst oldu ve direkt Kız Kuleli milongama eriştim. Yine çok keyifli bir geceydi diyebilirim. Hakkı'yla 'extraordinary' tanımına uyan danslarla ve şahane bir sohbetle keyfime keyif katarken, İnaç'la da müzikalitenin doruklarına eriştim diyebilirim. Bir de insan gerçekten çok uyumla dans ettiği kişilerle, ruhsal bir bağ da kuruyor ondan eminim. Derinliği arttıran da bu enerjisel uyum ve frekanssal bütünlük kuşkusuz. Derinliklere birlikte dalmaktani, en leziz keyiflerle dolup taşmaktan da mutluluk veren az şey vardır. . Eşsiz kopuşlar ve sıradışı bağlantılar da cabası. Bizler şanslıyız bu bağlamda çünkü olağanüstü connectionlar okyanusunun içinde süregelen bir süzülüş, uçuş ve yükseliş halindeyiz...
Pazar Günü'ne başladığımda ise, bu kez tam bir tembellik havasına büründüm; biraz Ortaköy seyri, kahve + gazete keyfinin ve ufak bir yürüyüşün ardından evdeki koltuklarımda uyuyakalmanın ve ardından ilginç dizilerden Dexter'ı izlemenin tadına vardım. Harika bir haftaya uzanma sözünü de kendi kendime verdim diyebilirim. Ne de olsa olağanüstülüğü yaşamak için, buna başta insanın kendisinin açık olması gerekiyor. Hayatta her an sıradışı olabilir; bu tamamiyle, gelen anları nasıl yaşadığımıza, neleri seçtiğimize, nelerden haz aldığımıza ve kendi iç coşkumuzu ne kadar güçlendirip, motivasyonumuzu ne oranda fişeklediğimize bağlı. Daima arttıralım tutkumuzu ve içimizdeki o olağanüstü yaşam aşkını!
Son olarak hepimize harika bir hafta dilerim ve tüm coşku yüklü danslarımızla da, gökyüzünün en yüksek katmanlarına erişelim , olmaz mı...:-)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...
-
Tango yapmak ne kadar güzelse tangoya geri dönmek de bir o kadar güzel. Bambaşka enerjilerle duyduğun notaları adımlara dönüştürüyor, sarıld...
-
Herkes kabı kadar su taşır, kalbinin genişliği kadar sever. Hem kalbini mümkün olduğu kadar sevgiye açıp, genişletirken, hem de kabını yaşa...