10 Kasım 2012 Cumartesi

10 KAsım ve enteresan bir tarih 10.11.12,   9'u 5 geçe  Atamıza saygı duruşunu evimizde de olsa geçekleştirdik, bir yandan köprüde arabaların korna seslerini işitirken ve durduklarını görürken; bir yandan o anın büyüsünü sinerjik bir duyguda hissettik. Gerçekten çok memnun oldum bu ruhun hep içimizde olması ve toplumsal bir hareket yapısına dönüşmesine...Evet Atam İZindeyiz ve sen olmasan biz diye bir şey olamazdı...
Bunun aklıma şu cümleler geldi yine;
Eylemler sonuç ve etkileriyle, düşünceler özgürlükleriyle gelir."
 İnsanın eylemleri tıpkı kelebek etkisinde olduğu gibi bir çok insanı etkiler, düşünceleri de perspektifleri genişletir. İşte o yüzden insan teklikle topluluk, toplulukla teklik hissedebilir ve bu sınırsız evrende binlerce evren yaşayabilir. İnsan çaresiz kaldığında, bir sonraki günü beklemeli ve bir anlık yoğun duygularının esiri olduğu zamanın getireceği eylemin tüm sevdiklerinin hayatını da etkileyeceğini bilmelidir. Bunu bana, geçen yıl yitirdiğimiz canım kuzenim Evrent yeniden hatırlattı bugün. İsmi gibi bir cevher ve evrendi bizim Evrentimiz. Tam 9 ay olmuş aramızdan ayrılalı, bunu bana dayım hatırlattı sabah kahvaltısında...Bir bebeğin doğma aşamasına gelme süresiyle eşdeğer...İşte hayat bu kadar enteresan...Her an çok değerli ve sayılı...Biz de bu değerli anlarımızı sevdiğimi şeylere ayırıyoruz işte, milongalar, keyifli zamanlar, şarapla gelen hoş sohbetler, yürüyüşler, geziler, çalışmalar, kazançlar, aşklar, dostluklar ve daha niceleri...
Dün de Levent'teki milongaya katıldım, metroyla ulaştığım tek milonga...:) ve çok istediğim bir kitabıma kavuştum; Tango Stories Musical Secrets; acilen hatmetmem gerekiyor...Heyecanla okuyacağım..Keyifli danslar, sıcacık bir şov, ve gerçekten iyi bir müzik ziyafeti sonrası evime döndüm; zira gözlerimi açamıyordum artık...Tüm gece esnedim zaten niyeyse...Kış rehaveti...:-))
Bugün de bütün organizasyonlar peşpeşe gelmiş ve hepsi de sevdiğim organizasyonlar. Zira o en şiddetli yağmur altında şirşipit olunca enerjim azcık düştü. Akşam duruma göre bir akış söz konusu olacak gibi...
Bu poyraz yağışlarından pek haz ettiğim söylenemez...Ya ev ya yeni bir milongaya ve nice güzel tandalara akış halinin dayanılmaz serinliği ve hoşluğu...
İşte bir hsonu da böyle geçer...*


9 Kasım 2012 Cuma

Günün sözcüğü "Başarı",
Bana göre başarı;
 Yalınayak yürümeye başlayıp, yol boyunca tüm kumu ve çakıltaşlarını hissedebilmenin özgürlüğünü yaşayabilmek, yeri geldiğinde ya da arzu ettiğinde de istediğin ayakkabıyı giyip yoluna devam ederken, yeri geldiğinde de yanıbaşındaki ormana, ya da denize, o ayakkabıları sırf istedin diye fırlatabilmektir...Başarı budur! :-))
Günün milongasıysa dün keyifle dansettiğim, Mr. Donato'nun müziğiyle, çok sevdiğim dostlarımla birlikte o bir kaç saatimi geçirdiğim ve başta gitmekte emin olamayıp, gidince de çok keyif aldığım milonga oldu...Farkediyorum ki, insan sevdiği dostlarıyla da tandalar sonrası oturup sohbet ettiğinde çok daha keyifli geçiyor milongalar...Otelin pisti de başarılıydı, yani benim çok hoşuma gitti, sanki daha sıcak bir ortamı vardı...Arada iyi bir alternatif olur orası diye düşündüm..Servis her şey iyiydi...Diğer martılara uzandığımız milonga olmadığı durumlarda bu sıcak atmosfer de cazip..
Gelelim günümüze, bugün Cuma, hsonuna geçiş...Ofis sonrası bir arkadaşla görüşülüp, güzel bir yemek paylaşılıp, Levent'teki milongaya akılır diyorum..Ee leyleği pistlerde gördük bu ara...Hep tango...Hep tango...:)

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...