18 Kasım 2025 Salı

 Tango ne güzel bir dünya;

Gittiğin her yerde, farklı farklı kültürden insanlarla, bambaşka nüanslarda buluştuğun ortak bir dil. Yaşayanı, hissedeni, icra edeni, izleyeni büyüleyen bir gökyüzü gibi…Uçsuz bucaksız kucaklaşmaların, buluşmaların ortak arenası. Kültürel bir coşku, yaşam merkezi. Seyahat ettiğin tüm şehirlerin, coğrafyaların  balı kaymağı…İzmir’de bulunduğum bu sekiz günlük süreçte üç tane milongaya buluştum. Biri Kordon’da yürürken tango müziğini duyup da içeri dalmamla başlayan “Milonga del Mar” milongasıydı. Bir İstanbullu olarak Kordon’da dans etmek gerçekten muhteşemdi. Üzerimde bir nevi eşofman ve spor ayakkabısı olmasına rağmen beni memnuniyetle ortamlarına dahil eden tüm dansçılar, sevecen bir milonga oluşturmuştu. Dansçılar birbirinden güzel, sempatik, soğukluktan uzak, tatlı, neşeli bir havadaydı. Bu sebeple bir hafta sonra o Cumartesi milongasına Bilgen’ciğimin de desteğiyle bu kez normal bir milonguera kıvamıyla katıldım. Yine manzara, dansçılar, ortam çok güzeldi. Dj Engin Canberg’in hoş tandalarıyla  çok güzel dans deneyimlerine eriştim, hoş kortinalarla neşeme neşe kattım. Geceden çok mutlu ayrıldım. 

 Pazartesi günü yani dün de Alsancak’ta “Milonga Lluvia” milongasına katıldım. Mekan bana göre çok otantik, romantik ve şiirseldi.  Dj İrfan Uğur Üçel’in  müziği de şahaneydi. Kortinalarda da oturmak hemen hemen olanaksızdı.  Harika dansçılarla, muhteşem danslar ettim çok şükür. “Madame Prokopp” un kendi biralarını tadımlama fırsatı edindim. Her şey harikaydı ve geceyi mutlu mesut tamamladım. Tangonun ruhuma ve tüm yaşamıma kattığı tüm anlam için şükrettim. 

Geçen hafta çok üzücü bir haberin sarsıntısıyla şoka girmiştim. Çok sevdiğimiz müzisyen arkadaşımız bandoneon üstadı Gustavo Battistessa’ nın ani ölümü hayatın nasıl da bir an kadar olduğunu bana yeniden hatırlattı. Buluştuğumuz her anın ve dostluğun kıymetini tüm varlığıma kazıdı. Yaşadıkça oluşturduğumuz tüm mananın ve derinliğin izlerini fark ettirdi. Değerli dostumuzun ruhu şad olsun, varlığını tanıma şansı bulduğum için çok şanslıyım çünkü bugüne kadar tanıdığım insanların en iyilerinden ve insan insanlarından biriydi Gustavo…

Günün sonunda hepimiz bir an kadar yakın, sonsuzluk kadar uzağız birbirimizle. Tango vesilesiyle de birbirimizin hem sonsuzluklarına, hem anlam, müzik dolu dokunuşlarına, hem de yaşam yorumlarına yoldaşlık ediyoruz. İyi ki ve iyi ki bu dünyaya açmışız pencerelerimizi, çünkü anbean ruhen, zihin, kalp ve beden bütünlüğüyle büyüyor, gelişiyoruz. Milongaları biz sosyal dansçılarla buluşturan herkese, emeği geçen, her tür pürüzü minimuma indirgeyen tüm tango emekçilerine  teşekkürü kuşkusuz bir borç bilirim. İyi ki varlar; ülkemizi bambaşka derinlikleri ve renkleri olan  okyanuslarla, ruhla, birbirinden güzel ortamlarla buluşturuyorlar…

Bulunduğumuz coğrafyalarda, katıldığımız  tüm milonga ortamlarında kavuşmak, sarılmak dileğiyle…

30 Ekim 2025 Perşembe

  Cumhuriyet Bayramı’nda cumhuriyetin bana verdiği güçle, özgürlükle, ifade rahatlığıyla, huzurla, coşkuyla dans etmeyi seviyorum. Bu yıl da 29 Ekim’de şehrin, yurdun her yerinde etkinlikler vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse son ana kadar hangi etkinliğe katılacağımdan çok emin değildim. Hatta bir ara bu kadar seçenek arasında bocalayıp sakin bir akşam geçirmeyi bile düşünmedim değil! Neyse ki  bedenim atak yaptı ve beni Kanyon Jolly Joker’e götürdü. Beynimin kararsızlığını, dağınıklığını net kararıyla durdurdu. Kanyon’da mekana girerken önce çok gözüm korktu, aşırı bir kalabalık vardı hatta “İzdiham bu!” dedim ancak sonra kendime eşyalarımı koyabileceğim, arada dinlenebileceğim bir yer bulunca dans etmek için dansa davet alabileceğim uygun bir yere konumlandım. Danslarım birbiri ardına başladı, devam etti, gece boyunca yüzümü çok şükür güldürdü. Bir tek kalabalık pistte ayağıma yediğim iki şiddetli topuk acısı hariç ki fikrimce artık toplum olarak dar alanda kimsenin alanını işgal etmeden, kimseye zarar vermeden dans etmeyi becerebileceğimiz bir döneme geçebilmeyi diliyorum. Çünkü böyle güzel müzikal hislerde, dansın trans dolu yolculuğunda bu denli şiddetli bir acı çok büyük tezat teşkil ediyor. Bir gün gelecek -buna camı gönülden inanıyorum-en kalabalık gecelerde bile hepimiz rahat rahat, minik ama muhteşem adımlarla  konforla, aşkla dans edeceğiz…😊

Gece benim için çok güzel geçti bu sebeple böyle bir organizasyonla bizi şenlendirdiği için öncelikle Güral Diner’ e çok teşekkür ederim. Çok fazla eski arkadaşımı göremedim bu sefer ama harika danslar ettim. Birbirinden güzel tandalar ve kortinalar için Dj Burcu İris Tekin’ e de teşekkür etmek isterim. Hele sonlara doğru sıraladığı tandalar duygu ve dans anlamında çok güçlü etkiler sundu benim için. 

Gecenin şovuna gelince Zeynep Aktar ve Sercan Yiğit çiftini gerçekten kutlamak isterim. Danslarını, güçlü enerjilerini, müzikal yorumlarını, adımlarındaki zarifliği, çevikliği, hareketlerdeki yetkinliği, güveni,  aralarındaki uyumu, duygu yoğunluğunu gördüğüm, izlediğim için gerçekten mutlu oldum. Türk dansçılarımızı gerçekten tebrik etmeliyiz çünkü çalışmalarının ve azimlerinin ürünlerini keyifle izleyebiliyoruz… Anlamlı bir sinerji bu, Türkiye tango kültürünün gelişimini anbean yaşatıyor her birimize…

Bu yıl da dans ederek cumhuriyeti kutladığım için sevinçliyim. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ e aldığım her nefes, eğitim, üretim, gelişim için ömür boyunca şükran duyacağım…

Yani sözün kısası “Atam İzindeyiz!” 

Sonsuzluk var mı bilmem ama dansın büyüsü o uçsuz bucaksızlığı, derinliği, yüksekliği, genişliği sanırım veriyor…

Tango aşkıyla, sevgiye kalınız…

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...