15 Aralık 2025 Pazartesi

 Bir hobisi ya da yapmaktan çok zevk aldığı şeyleri yapma zamanı, olanağı olan ya da bunu yaratabilen insan yaşamın ona getirebileceği güzel ortamlara, insanlara ve her şeyden de öte kendine açıktır. Yıllara yaydığın, her bir adımınla kendini ve çeşit çeşit hallerini öğrendiğin güzel bir döngüye, evrensel bir sinerjiye kavuşursun. Yaşamaktan, yıllanmaktan zevk alırsın çünkü anılar birikir, kavuşur kendini okyanuslarla buluşturur... İnsanların enerji alanlarını, yaydıkları elektrikleri, hatta karmalarını hissedersin, zaman zaman sünger gibi içine çekip yine dışarıya çıkarır, her bir döngüyü rondaların hizmetine adarsın... Yaşadığın her an, öz ritminle hikayelerini oluşturur, benliğine benlik katar, ışığı tüm dünyaya yayar.

 Yaptığımız her şey elbette bizleri dönüştürür.  Bu nedenle tango aynı kendi yaşamlarımızda olduğu gibi baş rolü bizlere ve onu paylaştığımız kişilere verir. Herkes başroldedir ve kendini en iyi ifade etmeye, yaptığı şeyde iyi olmaya ve olabildiğince gelişmeye çalışır. Beğendiğimiz beğenmediğimiz, sevdiğimiz sevmediğimiz her dansçı, dj, organizatör, giysi ve ayakkabı sanatçısı, üreticisi buna dahildir. Her bir insan bilerek ya da bilmeyerek bu döngüye hizmet eder ki insanın iç arzusu ve tangoya dair müziğiyle oluşan tutkusu hareketlerini tangonun kalbine yönlendirir. Bu merkezden çıkmak zordur çünkü artık o frekansın içinde başka türü bir yaşam vardır. Bambaşka sevinçler, mücadeleler, yolculuklar mevcuttur... Yine de oradan çıktığımızda hayatı o frekansın dışında tekrar keşfederiz, yaşarız, bambaşka mutluluklarla ya da pürüzlerle karşılaşırız. Ardından tango ortamlarına yeniden adım attığımızda kendimizi tangonun coşkusuna adeta ara vermemişçesine keyifle bırakıveririz...

Dans etmeyi, tango müziğiyle bambaşka karşılaşmaları yaşamayı gerçekten çok seviyorum. Bu sebeple bazı parçalarda kesinlikle yerimde duramıyorum. Hayatıma böyle bir mutluluğu dahil ettiğim için kendimi şanslı görüyorum. Çünkü hayatta yaşadığımız her şey bir emeğin ürünü. Zamanımızı, enerjimizi, bütçemizi nerelere adadığımız ruhumuzu, yönlerimizi, yapımızı, karakterlerimizi oluşturuyor. Hayatta sonsuz bir zaman, enerji, nakit yok, dolayısıyla seçimlerimiz  bizleri ya karşılaştırıyor ya da uzaklaştırıyor. 

11 Aralık Dünya Tango Günü'nde uzun bir aradan sonra dans etmek istedim. Kendimi Zeytuna milongasında buldum. İlk dansımda o an çok da tango enerjisinde olmadığımdan olsa gerek kendimi kütük gibi hissettim önce sonra yavaş yavaş kaslarım açıldı, adımlarım rahatladı, kendime geldim ve normal danslarıma dönebildim. Hayatıma değen tangoyu o gün güzel bir üzüm şöleni eşliğinde kutladım. Dj Emre Duyu'nun hoş seçkisinin tınısıyla evimin yolunu tuttum

Ertesi gün Onur Kıra'nın düzenlediği Asmalımescit'teki Viernes milongasına ilk kez katıldım, harika danslar ettiğim, çok hoş bir milonga deneyimi yaşadım. Artık en güzel Cuma adreslerimden biri oldu. Dj Raul Pardo'nun müzik seçkisi de harikaydı benim için yerimde genelde duramayıp o tanda senin bu tanda benim geceyi güzel dansçılarla, hoş bir şekilde tamamladım. Aklımda expressolu martini merakı kalsa da onu bir başka hafta denemeye karar verdim. :-)

Cumartesi Günü Galata'ya geçtim ve Noa milongasına katıldım. Eski arkadaşlarla karşılaşmak, dans etmek çok güzeldi. Dj Aykut Dokur' un güzel tandaları, Bossa nova cortinaları da keyfime keyif katarken üzüm dünyasına uygulanan fiyat politikaları da yüzümü gülümsetti...

Pazar Günü Nocturno festivalinin El Cxuce gösterisini büyük bir keyifle izledim. Dansçı arkadaşlarımızla gurur duydum, yıllarca çalışmalarının eserlerin mutlulukla izledim. Bu hususta yalnız değildim. Zira AKM salonunda çoğu insan gösteriyi ayakta akışladı. Çalışmaları ve başarıları için  tüm tango emekçilerini, dansçılarını tebrik ediyorum. Sayelerinde Türkiye'de tango ciddi anlamda gelişiyor...

Başka bir anlamıyla da hayat sandığımız kadar uzun olmayabiliyor. Yaşamak çok güzel ancak daima hatırlamamız gereken şey ölümün de varlığı ve yaşının olmaması. Bunu bize yakın zamanda yitirdiğimiz güzel insanlar da hatırlatıyor. Her şey kendi zamanında yaşanıyor ve tamamlanıyor. Tekrarı yok, geri dönüşü yok, gelen geçiyor, başlayan bitiyor, hafızalarımıza yerleşen anılarımız dışında geride toz bulutu dışında bir şey kalmıyor. Bu sebeple her yaşadığımız, nefes aldığımız, paylaşıma açtığımız an kıymetli ve çeşit çeşit yansımalar, dalgalanmalar yaratıyor. Yaşadıklarımızın kıymetini bildiğimizde, kendimizin de eşsizliğini, hayatlarımıza temas eden insanların da bize kattıklarını büyük bir idrakle fark etmeye başlıyoruz. O zaman insanın, yaşamın, tüm varlık aleminin değerini içten duygularla seziyor, her şeyden önce sevmenin kıymetini hissediyoruz. Ne yapıyorsak onu, hayatımızda olan insanı, insanları, ruhumuza temas eden bilgiyi, öğrenimleri, farkındalıkları sevmek çok önemli... 

 Son olarak  eklemek isterim ki geçen hafta Kadıköy'deki milongaların çoğunun yerini bir tango dostu sayesinde öğrendim. Tormenta, Tangoport, Los Amigos ancak dönüş sorun olabilir diye katılmadan döndüm. Noble'nin, La Vida'nın yerlerini  merak ettim ancak henüz tam öğrenemedim. 

Bizim yakanın Armada'sını da özledim. La Cumparsita'nın yeni yerinde dans etmeyi, Nar milongasını ve MinoaPera milongalarını yeniden keşfetmeyi, Mia'yı, başka başka milongaları  görmeyi de istiyorum. Yeter ki dans olsun, yeter ki güzel milonga ortamlarında buluşalım dostlarım





18 Kasım 2025 Salı

 Tango ne güzel bir dünya;

Gittiğin her yerde, farklı farklı kültürden insanlarla, bambaşka nüanslarda buluştuğun ortak bir dil. Yaşayanı, hissedeni, icra edeni, izleyeni büyüleyen bir gökyüzü gibi…Uçsuz bucaksız kucaklaşmaların, buluşmaların ortak arenası. Kültürel bir coşku, yaşam merkezi. Seyahat ettiğin tüm şehirlerin, coğrafyaların  balı kaymağı…İzmir’de bulunduğum bu sekiz günlük süreçte üç tane milongaya buluştum. Biri Kordon’da yürürken tango müziğini duyup da içeri dalmamla başlayan “Milonga del Mar” milongasıydı. Bir İstanbullu olarak Kordon’da dans etmek gerçekten muhteşemdi. Üzerimde bir nevi eşofman ve spor ayakkabısı olmasına rağmen beni memnuniyetle ortamlarına dahil eden tüm dansçılar, sevecen bir milonga oluşturmuştu. Dansçılar birbirinden güzel, sempatik, soğukluktan uzak, tatlı, neşeli bir havadaydı. Bu sebeple bir hafta sonra o Cumartesi milongasına Bilgen’ciğimin de desteğiyle bu kez normal bir milonguera kıvamıyla katıldım. Yine manzara, dansçılar, ortam çok güzeldi. Dj Engin Canberg’in hoş tandalarıyla  çok güzel dans deneyimlerine eriştim, hoş kortinalarla neşeme neşe kattım. Geceden çok mutlu ayrıldım. 

 Pazartesi günü yani dün de Alsancak’ta “Milonga Lluvia” milongasına katıldım. Mekan bana göre çok otantik, romantik ve şiirseldi.  Dj İrfan Uğur Üçel’in  müziği de şahaneydi. Kortinalarda da oturmak hemen hemen olanaksızdı.  Harika dansçılarla, muhteşem danslar ettim çok şükür. “Madame Prokopp” un kendi biralarını tadımlama fırsatı edindim. Her şey harikaydı ve geceyi mutlu mesut tamamladım. Tangonun ruhuma ve tüm yaşamıma kattığı tüm anlam için şükrettim. 

Geçen hafta çok üzücü bir haberin sarsıntısıyla şoka girmiştim. Çok sevdiğimiz müzisyen arkadaşımız bandoneon üstadı Gustavo Battistessa’ nın ani ölümü hayatın nasıl da bir an kadar olduğunu bana yeniden hatırlattı. Buluştuğumuz her anın ve dostluğun kıymetini tüm varlığıma kazıdı. Yaşadıkça oluşturduğumuz tüm mananın ve derinliğin izlerini fark ettirdi. Değerli dostumuzun ruhu şad olsun, varlığını tanıma şansı bulduğum için çok şanslıyım çünkü bugüne kadar tanıdığım insanların en iyilerinden ve insan insanlarından biriydi Gustavo…

Günün sonunda hepimiz bir an kadar yakın, sonsuzluk kadar uzağız birbirimizle. Tango vesilesiyle de birbirimizin hem sonsuzluklarına, hem anlam, müzik dolu dokunuşlarına, hem de yaşam yorumlarına yoldaşlık ediyoruz. İyi ki ve iyi ki bu dünyaya açmışız pencerelerimizi, çünkü anbean ruhen, zihin, kalp ve beden bütünlüğüyle büyüyor, gelişiyoruz. Milongaları biz sosyal dansçılarla buluşturan herkese, emeği geçen, her tür pürüzü minimuma indirgeyen tüm tango emekçilerine  teşekkürü kuşkusuz bir borç bilirim. İyi ki varlar; ülkemizi bambaşka derinlikleri ve renkleri olan  okyanuslarla, ruhla, birbirinden güzel ortamlarla buluşturuyorlar…

Bulunduğumuz coğrafyalarda, katıldığımız  tüm milonga ortamlarında kavuşmak, sarılmak dileğiyle…

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...