29 Aralık 2025 Pazartesi

 Yepyeni bir yılı kutlamaya iki gün kaldı. Yılbaşı enerjisini sevenlerimizde bunun coşkusu yeni niyetler, hedefler, istekler, yön bulmalarla bu günlerde epeyce arttı. Herkeste pırıl pırıl bir heyecan, kıpırtı var ki bu mutluluk verici!😇

Birkaç ay önce bir video izlemiştim. Alzeimer hastası olan çok yaşlı bir balerine Kuğu Gölü balesinin müziğinden bir kesit dinletiyorlar. Kendisini bile unutmuş olan bu kadın çok yıllar önce yaptığı baleyi hatırlıyor, "Kuğu Gölü Balesi" nde geçmişteki performanslarında sergilediği figürleri adeta oturduğu yerden sahneliyordu. Tüylerim diken diken olmuştu o görüntüler karşısında, gerçekten  çok etkilenmiştim. Müzik ve koreografi insanın tüm hücrelerine nasıl da kazınıyordu, dansın insan varlığında her şeyden öte bir etkisi olduğunu kanıtlıyordu.

Dans etkisi demişken bu hafta katıldığım milongaların birinde enfes bir tandada dansıyla ve müzikalitesiyle çok uyumlu olduğum bir milongueroyla rondanın enerjisine coşkuyla kapılmışken yaptığım az şeyde bu denli yüksek bir mutluluğu yakalayabilirim diye düşünmüştüm. Gerçekten apayrı bir içsel, etkisi tüm yaşama yayılan bir haz hali idi, bu, tangonun biz sevenlerine yaşattığı eşsiz mutluluk anlarından biriydi..

Bu haftanın milongalarına da yılbaşı enerjisi taşınmıştı. Katıldığım ilk milonga Çarşamba Günü "Nar" oldu. Oraya tango yapmayan ancak milonga ortamlarını merak eden bir arkadaşımla gittim. Tango dansı ile ilgili yorumu "ilginç" oldu. Gerçekten de bizim danslarımız bihayli ilginç ve keyiflidir, değil mi?.. :-)

Nar yerli yabancı dansçılarla dolu, enerjisi yüksek, kalabalık bir havadaydı. Müzik güzeldi, danslar güzeldi, keyifler daha da güzeldi...

Perşembe Günü Zeytuna milongasındaydım. Ortam yine çok canlıydı, çok güzel danslar ettim. Dj Volkan Tanyeli de pek güzel tandalar bizi keyiflendirdi sağ olsun.

Cuma Günü 333 Yılbaşı milongasına geç de olsa katılabildim. Şahane bir atmosfer vardı, çok kalabaktı, çok güzel danslar ettim. Dj Murat Elmadağlı ve Eşref Tekinalp de pek keyiflilerdi. Harika bir geceydi. 

Pazar Günü Ortaköy Feriye'de yine yılbaşı milongasına katıldım. Çok kalabalık, enerjisi yüksek bir geceydi, birçok dansçıyla Feriye'nin güzel salonunda zemini adımlarımızla süsledik. Farklı tandalar da vardı hatta bir tane yorumu ilk kez duydum diyebilirim, çok hoştu Dj Burcu Tuncel'e sordum ama sonra anında orkestranın adını unuttum. Balık hafıza işte! 

 Şovlarda ilk önce Batuhan Boy, Nida İnceoğlu çiftinin hoş danslarını izledik. Adımları, figürleri, enerjileri, uyumları, kostümleri pek hoştu.

Ardından Utku ve İris Kuley çiftinin müzikalite yoğunluklu, incelikli adımlarla dolu danslarını keyifle izledik.  Sonrasında Boğaz havasını serinliğini iliklerime kadar çekip evime yollandım.

Güzel, enerjik bir haftayı böyle lezzetle tamamlarken 2026'nın hepimize dilediğimiz tüm güzelliklerin yanında sağlık, afiyet, bolluk, aşk, esneklik, sevgi, başarı, hoşgörü, adalet ve barış getirmesini dilerim.

Sevgiyle, dansla kalınız...



23 Aralık 2025 Salı

Hepimizin bir tangoya başlama hikayesi vardır. Tangoda ilk adımlarımız, en acemi hallerimiz, ilk kez katıldığımız milongalar ve oralardaki hislerimiz, güzel, sancılı anılarımız, farklı farklı eğitmenlerden aldığımız eğitimler ve bunları yaşama süreçlerimiz, ortak alanlarda oluşturduğumuz yakınlıklar, dostluklar, iş arkadaşlıkları bizleri bu bütünün eşsiz birer parçası yapmıştır. Hikayelerimiz bize özeldir ve bize ait ifadelerdir ki bazen en ufak etkiler dahi algılarımızda derin dönüşümler yaratabilir. Bunda ruhsal yapımızın, iç dünyamızın durumu, yönleri, arzu ettiğimiz ve gereksinim duyduğumuz değerler, haller, seçimler etkendir. 

Hepimiz hayatlarımızda bir yöne doğru ilerleriz; kendi seçtiğimiz mutlu olduğumuz ya da mutluluğu, kişisel tatminleri bulacağımızı düşündüğümüz yerlere doğru azimle hareket ederiz. Gücümüzü, enerjimizi, potansiyelimizi oralara aktarırız. Tango dünyamızda da böyle değil midir?..  Tango belki de başka bir dünyanın anahtarıdır. Bu dünyada karşılaştığımız, tanışma fırsatı bulduğumuz, dans ettiğimiz her bir insan bizim yolculuğumuzu daha da anlamlandırır, renklendirir. Yaşadığımız her bir dans deneyimi, sonraki adımlarımız için kıymetlidir, öğreticidir, geliştiricidir. Hayat yaşandığında anlamlandığı gibi, tango dans edilerek, müziği icra edilerek kendini ifade eder. Sözler, sesler, tınılar gelip geçerken kalbe, ruha değer, bedeni hareketlendirir, belirgin bir dönüşün içine davet eder. Bedenlerimiz müzik ruhuyla, duygu bütünlüğüyle tam ilerlediğinde yorgunluk, bezginlik nedir tanımaz her güzel dansımızla daha da enerjik hale gelir, böylelikle coşkuyla müziğin kalbine doğru akarız. Bu tango yapmanın en hoş halidir bana göre. Ruhla dans etmek, müzikle sonsuzluğa temas etmek. Bu yüzden beni en çok etkileyen dansçılar bu ruhu güzel taşıyan, teknik, artistik yönden ustalaşanlardır. 

Bu hafta yıllardır yaşadığım tango deneyimlerini önceki yıllardaki gibi yoğun olarak hatırlamak ve şimdideki yansımalarını fark etmek amacıyla hedeflediğim milongaların bir iki tanesi hariç hepsine çok şükür katıldım.

İlki Salı Günü Taksim Mis Sokak sonundaki "La Cumparsita" milongası idi. Sevgili Burcu İris Tekin ve Hayati Tekin Ortaklar Caddesi'ndeki eski yerlerinin enerjisini bu yeni mekanlarına da taşımışlar ki buraya gerçekten bayıldım diyebilirim. Sıcacık bir atmosferin oluşu, dans kalitesinin yüksekliği, ortamın yüksek tavanlı oluşu, güzel perdeleri ve müziğin harikalığı çok güzel danslar etmeme vesile oldu.  Bu sebeple milongayı hizmete sundukları, bu güzel ortamı oluşturdukları için önce kendilerine, ardından da Dj Okan Sarı'ya muhteşem tandaları ve kortinaları için çok teşekkür ederim. Yıllardır tanıdığım eski arkadaşlarımla karşılaşmak, sohbet etmek, keyifle, mutlulukla dans etmek de bana çok çok iyi geldi diyebilirim. Tango hayatımda benim için en önemli şeyin arkadaşlıklarım olduğunu da yeniden hatırlamış oldum. İyi ki tango vesile olmuş ve bu güzel insanlarla dostluk yolları müzikal adımlarla bir bir oluşturulmuş...

Çarşamba Günü yıllar sonra Beyoğlu Victor Levi binasındaki "Nar" milongasına katıldım. Sıcacık, butik bir stüdyo milongası olan "Nar" hoş masaları, ortamı, katılımcıları, cıvıltılı yılbaşı ağacı, rahatlığı ile pek güzeldi. Dj Ramo'nun yıllar sonra duyduğum hoş tandaları eşliğinde zaman zaman dans ettim, zaman zaman dans edenleri izledim,  dinlendim, yeni insanlarla tanıştım. Geceyi güzel tamamladım. 

Cuma Günü Asmalımescit'teki "Viernes" milongasına katıldım. Öncesinde "The Sparkband" grubunun güzel parçalarını Galata semalarında dinlemiş ardından milongaya geçmiştim.  Bu sebeple enerjim baya yüksekti.  Dj Halil Ertekin'in hoş tandalarını duyunca da geçen haftaya göre ortam daha sakin olmasına rağmen yine de danslar alemine birer ikişer açıldım...

Cumartesi Günü Tangovibes organizyonunun olduğu Galata'daki "Milonga El Huracan" milongasına katıldım. Benim için muhteşem bir geceydi. Müzik harikaydı, dansçılar çok iyiydi, ortam festival havasındaydı. Yerli yabancı dansçılarla olmak çok güzeldi. Şov da renk kattı; dansçıların birbirleriyle dans ediyor olmanın mutluluğunu izleyicilere hoşlukla yansıtmaları ve müzikalite ifadelerindeki mini adımları benim ilgimi en çok çeken yanlarıydı. Bu güzel organizasyonu ve güzel müzik seçkisini hazırlayan Dj Ralph Nasi'ye, her hafta enerjik ve kaliteli milonga ortamı için Ali Alper Özdemir' e teşekkür ederim. 

Pazar Günü Minoa Pera'ya gitmek istemiştim lakin yorgunluk ağır bastı ve deniz kenarında sakin bir gün geçirmeyi tercih ettim. Tangoyla dopdolu bir haftayı da böylece tamamlamış oldum. 

Bu hafta niyetlerimden biri Feriye milongasının yılbaşı etkinliğine katılmak. Oraya hep gitmek istemiş olmama rağmen bir türlü ayarlayamamıştım. 333'ün yılbaşı partisini de az önce gördüm ve neden olmasın diye düşündüm. Diğer milongalardan da hangileri olur henüz bilemiyorum  ama yılbaşı etkinlikleri ile birbirinden güzel milongalarda yine mutlu mesut buluşabiliriz belki ne dersiniz dostlarım...



15 Aralık 2025 Pazartesi

 Bir hobisi ya da yapmaktan çok zevk aldığı şeyleri yapma zamanı, olanağı olan ya da bunu yaratabilen insan yaşamın ona getirebileceği güzel ortamlara, insanlara ve her şeyden de öte kendine açıktır. Yıllara yaydığın, her bir adımınla kendini ve çeşit çeşit hallerini öğrendiğin güzel bir döngüye, evrensel bir sinerjiye kavuşursun. Yaşamaktan, yıllanmaktan zevk alırsın çünkü anılar birikir, kavuşur kendini okyanuslarla buluşturur... İnsanların enerji alanlarını, yaydıkları elektrikleri, hatta karmalarını hissedersin, zaman zaman sünger gibi içine çekip yine dışarıya çıkarır, her bir döngüyü rondaların hizmetine adarsın... Yaşadığın her an, öz ritminle hikayelerini oluşturur, benliğine benlik katar, ışığı tüm dünyaya yayar.

 Yaptığımız her şey elbette bizleri dönüştürür.  Bu nedenle tango aynı kendi yaşamlarımızda olduğu gibi baş rolü bizlere ve onu paylaştığımız kişilere verir. Herkes başroldedir ve kendini en iyi ifade etmeye, yaptığı şeyde iyi olmaya ve olabildiğince gelişmeye çalışır. Beğendiğimiz beğenmediğimiz, sevdiğimiz sevmediğimiz her dansçı, dj, organizatör, giysi ve ayakkabı sanatçısı, üreticisi buna dahildir. Her bir insan bilerek ya da bilmeyerek bu döngüye hizmet eder ki insanın iç arzusu ve tangoya dair müziğiyle oluşan tutkusu hareketlerini tangonun kalbine yönlendirir. Bu merkezden çıkmak zordur çünkü artık o frekansın içinde başka türü bir yaşam vardır. Bambaşka sevinçler, mücadeleler, yolculuklar mevcuttur... Yine de oradan çıktığımızda hayatı o frekansın dışında tekrar keşfederiz, yaşarız, bambaşka mutluluklarla ya da pürüzlerle karşılaşırız. Ardından tango ortamlarına yeniden adım attığımızda kendimizi tangonun coşkusuna adeta ara vermemişçesine keyifle bırakıveririz...

Dans etmeyi, tango müziğiyle bambaşka karşılaşmaları yaşamayı gerçekten çok seviyorum. Bu sebeple bazı parçalarda kesinlikle yerimde duramıyorum. Hayatıma böyle bir mutluluğu dahil ettiğim için kendimi şanslı görüyorum. Çünkü hayatta yaşadığımız her şey bir emeğin ürünü. Zamanımızı, enerjimizi, bütçemizi nerelere adadığımız ruhumuzu, yönlerimizi, yapımızı, karakterlerimizi oluşturuyor. Hayatta sonsuz bir zaman, enerji, nakit yok, dolayısıyla seçimlerimiz  bizleri ya karşılaştırıyor ya da uzaklaştırıyor. 

11 Aralık Dünya Tango Günü'nde uzun bir aradan sonra dans etmek istedim. Kendimi Zeytuna milongasında buldum. İlk dansımda o an çok da tango enerjisinde olmadığımdan olsa gerek kendimi kütük gibi hissettim önce sonra yavaş yavaş kaslarım açıldı, adımlarım rahatladı, kendime geldim ve normal danslarıma dönebildim. Hayatıma değen tangoyu o gün güzel bir üzüm şöleni eşliğinde kutladım. Dj Emre Duyu'nun hoş seçkisinin tınısıyla evimin yolunu tuttum

Ertesi gün Onur Kıra'nın düzenlediği Asmalımescit'teki Viernes milongasına ilk kez katıldım, harika danslar ettiğim, çok hoş bir milonga deneyimi yaşadım. Artık en güzel Cuma adreslerimden biri oldu. Dj Raul Pardo'nun müzik seçkisi de harikaydı benim için yerimde genelde duramayıp o tanda senin bu tanda benim geceyi güzel dansçılarla, hoş bir şekilde tamamladım. Aklımda expressolu martini merakı kalsa da onu bir başka hafta denemeye karar verdim. :-)

Cumartesi Günü Galata'ya geçtim ve Noa milongasına katıldım. Eski arkadaşlarla karşılaşmak, dans etmek çok güzeldi. Dj Aykut Dokur' un güzel tandaları, Bossa nova cortinaları da keyfime keyif katarken üzüm dünyasına uygulanan fiyat politikaları da yüzümü gülümsetti...

Pazar Günü Nocturno festivalinin El Cxuce gösterisini büyük bir keyifle izledim. Dansçı arkadaşlarımızla gurur duydum, yıllarca çalışmalarının eserlerin mutlulukla izledim. Bu hususta yalnız değildim. Zira AKM salonunda çoğu insan gösteriyi ayakta akışladı. Çalışmaları ve başarıları için  tüm tango emekçilerini, dansçılarını tebrik ediyorum. Sayelerinde Türkiye'de tango ciddi anlamda gelişiyor...

Başka bir anlamıyla da hayat sandığımız kadar uzun olmayabiliyor. Yaşamak çok güzel ancak daima hatırlamamız gereken şey ölümün de varlığı ve yaşının olmaması. Bunu bize yakın zamanda yitirdiğimiz güzel insanlar da hatırlatıyor. Her şey kendi zamanında yaşanıyor ve tamamlanıyor. Tekrarı yok, geri dönüşü yok, gelen geçiyor, başlayan bitiyor, hafızalarımıza yerleşen anılarımız dışında geride toz bulutu dışında bir şey kalmıyor. Bu sebeple her yaşadığımız, nefes aldığımız, paylaşıma açtığımız an kıymetli ve çeşit çeşit yansımalar, dalgalanmalar yaratıyor. Yaşadıklarımızın kıymetini bildiğimizde, kendimizin de eşsizliğini, hayatlarımıza temas eden insanların da bize kattıklarını büyük bir idrakle fark etmeye başlıyoruz. O zaman insanın, yaşamın, tüm varlık aleminin değerini içten duygularla seziyor, her şeyden önce sevmenin kıymetini hissediyoruz. Ne yapıyorsak onu, hayatımızda olan insanı, insanları, ruhumuza temas eden bilgiyi, öğrenimleri, farkındalıkları sevmek çok önemli... 

 Son olarak  eklemek isterim ki geçen hafta Kadıköy'deki milongaların çoğunun yerini bir tango dostu sayesinde öğrendim. Tormenta, Tangoport, Los Amigos ancak dönüş sorun olabilir diye katılmadan döndüm. Noble'nin, La Vida'nın yerlerini  merak ettim ancak henüz tam öğrenemedim. 

Bizim yakanın Armada'sını da özledim. La Cumparsita'nın yeni yerinde dans etmeyi, Nar milongasını ve MinoaPera milongalarını yeniden keşfetmeyi, Mia'yı, başka başka milongaları  görmeyi de istiyorum. Yeter ki dans olsun, yeter ki güzel milonga ortamlarında buluşalım dostlarım





18 Kasım 2025 Salı

 Tango ne güzel bir dünya;

Gittiğin her yerde, farklı farklı kültürden insanlarla, bambaşka nüanslarda buluştuğun ortak bir dil. Yaşayanı, hissedeni, icra edeni, izleyeni büyüleyen bir gökyüzü gibi…Uçsuz bucaksız kucaklaşmaların, buluşmaların ortak arenası. Kültürel bir coşku, yaşam merkezi. Seyahat ettiğin tüm şehirlerin, coğrafyaların  balı kaymağı…İzmir’de bulunduğum bu sekiz günlük süreçte üç tane milongaya buluştum. Biri Kordon’da yürürken tango müziğini duyup da içeri dalmamla başlayan “Milonga del Mar” milongasıydı. Bir İstanbullu olarak Kordon’da dans etmek gerçekten muhteşemdi. Üzerimde bir nevi eşofman ve spor ayakkabısı olmasına rağmen beni memnuniyetle ortamlarına dahil eden tüm dansçılar, sevecen bir milonga oluşturmuştu. Dansçılar birbirinden güzel, sempatik, soğukluktan uzak, tatlı, neşeli bir havadaydı. Bu sebeple bir hafta sonra o Cumartesi milongasına Bilgen’ciğimin de desteğiyle bu kez normal bir milonguera kıvamıyla katıldım. Yine manzara, dansçılar, ortam çok güzeldi. Dj Engin Canberg’in hoş tandalarıyla  çok güzel dans deneyimlerine eriştim, hoş kortinalarla neşeme neşe kattım. Geceden çok mutlu ayrıldım. 

 Pazartesi günü yani dün de Alsancak’ta “Milonga Lluvia” milongasına katıldım. Mekan bana göre çok otantik, romantik ve şiirseldi.  Dj İrfan Uğur Üçel’in  müziği de şahaneydi. Kortinalarda da oturmak hemen hemen olanaksızdı.  Harika dansçılarla, muhteşem danslar ettim çok şükür. “Madame Prokopp” un kendi biralarını tadımlama fırsatı edindim. Her şey harikaydı ve geceyi mutlu mesut tamamladım. Tangonun ruhuma ve tüm yaşamıma kattığı tüm anlam için şükrettim. 

Geçen hafta çok üzücü bir haberin sarsıntısıyla şoka girmiştim. Çok sevdiğimiz müzisyen arkadaşımız bandoneon üstadı Gustavo Battistessa’ nın ani ölümü hayatın nasıl da bir an kadar olduğunu bana yeniden hatırlattı. Buluştuğumuz her anın ve dostluğun kıymetini tüm varlığıma kazıdı. Yaşadıkça oluşturduğumuz tüm mananın ve derinliğin izlerini fark ettirdi. Değerli dostumuzun ruhu şad olsun, varlığını tanıma şansı bulduğum için çok şanslıyım çünkü bugüne kadar tanıdığım insanların en iyilerinden ve insan insanlarından biriydi Gustavo…

Günün sonunda hepimiz bir an kadar yakın, sonsuzluk kadar uzağız birbirimizle. Tango vesilesiyle de birbirimizin hem sonsuzluklarına, hem anlam, müzik dolu dokunuşlarına, hem de yaşam yorumlarına yoldaşlık ediyoruz. İyi ki ve iyi ki bu dünyaya açmışız pencerelerimizi, çünkü anbean ruhen, zihin, kalp ve beden bütünlüğüyle büyüyor, gelişiyoruz. Milongaları biz sosyal dansçılarla buluşturan herkese, emeği geçen, her tür pürüzü minimuma indirgeyen tüm tango emekçilerine  teşekkürü kuşkusuz bir borç bilirim. İyi ki varlar; ülkemizi bambaşka derinlikleri ve renkleri olan  okyanuslarla, ruhla, birbirinden güzel ortamlarla buluşturuyorlar…

Bulunduğumuz coğrafyalarda, katıldığımız  tüm milonga ortamlarında kavuşmak, sarılmak dileğiyle…

30 Ekim 2025 Perşembe

  Cumhuriyet Bayramı’nda cumhuriyetin bana verdiği güçle, özgürlükle, ifade rahatlığıyla, huzurla, coşkuyla dans etmeyi seviyorum. Bu yıl da 29 Ekim’de şehrin, yurdun her yerinde etkinlikler vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse son ana kadar hangi etkinliğe katılacağımdan çok emin değildim. Hatta bir ara bu kadar seçenek arasında bocalayıp sakin bir akşam geçirmeyi bile düşünmedim değil! Neyse ki  bedenim atak yaptı ve beni Kanyon Jolly Joker’e götürdü. Beynimin kararsızlığını, dağınıklığını net kararıyla durdurdu. Kanyon’da mekana girerken önce çok gözüm korktu, aşırı bir kalabalık vardı hatta “İzdiham bu!” dedim ancak sonra kendime eşyalarımı koyabileceğim, arada dinlenebileceğim bir yer bulunca dans etmek için dansa davet alabileceğim uygun bir yere konumlandım. Danslarım birbiri ardına başladı, devam etti, gece boyunca yüzümü çok şükür güldürdü. Bir tek kalabalık pistte ayağıma yediğim iki şiddetli topuk acısı hariç ki fikrimce artık toplum olarak dar alanda kimsenin alanını işgal etmeden, kimseye zarar vermeden dans etmeyi becerebileceğimiz bir döneme geçebilmeyi diliyorum. Çünkü böyle güzel müzikal hislerde, dansın trans dolu yolculuğunda bu denli şiddetli bir acı çok büyük tezat teşkil ediyor. Bir gün gelecek -buna camı gönülden inanıyorum-en kalabalık gecelerde bile hepimiz rahat rahat, minik ama muhteşem adımlarla  konforla, aşkla dans edeceğiz…😊

Gece benim için çok güzel geçti bu sebeple böyle bir organizasyonla bizi şenlendirdiği için öncelikle Güral Diner’ e çok teşekkür ederim. Çok fazla eski arkadaşımı göremedim bu sefer ama harika danslar ettim. Birbirinden güzel tandalar ve kortinalar için Dj Burcu İris Tekin’ e de teşekkür etmek isterim. Hele sonlara doğru sıraladığı tandalar duygu ve dans anlamında çok güçlü etkiler sundu benim için. 

Gecenin şovuna gelince Zeynep Aktar ve Sercan Yiğit çiftini gerçekten kutlamak isterim. Danslarını, güçlü enerjilerini, müzikal yorumlarını, adımlarındaki zarifliği, çevikliği, hareketlerdeki yetkinliği, güveni,  aralarındaki uyumu, duygu yoğunluğunu gördüğüm, izlediğim için gerçekten mutlu oldum. Türk dansçılarımızı gerçekten tebrik etmeliyiz çünkü çalışmalarının ve azimlerinin ürünlerini keyifle izleyebiliyoruz… Anlamlı bir sinerji bu, Türkiye tango kültürünün gelişimini anbean yaşatıyor her birimize…

Bu yıl da dans ederek cumhuriyeti kutladığım için sevinçliyim. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ e aldığım her nefes, eğitim, üretim, gelişim için ömür boyunca şükran duyacağım…

Yani sözün kısası “Atam İzindeyiz!” 

Sonsuzluk var mı bilmem ama dansın büyüsü o uçsuz bucaksızlığı, derinliği, yüksekliği, genişliği sanırım veriyor…

Tango aşkıyla, sevgiye kalınız…

13 Ekim 2025 Pazartesi

Tango yapmak ne kadar güzelse tangoya geri dönmek de bir o kadar güzel. Bambaşka enerjilerle duyduğun notaları adımlara dönüştürüyor, sarıldığın insanlarla kendine ait bir ifade alanı oluşturuyorsun. Bir yol almanın yöntemi müzikten ve sarılmaktan geçerse  o yol da insanı bulutlara yükseltir, yıldızlarla birleştirir haliyle... Bunun keyfini yaşamak da  kendini olduğun hallerinle, içsel ritimlerinle ifade etmekle, bunların tamamını ortaya çıkarmakla mümkün oluyor benim kanalımda. Dans etmek çok başka bir mutluluk kaynağı sanırım tango sevenler için ve bu mutluluk hali, enerjisi süreklilik arzusunu da yanı başında getiriyor. İstiyor, dans ediyor ama yetinmiyoruz, lakin bu açlık insanı doyumsuzluğa değil de yetkinliğe, ustalığa, derinliğe, dinginliğe ve ruhsallığa yaklaştırıyor...
Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Taksim'de caz havalarının ardından 333 stüdyosundaki Mirada milongasının sonuna yetiştim. İçeri girer girmez bir Fransız, bir Amerikalı ve bir de yerli milongueroyla   keyifle dans ettim ve tangodan hiç ama hiç uzak kalmamışım gibi hissettim. Tangoya da bu vesileyle çok uzun bir aradan sonra geri dönmüş oldum. Aslında başta biraz şaşkınlık hissetmiş olsam da bunu çabuk atlattım ve yılların içimde kazıdığı tango alevini içimde yeniden yükselttim. 
Perşembe  günü Zeytuna milongasına katıldım. Sıcak atmosferi ve bar havası rahat bir ambiyans yaşattığından katılımcılar kanalında gayet rahat sohbet edilen, rahat dans edilen bir ortam sezinledim. 
Cumartesi Galata Kulesi'nin güzelliğini içime çekip Noa milongasına geçtim ve o kadar hoşuma giden bir ortam yakaladım ki iyi ki gelmişim dedim. Stüdyo çok havadar ve genişti. Tandalar, cortinalar harikaydı. Dansçılar iyiydi, ortamın enerjisi yüksekti, eski arkadaşlarla kucaklaşmak, deneyimli dansçıları izlemek, eski tanıdıklarla selamlaşmak harikaydı. Ettiğim danslar da güzeldi  ve özellikle bir dansım  müzikalite anlamında çok çok tatmin etti beni. Gecenin sonuna vardığımızda ayaklarım acıdı, hatta şişti, bu sebeple kadın tango ayakkabılarının  çok daha konforlu, neredeyse spor ayakkabısı rahatlığında olduğu günleri hayal edip evrene dilekler zinciri olarak yolladım. 😘
Günün sonunda tangonun insana çok iyi gelen bir hobi, ilgi alanı, dünya, ortam olduğunu düşünüyorum. Ne kadar ara verirsen ver, döndüğün an hiç bırakmamışsın gibi ortama, insanların arasına karışabiliyor, rondaların güçlü çekimine kapılabiliyorsun. Bu çok güzel!
İyi ki hayatım tango enerjisini de yaşamama olanak sağlamış zira
bu enerjinin içimdeki ritimleri büyütmesini, renklendirmesini, geliştirmesini ve dönüştürmesini çok seviyorum. Dans gerçekten iyi geliyor, ruhen arındırıyor, bedenimizi canlandırıyor, zihinsel yönden akışa uyumluyor, farklı kültürlerle kaynaştırıyor. Şanslı olduğumuzu ve seçimlerimizle şansımızı anbean  arttırıp hayatı kendi renklerimizle yaşamayı tercih ettiğimizi düşünüyorum.

Hepimize harika ve gönlümüze göre bir hafta diliyorum...

2 Mart 2025 Pazar

Her yaşın, her bilincin, her yaşamın tangosu farklı. Her insanın ihtiyacı, kavuşumu, özlemi farklı. Tango hayatlara dahil olduğu andan itibaren bu dansı, dili, müziği, yaşam stilini benimseyen çoğu insanın hayatı kesinlikle değişmiştir. Bakış açısı, haz alma potansiyeli, sosyalleşme, inzivaya çekilme halleri az ya da çok farklılaşmıştır. Ülkenin ve dünyanın her yerinde sayısız renklilikte, çeşitlilikte milongalar, festivaller, maratonlar, organizasyonlar varken insanın tangoyla sıkılması, mutsuz olması zordur ancak her zaman mutluluğu tavanda olmayabilir de. Çünkü ihtiyaçlar ve arzular her yaşla, algıyla değişebilir. "Eğlence sektörü" olarak bakarsak tangodan daha sıcak, insan içine karışabildiğin, hemen dahil olduğun ve ekonomik olarak da hesaplı ne var bilmiyorum. Lakin yine de tangoyu sadece "eğlence" olarak algılamak bir hayli güç benim için. Tango aslında insanın tüm hayatını kapsayan bir yaşam yolu niteliğinde. Ne kadar sıklıkta yaptığınızın ya da iş olarak mı sosyal olarak mı tercih ettiğinizin de günün sonunda bir önemi kalmıyor. Her durumda hayatınızın odağına yerleşebiliyor. Çünkü tangoya aşık olmadan onu ne sosyal dünyanızda tutkuyla yaşayabilir, ne de iş olarak devam ettirebilirsiniz. Şu anda gördüğümüz çoğu etkinlikte, tangoyu ülke ve dünya kültürüne dahil eden her bir kişide o aşkın izlerini görüyoruz…
Geçen gün vapurda tangodan bir arkadaşı gördüm. Beni bir önceki gün düşündüğünü ve neden milongalarda göremediğini merak ettiğini söyledi. Tam yanıtlayamadım sorusunu biliyor musunuz… Dedim ki başka şeyler giriyor araya onlar öncelik kazanıyor yoksa her zaman gelebilirim ve kalbimde, ruhumda yeri var. Zaten tam olarak hiç kopmuyorsun ki tangodan... İlla herkesin paylaşımlarıyla öyle ya da böyle tangoyu yaşamaya devam ediyorsun... Sosyal medya sağ olsun...😊 Ömrünün yarısından fazlasında tango yapmış bir insan olarak diyebilirim ki şimdiki yaşlarımda hissettiğim, tangoyu biraz daha içsel ve meditatif yaşıyor olmamdır. Bu yüzden insan ne kadar görünür olursa olsun o dansın içinde eriyip görünmemenin ötelerine yolculuk etmeyi, bu büyüyü iliklerine kadar hissetmeyi çok seviyor. Hani zaman zaman sokakta duyarız, görürüz gürültülü insanlar vardır kaçarız, kişisel olarak sessizliğin, ruhun ve ritmin yoğun coşkusuna kapılmayı çok çok seviyorum bugünlerimde... Yine de her an bir milongaya gitme özgürlüğümün olması da paha biçilmez bir duygu. Bu muhteşem bir özgürlük ve lezzet sunuyor hayatıma. O sebeple illa yakında bir yerlerde, milongaların, festivallerin kalbinde görüşürüz...
Tangoya ve bu vesileyle tanıdığım nice güzel, tatlı, acı tüm renklilikteki insana teşekkürlerimle.... 💚

 Yeni yıl karlı,soğuk havalarla gelmişti. Bugün de dışarıda karlı bir hava var. İnsanlar işlerine, izlerine, yönlerine doğru sokaklarda yürü...