16 Mayıs 2013 Perşembe

Sonunda milonga sezonunu açabildik Mayıs' ta, ohh! :-))

Mayıs ayının gelmesiyle, deniz esintili yerlerde, parklarda yürüyüşler, tüm açık hava aktiviteleri, güzel sofralarla gelen sohbetler, dvd keyifleri hız kazandı. Dolayısıyla tüm milongaları kaçırmaya başladım diyebilirim. Gerçi hiç şikayetçi değilim. Arada farklı şeylere odaklanmak, hayatta tat aldığımız şeylerin sayısını arttırıyor fikrimce. Bu da renklilik ve keyif demek!
Bu hafta, tüm milongalara gideceğim diye düşünmüştüm. Önce Salı günü, Sensus'ta bir tadım etkinliğine katıldık Aylin'le. Büyülübağ'ın bazı şaraplarını tatma şansımız oldu, bolca peynir eşliğinde.Keyifli bir etkinlikti, biraz bilgi alma ve yorum yapma şansımız da oldu. Tabii sohbet hep şahane! :-)
 Anemon Otel'in muhteşem İstanbul ve Galata Kulesi manzaralı teras restaurantında da  Türk kahvesiyle ayılma seremonimizi gerçekleştirip, Galata'ya en yakın Cordial milongasına dahil olduk. Hava koşulları henüz izin vermediği için Topless'ın dış değil ama  iç salonunda tandasal ziyafetimize başladık.
 Zemini yenilenmiş ve atmosferi, ambiyansı da çok keyifliydi buranın. Çok beğendim diyip, Erdal'a niye reklam yapılmıyor diye de sitem etmedim değil! Neyse ben yapayım bari bu reklamı dedim. Tüm tango camiasının reklamcısı misyonumu gerçekleştiriyorum an be an. Tatmin bu hayatta, keşfettim! :-))
 Tabii iyi milonguerolarla ettiğim daslarsa, tam bir translar alemi sundu yine bana.
Erdal, Erman, Kenan tangoyu tüm iliklerime kadar yaşamamda yine bana yardımcı olan milonguerolardı. Sağolsunlar, varolsunlar. Elbette klasik lead etme moodumla Aylin'le yaptığımız milonga parçaları da milongalarda cozutma eğlencemizi arttırdı. Hep artsın, hiç durmasın!
 Milonga bitiminde, klasik olarak hemen hemen her zaman gerçekleştirdiğimiz çorba ve bardak bardak çay içme ritüelimizin ardından, tatminkar bir şekilde evlere dağıldık. Sağanak yağan yağmursa, ruhen arındırdı beni diyebilirim. Biber gazı sinen sokakları da yıkadı, temizledi, arındırdı.
Hoş bugün de Gümüşsuyu'nda bir bibergazı seremonisi yaşanmış. Zaten ülkemizde moda oldu bu biberli olaylar, trajik!!
Bir de Hatay meselemiz var ama hiç değinmeyeyim o konuya şimdi, tüm moralim sıfırlanıyor!! 
Dünse, Pink Martini cortinalarını çalacağı için Öznem, 333 e gitme kararı aldım. Klasik olarak çarş milongalarında çoğunlukla Kız Kuleli milongada buluşuyruz tüm arkadaşlarla ama yeni düzenlenen milongalara da katılacağız çok yakında..
Bu kez,  daha çok sohbet ve şarap moodum hakimdi gün boyunca.
 Dolayısıyla Cem'le Solera'da sohbetin büyüsüne kapılıp ancak12:15 gibi milongaya dahil olabildik. Yine de harika tandaların büyüsüne kapılıp, çook keyifli  danslar ettik ve  Angora şarabından da içtik! :)) Angoraaaa diyim siz anlayın.Bir de Dikmen de popüler bu milonga mekanlarında. Ağlamak istiyorum! Ama ağlamayıp, genelde arkadaşlarımla Solera ve Sensus'ta güzel şaraplar içip geliyoruz mutlaka. Aksi takdirde arızaya girebiliyorum da..Neyse! :-)
Bir de şunu farkettim, yaşlarımız ilerledikçe-tangodaki yaşımız tabii- milongalara daha geç dahil olmaya başlıyoruz bir kısmımız snrm. En azından bende öyle olmaya başladı. Önceki yıllarda erkenden koşarak giderdim, sürekli dans moodunda da olurdum. Şimdiyse sohbetsiz hiçbir şey keyif vermiyor. Paylaşmak güzel bu güzelsohbetsel anları ve leziz tatları! Bir de derinlik hissedemediğimde, arkadaşlarımla güzel paylaşımlar yaşamadığımda snrm milongalardan zevk almıyorum ve manasız geliyor bana.
Bu yılın trendi, paylaşım, derinlik, keyif, tandasal trans ve müzikle, dansta ve sohbette uçuş gezintileri benim için. Bunları doyasıya yaşamak için milongalarda buluşmak harika!
Bu akşamsa yolumuz Point'e doğru uzanacak gibi gözüküyor. Oralardaki martılara bir selam edelim diyorum!
Haydi gelen tüm arkadaşlarımızla, yine güzel bir milonga deneyimine uzanalım!:-)


23 Nisan 2013 Salı

Otra'da bir doğumgünü ritüeli ve Mr Aboov'un parkelere gömülme stratejisi! :-)

Günlerden Pazartesi ve yaşasıınnn; hava kısmen ısınmış bir şekilde karşıladı bizi. En azından  sabah uyandığımızda, güneşi güleryüzle selamlayabildik, tüm ışıltısıyla. Sonuçta, güne hazırlanmak için güneş ışınları kadar insanı motive eden şey az bulunur. Bunun bir kanıtı da, tüm ekonomik sorunlarına rağmen Latin Amerikalı insanların dünyadaki  en mutlu insanlar olması. En azından araştırmalar böyle söylüyor!
 Havalar günlük güneşlik olunca, cepte para olmasa da, güneşle aydınlanıyor insanlar belki orada ve bolca yüzüp, festival gibi bir yaşama ulaşıyorlar kimbilir.
 Eminim ben de Tigre'de bir ev alsam, mutlu mesut yaşar ve İstanbul'un kışın mızıktığım hava koşullarını yaşamama gerek kalmazdı. Ne saadet! :-)
 Gerçi İstanbul bambaşka, eşi benzeri olmayan bir şehir benim için, başta evim ve hiçbir yerle kıyaslayamam. Mızıksam da, sevinç naraları atsam da İstanbul aşkı içimde sönmez diye düşünüyorum!
Baharla birlikte de, piyasaların hareketlenmeye başlamasını beklediğimiz bugünlerde, müşterilerimizin 23 Nisan'ı birleştirip,  uzun bir haftasonu kaçamağı yaptığından neredeyse emin olduk. Bir de kontratımız iptal olunca, ortağımın ve benim surat ifademiz görülmeye değerdi. Mor açan çiçekler gibiydi sormayın!
Yüz yüz kuğruğuna gel, komik bir bahaneyle kontratı iptal eden müşteri, evsahibi diyaloglarını hisset tüm bedeninde, ruhunda, ve kafanın yankılanan içinde tabii, nasıl hissedebilirsin ve düşünebilirsin ki;  şahane olmadığı kesin! Neyse, dileyelim hafta boyunca nice satışlarımız, kontratlarımız olsun da yüzümüzün rengi yeniden pembeye dönsün! Hep umutluyuz!! :-)
Akşam olunca da, Taksim'de harika bir sohbetsel kaçamağın ardından, Aylin'le kendimizi Otra'da buluyoruz. Köprüden geçerken, yine o muhteşem İstanbul Boğazı manzarası nefesimizi kesiyor diyebilirim. Kentimiz, tüm görkemiyle ayaklarımızın altında sanki ve tek kelimeyle muhteşem!
Kızıltoprak'taki Akbank Binası'nın 4. katına uzandığımızda ise, Otra'nın içine süzülüyoruz. Kapıda asistan bir arkadaş ve Mr Elma karşılıyor bizi.
Günboyu üzerimde taşıdığım-biraz fazla geldi itiraf etmeliyim...:-)- kırmızı giysiler yetmiyormuş gibi bir de kırmızı kabanımı ki Nisan sonu oldu ve hala kaban giyiyoruz, şaka gibi- askıya asıyorum. Girişi geçip salona girdiğimizde de, Dj koltuğunda Engin'i ve sıcacık bir karşılamasıyla bizi kucaklayan Melis'i görüyoruz. Elbette Mr Aboov da dansının ortasında bizi farkedip, gülümsüyor. Eh d.günü çocuğu olmak kolay olmasa gerek ki, gece boyunca durmuyor bizim Sn Maçkan kardeşimiz; bolca tango da tango. Kendisine bir bandana alamamaktan dolayı ağlamaklıyız Aylin'le ama hayatın sonu değil elbette, çünkü bir arkadaşımdan hediye gelen Simirnoff Vodkayı Cuma günü hep birlikte güzelce höpürdeteceğimize söz verip, bu durumdan sıvışıyoruz.
Salona baktığımızda hoş bir kalabalık var; Çiğdem, Metin her zamanki yerlerindeler. Sonradan Özge, Eşref de beliriyor. Bir çok arkadaşımız var, ne güzel. Bolca dans ediyoruz. Mr Maçkanla hemen hemen tüm milonga parçalarında tandasal translara girerken, Aron'la, Gökhan'la, Giuseppe'yle, Kerem'le çok keyifli danslara uzanıyorum. Tabii gecenin sonunda da Aylin'le ki, klasik lead ritüelim olmazsa olmuyor. Çalışmasının da büyük etkisi olduğundan emin olduğum yumuşacık enerjisi gözüme çarpmıyor değil tabii!:-)
 Elbette gece hemen bitmiyor, bu kısma hızlı geçtim snrm. Keyifli sohbetlerin, keyifli dansları kovaladığı saatler 24:00' e eriştiğinde d.günü pastasını üflemek üzere d.günü çocuğu ortaya alınıyor ve bitmeyen bir d.günü parçasıyla -snrm yaklaşık 12 dak filan sürüyor- bu güne ait yine camiamızda ritüel haline gelen d.günü dansı yapılıyor. Bu sırada, arada fotoğraf çekmeye çalışsam da, fotoğrafçı arkadaşlarımı arıyorum çevremde. O güzel kareleri yakalamak da ayrı bir meziyet!
Israrlarımız üzerine bir konuşma yapıyor Alp ve  pek duygulu konuşuyor, sormayın. Hepimiz  ağlıyoruz elimizde mendiller....:-)) Sonrasında yine non-stop dens dens dens.
 Gece biterken Giuseppe'yi lead etme şerefine erişiyorum. La Cumparsita parçasında, sanki dünya tersine dönmüş gibi ama çok eğleniyoruz, mühim olan da bu! .-)
Sonra yine klasik bir  milonga sonrası süregelen kritiklerin ve elbette pek keyifli bir sohbet olayının ardından Ortaköy yolculuğumuz başlıyor. Özge'de araba olmasıysa pek memnun edici oluyor gerçekten. Alpse-Bu arada Mr. Abovv, Mr Maçkan aynı kişiler..:)- motoruna atlayıp, rüzgarlara kapılıyor ve bambaşka diyarlara uçuyor snrm. Öncesinde de, bira kontrolü yapıyoruz, rüzgarla havalara uçmasın diye! Amanın!!
Eve vardığımda yine muhteşem bir milonganın ardında ne hissediyorsam onu hissediyorum. Keyif tam! Sonuçta dostlarımla harika bir zaman dilimini paylaşmak, kremalı bir pasta niteliğinde sanki. Parmağını bulaştırıp o bembeyaz kremasının içine bu pek  leziz pastanın, tekrar tadacağın zamanı beklemek gibi bir tat sanki! Pek lezzetli, tatlı ve tekrar tekrar yaşamak isteyeceğin cinsten; mis!
Zaten rüyalara akmadan da defalarca deneyimleyeceğimden, nedense emin oluyorum. Milongalardan çıkmadığım hesap edilirse, pek mantıklı bu tabii! :-)
 Bugünse 23 Nisan ve tüm çocukların + iç çocuğunu yaşama cesareti gösteren herkesin bayramını kutluyorum; çok coşkulu olsun ltfn!
  Yaşam hepimizin gözlerindeki ışıltı ile güzel, anlamlı ve muhteşem sonuçta. Bu da yaşamı doyasıya, tüm tadıyla yaşamakla ve yudum yudum hissetmekle mümkün bana göre.
O halde hepimiz tüm tutkumuzla ve heyecanımızla  uçuşalım tüm istediğimiz bulutlara doğru ve yaşayalım doyasıya bu muhteşem kişisel okyanusumuzu ve tüm derinliklerini; ne dersiniz??
Bir Point esintisiyse şimdiden belirdi. 23 Nisan'ı orada kutlamak harika olacak eminim!

 Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...