Yılın en muhteşem mevsimi benim için geldi. Baharın enfes hissiyatıyla dopdolu bir şekilde yeni haftamıza başladım. Elbette geçtiğimiz hafta aylardır vakit ayıramadığım tango dünyam için festival inanılmaz bir doping sağladı. Muhteşem hislerle dolu üç festival gecesi yaşadım. İlk gece Pera Palace'ı şehir dışında olmasam asla kaçırmazdım. Orada daha minicik bir milonguerayken katıldığım bir etkinliği hep anımsarım. Yüzüm kıpkırmızı olmuş, dizlerimin bağı çözülmmüştü. İşte benim için Pera Palace da o anlamdadır. En büyük heyecanlarımın, gençliğimdeki büyük tutkularımın merkezi...
Neyse şehre döndükten sonra Çırağan Sarayı ile festival açılışını yaptım. Buranın benim için anlamı hep çok büyük oldu. Bir de evime yürüme mesafesinde olduğundan daha da mutlulukla ve kolaylıkla geliyorum buraya...Geçen yıllardaki o efsane geniş salonun yerini bu kez ona göre küçük bir salon almış olsa da, kendi adıma güzel bir gece yaşadım. Belki de bu denli büyük bir kalabalık beklenmediğinden salon konusunda farklı bir seçim yapılmış diye düşündüm aslında. Ülkemizin son aylarda yaşadığı sıkıntılı günlerinden sonra festival katılımları konusunda risk hep büyük oluyor. Yine de bu yılın başında Sultans of Istanbul festivaline katılan yabancı dansçıların sayısındaki artış tango camiasını umutlandırdı diye düşünüyorum. Sadece konseri izlemiş olmama rağmen beni çok mutlu etmişti yabancı katılımındaki bu yoğun artış. Zira kritikleri arkadaşlarımdan almayı ihmal etmemştim!
Dolayısıyla Çırağan Sarayı'nda da daha çok yerli dansçıların sayı yönden üstünlüğü görülse de yabancı dansçılar da vardı. Dj Halil Ertekin'in benim için çok hoş tandalarıyla aylardır görmediğim dostlarımla buluşmanın, dans etmenin ve farklı dansçılarla da tanışmanın mutluluğu paha biçilmezdi.
Maestroların açılış danslarını izledikten sonra, Yalçın & Elizateva çiftinin performanslarını ilk kez izledik ve ardından Dimitry & Sagdiana çiftinin performanslarını da seyre daldık.
Çok güzel tanıdık simalarla dopdolu bir gece yaşadım ve Çırağan Sarayı festival milongası anılarıma bir yenisini kattım. Ronda salonun boyutundan ötürü biraz sıkıntılı olsa da, içimizdeki tango aşkı gecenin büyüsüne kapılmamızı mümkün kıldı!
Cuma Günü The Marmara Oteli'nde festivalin üçüncü gecesine katıldım. Öncesinde harika bir milonguera ekibiyle sohbette,lezzette ve neşede tavana sıçradık ve bu gazla da milongaya geçtik.
Dj Figen Moran'ın yine keyif aldığım tandalarıyla birbirinden güzel danslara dalarken - üç İzmir'li keyifle dans eden milongueroyla açılışı yaptım önce - Solo Tango Orkestrası'nın canlı performansıyla da keyfim doruklara ulaştı. Carlitos & Noelia ile Giampiero & Frances çitlerinin performanslarını da izledikten, üstüne de bir çok tandayla akışan danslarımı eklediklen sonra benim için yine harika geçen geceyi gece üç sularında noktaladım.
Cumartesi Günü yorgunluktan perttim, ancak Four Seasons Oteli'ni kaçıramazdım. Zira orada dans etmeyi hep çok istemiştim ve otelin kalitesine de çok güveniyordum. Yanılmadığımı oraya varır varmaz anladım. Salonun konforu, içeceklerin kalitesi - şarapta Egeo Cabernet Sauvignon ve Sauvignon Blanc vardı - , lavaboların bakımı, biten ürünlerin, içeceklerin teminindeki hassasiyet, çalışanların nezaketi ve ortamın huzur veren havası benim için festival mekanlarında Four Seasons'ı birinci sıraya oturttu.. Bu her Mart ayında keyifle beklediğimiz festivali bizlerle buluşturan Tango to İstanbul ekibine tüm çalışmaları ve emekleri için sonsuz teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum. Her yıl çıtayı yükseltmeye çalışıyorlar sağolsunlar!
Festival fiyatları geçen yıla göre biraz daha yüksek olsa da bunu döviz kurundaki değişimlere bağladım. Dolayısıyla Orkestranın, dansçıların, Dj'lerin, mekanların maliyetleri de oldukça yükseliyor bu durumda..
Bunun yanı sıra, Four Seasons'a verdiğim her kuruş için çok memnunum diyebilirim. Hatta Sevgili Murat ve Eşref her yıl orada festival yapsa memnuniyetim artar. Çünkü gerçekten kaliteli ve çok konforlu!
Sonuç itibariyle ettiğim tüm danslar, salonun genişliği, rondadaki rahat akış, Dj Analia LaRubia'nın yine güzel tandaları - en sevdiğim Dj'lerden kendisi - kendini dansa adamış, yıllardır keyifle dans ettiğim değerli milonguero dostlarımla süzüldüğüm danslar, Bursa'dan, İzmir'den yine keyifle dans ettiğim, bazılarıyla yeni tanıştığım dans tutkunu milonguerolar ve İskoçya'dan dans tecrübesini uyumla, mutlulukla kurduğumuz abrazo'yla deneyimlediğim bir milonguero ile akan tandalardaki danslarımız milonga yaşamımda yine bol uçuşlara ve festival anılarımına yepyeni renkler katılmasına sebep oldu. Güzel dostlarımla sohbetler edip, gülüşürken ayaklarımı haşat edene kadar dans ettim. Tahmin eder misiniz bilmem ama ertesi gün yürüyemiyordum diyebilirim. Tüm maestroların birer parçalık performanslarını da izledik tabi o gece ve ayakta izlemeyi tercih ettiğim için de ayaklarımı danslardan ziyade bir de ayakta durarak da daha da çok şişirmeyi başardım. Topuklu ayakkabı bayadır giymiyordum neticede...
İlerleyen zamanların birinde "Sıradışı Şovlar ve Danslar" festivali olsa ne hoş olur diye de düşündüm bu arada. Nefesimi tuttuğum, tuttuğumu unuttuğum, beni çok şaşırtan farklı stillerdeki performansları da izlemeye merak ve ilgi duyduğumu biliyorum. Bu da kişisel bir merak; ne de olsa farklılıkları hep seveceğim!
Neyse festivali çok güzel tandalarla akan bol uçuşlu danslarla ve güzel hislerle noktaladım. Çok yorgun olduğumdan ertesi gün ne konsere ne de kapanış milongasına gidebildim. Duyumlarıma göre konser harikaymış ve benim kaçırdığım ilk festival konseri oldu. The Marmara'da Solo Tango Orkestrası'nı coşkuyla dinleyp, dans ettiğim için yine de çok üzülmedim bu kez..
Aylar sonra tango enerjimi tekrar içimde hissedip, güzel mekanlarla dopdolu Tango to İstanbul festivaliyle milongalara güzel bir açılış yapmış oldum. Kalabalık bir katılımın olması da eminim tüm organizatörleri sevindirmiştir. Ülkemiz tango alanında tam iyi bir konuma gelmişken bunu bir takım politik sebeplerden ve terör korkusundan yitirmek hepimizi üzer. İnsanların etkinliklere katılımı ve dans ruhunun korunması tangoyu yurdumuzda daima geliştirecektir. Tüm ekibe tekrar teşekkür ederim.
Etiketlere bağlı olmadan tanışmak, sohbet etmek, dans etmek en büyük özgürlüklerden biridir. Nitekim tango festivallerinde, maratonlarında ya da milongalarda sosyal dansa gönül vermiş insanlar - eğitmenler, sosyal dansçılar hepsini kastediyorum - karşılaşır ve bazılarının dans uyumu ve enerjsi o kadar uyar ki, işte o organizasyonlar sadece o bir kaç dans için bile değer bazen. Özellikle deneyimli yabancı bir milonguero ve bir çok yurdumun milonguerosu bu hissi bana yeniden hissettirdi. Gerçekten bağlantıdaki uyumu, anlaşıldığınızı, paylaştığınızı ve müziğin coşkusuyla akıştığınızı hissettiğiniz danslar ruhunuzu çok yükseltiyor. Bu sizi daha da özgür ve mutlu kılıyor. En azından yaşadığınız anda ve o anları biriktirdiğinizde de mutluluk katsayınız sürekli artıyor....
Hümanist akışta ilerleyen danslar, tandalar dilerim ömür boyu hepimize..
Tangonun en sevdiğim yanına gelince, o da şu;
İstediğiniz yerden tekrar içine dalabiliyorsunuz. Çünkü ne kadar süre uzak kalırsanız kalın, döndüğünüz ve bir milongada kendinizi bulduğunuz, coşkuyla soluk aldığınız anda büyülü, renkli bir dünya sizi" embrace'" ine kabul ediyor. Dolayısıyla tango öğrenmek hayatım için en güzel şeylerden biri olmuş, ondan emin oldum. İlerleyen yaşlarımda bile tangonun bana yaşattığı o özel, derin, büyülü hisleri yaşayabileceğim ve ömrüm yeter, sağlığım elverirse tutkuyla, aşkla, neşeyle dans edebileceğim, bunu hissetmek harika ve özgürleştiren bir duygu!
Son olarak söylemeliyim ki, Deniz Müzesi milongalarını da geçekten çok merak ediyorum. Hafta sonu İstanbul dışına kaçmazsam mutlaka katılacağım; kaçarsam da artık her hafta düzenleneceği için bir tanesine mutlaka giderim. Orada dans etmenin büyüsünü de yaşamak istiyorum mekanın ambiyansından ötürü zira...
Sevgiyle, ışıkla kalınız değerli dostlarım. Yine en güzel hislerimizde, tutku dolu danslarımızda, huzurlu, konforlu, renkli ve coşkulu tüm milongalarda buluşmak dileğiyle...
Kalp atışlarımız bizleri daha da bütünde damla, damlada okyanus haline getirsin....***
6 Mart 2017 Pazartesi
20 Şubat 2017 Pazartesi
Aylar sonra kendimi bir milonganın ortasında efsane danslar ederken buldum. Tamamiyle sürpriz bir akışla süregelen ve aslında planda olmayan, sohbetlerle dolu kutlamalar sonrasında yaşanan bir dans serüveni beni benden almış oldu.... Maksat tangonun o ruhunuzu alıp götüren, bambaşka tınılarına yolculuk ettiren hislerini tekrar hissedebilmek mi, dansın, müziğin coşkusuyla yükselmek mi ve bedeni dansın merkezinde yoğun bir aşk seviyesine getirmek mi bilemiyorum, ancak milongada olma hissi beni çok mutlu etti o gece de. Enerji o kadar hoştu ki çünkü...
Her zaman tekrarladığım gibi tango benim için gerçek bir aşk ve bunu tekrar hissedebilmek harikaydı. İnsan bu dansı unutmuyor, unutamıyor ve bu dansın misafiri olamıyor!
Hep ev sahibisiniz tangoya başladıysanız bunu bilin! :)
Malum her yaş aldığında insan biraz daha büyüyor. Bir yılda insan hayatında ne büyük değişimler olabiliyor, çünkü o süre az gibi görünse de hiç de öyle değil!
Hep görecelilik kavramı derler ya,her geçen yıl kendimi bambaşka hissettiğim deneyimleri bana sunduğu için yaşamımda aldığım yaşlar daima farklı bir algı kazandırıyor ruhuma onu biliyorum.
Eminim bunu hisseden çok sayıda insan vardır ya da "Bu kadın ne diyor ya" diye söylenip "Her yıl aynı, sadece yaşlanıyorsun o kadar" diyenler de olacaktır. Ancak sizler de her yıl farklı hislerle, ritmlerle yaşamın akışında ilerleyenlerdenseniz, ifade ettiğim duyguyu gayet iyi bilirsiniz ve sürprizlerin hayatınızdaki etkisini de yok saymazsınız. Zira tango benim için başta sürprizin kendisi olan bir başlangıçtı ve sonrası da gürül gürül geldi... Milongalar sürprizlerle doludur bilirsiniz...:-)
Perşembe akşamı sevdiğim arkadaşlarımın toplandığı sürpriz bir kutlamayı yaşamak ise beni tekrar tangoyla buluşturdu. Hayrettin'in ve Elizabeth'in Galata'nın büyülü bir apartmanında ve Galata Kulesi'ni gören muhteşem manzarasında kurdukları TangoOra stüdyosunda tüm güzel dostlarımla yemek, peynir, şarap, sohbet ve dans dolu bir akşam yaşadım ve otuzlu yaşları geride bırakarak kırklara adımımı attım. Bu konuda sürprizi üstlenen güzel dostuma da tekrar teşekkür ediyorum. O stüdyoyu ilk kez Galata'ya gittiğimizde ziyaret ettiğimizde, mekana, ambiyansa, konuma bayıldığım için doğumgünümü orada bir sürprizle şenlendirmek istemiş Şam şekerimiz o çünkü...!
İzmir'in güzel insanları İstanbul'un zorlu yaşam mücadelerinde yorulan ve sevecenliği bazen unutabilen insanlarına sempatik iletişimleriyle örnek olabiliyor ve onlara gerçekten güzel enerjiler sunabiliyorlar....Elbette insanları mutlu etmenin tohumlarını, yaşadığı doğa tınılarıyla dolu ortamlarda sanırım fazlasıyla öğrenmiş bu arkadaşım da...Eksik olmasın sevgi dolu ve sevgilerini renklilikle sunan insanlar hiçbirimizin yaşamlarında. Onlar özeller, önemliler, çünkü sevgilerini ve sevildiğinizi güçlü bir şekilde hissettirebilen insanlar yaş aldığınızda daha da önemli hale geliyorlar. Yaşamdaki her şeyin önem dereceleri ve sıralamaları artan olgunluklarımızla bir hayli değişiyor zira...
Yunus Emre'nin de dediği gibi "Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz!"
Kime kalmış ki...Herkes önce tohum olmuş, sonra yeşermiş, serpilmiş, sonra toprak olup gitmiş; bize mi kalacak...!
Bu güzel sürprizli kutlamanın sonrasında da bazı dostlarımla birbirimizi fişekleyip Point'in güzel ambiyansında ve iyi dansçılarla renklenmiş atmosferinde coşkuyla dans ettik. Yıllarca milongalarda sıkça karşılaştığım milonguero dostumla gecenin ritmine akmaya başlayıp, diğer dans dostlarımla da keyifle dans ederek çok güzel hislerle dolu bir şekilde milongalara da tekrar dönüş yapmış oldum.
Düşündüm de tango sadece dansı yaşadığım bir yer olmamış hayatımda;
Tango güzel insanlarla karşılaştığım, buluştuğum, tanıştığım bir ortam, merkez ve kalbimin ritmi olmuş!
Sarılma mıdır, müzik midir, dansın büyüsü müdür bilmiyorum ama tangoda yakın arkadaşlıklar, dostluklar kurmanın daha kolay olduğunu düşünüyorum, çünkü benim hayatıma çok güzel insanlar kazandırdı. O abrazoya bir kapıldınız mı, rondalarla tüm dönüşleriniz sizi evrenin sihrini kalbinizin atışıyla hissettirir...
Gerçekten çok yakın hissettiklerimle ve iyi dostlarımla buluştuğum bir dünya olmuş tango!
Bunu o gece de çok yoğun hissettim. Dj Gökhan'ın sevdiğim tandalarıyla, Point'te bulutlara bir kez daha yükseldim. Son aylarda herhangi bir milongaya pek gidemeyip, Perşembe gecesi şeytanın ayağını kırıp aylar sonra ilk kez gitsem de İstanbul'umuzun nadide bir milongasına, dans asla unutulmuyormuş ve tangoya ara vermek bazen neşenizi daha da arttırıyormuş!
Malum özlem, insan ruhunu daha da coşkuya ve sevgiye yükselten bir duygu. Tutkuyu ve motivasyonu daha da çok alevlendiriyor!
Uçuşmak bu kez de zor olmadı, terör filan dinlemedi ruhum; piyasanın durumunu ve kaosunu hiç hatırlamadı bile dansın ve üzüm aromalarının içinde o an... Ve tango festivali için beni heyecanlanmaya da başladı bu hislerim. Zaten mekanları inceleyince de bundan mahrum kalamayacağımı düşündüm. Dileyelim akış bizleri yine tangonun büyüsünü derinen hissedebileceğimiz bu eşsiz mekanlarla yeniden buluştursun ve harika tango deneyimlerini en yüksek irtifalarda yeniden yaşatsın. Tüm milonga serüvenlerimiz aydınlık dolu hislerle ve ruhla tangonun kalbinde daima buluştursun hepimizi ve içimizdeki tango aşkını ve müzik sevgisini doyasıya yaşatsın bizlere!
Tango paylaşımlarında sevgisiz ortamlar olmasın. Sevgi, saygı dolu ambiyanslar bizleri yükseltsin, coşkulandırsın. Sıkıntı, kasvet veren ortamlar hepimizi daha da daraltır ve bu dansın büyüsünden uzaklaştırır ve uçamayınca bir tanguera/o, ne yapabilir ki...Çakılır yere, çat pat sesleri eşliğinde ve mutsuz, huzursuz, agresif olur...Yani özüyle ziyandır artık, harcanmıştır....İhtiyacımız yok ki buna!!
Evet bugün yaş kırk oldu Ebru Hanım, artık başka hisler içindesin diye düşünürken, yaşamımda sadece tek bir koleksiyona ilgi duyduğumu fark ettim. O da;
Güzel insanlar biriktirmek; yani yaşamımın içine çok sevdiğim insanlarla engin paylaşımlar eklemekmiş meğer...Şükür!!
Bu yaşlara dair diğer farkındalıklarım da şunlar oldu;
İyi hisler almadığım hiçbir ortamda olmak zorunda hissetmemek ve iyi hisler hissettiğim yerleri seçmek;
Kendi seçimlerimi, kendi düşüncelerimi, duygularımı ve deneyimlerimi yine yaşamımın merkezi olarak almak, yaşamak, cesurca yaşamın içinde akışmak;
Kimse ne düşünecek diye hareket etmemek, özgür olmak;
Kendi ruhunu, yüreğini ve aklını gerçek halleriyle, oldukları gibi yaşamın merkezine aktarmak,
Yine büyümek, yine olgunlaşmak ve dolu dolu yaş almak....
İşte yaşam böyle bir renklilik, serüven bazılarımız için..
Bazılarımız için nasıldır onu dinlemek de ilginç ve hoş!
Tangoyla dolu yoğun hisler sıkça yakalamak dileğiyle dostlarım. Bu dans aşk haline getirilmeden tam manasında yaşanmıyor!!
En güzel hislerle dolup taştığımız milongalarda ve festivallerde buluşmak dileğiyle..
Son olarak dans hislerimde bunu yaşadım, çok yoğun hissettim o yüzden söyleyeyim;
Osvaldo Pugliese olmasa tango dansını belki de uçuşarak yaşamazmışım....
His ve akış her şeydir malum!!
Her zaman tekrarladığım gibi tango benim için gerçek bir aşk ve bunu tekrar hissedebilmek harikaydı. İnsan bu dansı unutmuyor, unutamıyor ve bu dansın misafiri olamıyor!
Hep ev sahibisiniz tangoya başladıysanız bunu bilin! :)
Malum her yaş aldığında insan biraz daha büyüyor. Bir yılda insan hayatında ne büyük değişimler olabiliyor, çünkü o süre az gibi görünse de hiç de öyle değil!
Hep görecelilik kavramı derler ya,her geçen yıl kendimi bambaşka hissettiğim deneyimleri bana sunduğu için yaşamımda aldığım yaşlar daima farklı bir algı kazandırıyor ruhuma onu biliyorum.
Eminim bunu hisseden çok sayıda insan vardır ya da "Bu kadın ne diyor ya" diye söylenip "Her yıl aynı, sadece yaşlanıyorsun o kadar" diyenler de olacaktır. Ancak sizler de her yıl farklı hislerle, ritmlerle yaşamın akışında ilerleyenlerdenseniz, ifade ettiğim duyguyu gayet iyi bilirsiniz ve sürprizlerin hayatınızdaki etkisini de yok saymazsınız. Zira tango benim için başta sürprizin kendisi olan bir başlangıçtı ve sonrası da gürül gürül geldi... Milongalar sürprizlerle doludur bilirsiniz...:-)
Perşembe akşamı sevdiğim arkadaşlarımın toplandığı sürpriz bir kutlamayı yaşamak ise beni tekrar tangoyla buluşturdu. Hayrettin'in ve Elizabeth'in Galata'nın büyülü bir apartmanında ve Galata Kulesi'ni gören muhteşem manzarasında kurdukları TangoOra stüdyosunda tüm güzel dostlarımla yemek, peynir, şarap, sohbet ve dans dolu bir akşam yaşadım ve otuzlu yaşları geride bırakarak kırklara adımımı attım. Bu konuda sürprizi üstlenen güzel dostuma da tekrar teşekkür ediyorum. O stüdyoyu ilk kez Galata'ya gittiğimizde ziyaret ettiğimizde, mekana, ambiyansa, konuma bayıldığım için doğumgünümü orada bir sürprizle şenlendirmek istemiş Şam şekerimiz o çünkü...!
İzmir'in güzel insanları İstanbul'un zorlu yaşam mücadelerinde yorulan ve sevecenliği bazen unutabilen insanlarına sempatik iletişimleriyle örnek olabiliyor ve onlara gerçekten güzel enerjiler sunabiliyorlar....Elbette insanları mutlu etmenin tohumlarını, yaşadığı doğa tınılarıyla dolu ortamlarda sanırım fazlasıyla öğrenmiş bu arkadaşım da...Eksik olmasın sevgi dolu ve sevgilerini renklilikle sunan insanlar hiçbirimizin yaşamlarında. Onlar özeller, önemliler, çünkü sevgilerini ve sevildiğinizi güçlü bir şekilde hissettirebilen insanlar yaş aldığınızda daha da önemli hale geliyorlar. Yaşamdaki her şeyin önem dereceleri ve sıralamaları artan olgunluklarımızla bir hayli değişiyor zira...
Yunus Emre'nin de dediği gibi "Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz!"
Kime kalmış ki...Herkes önce tohum olmuş, sonra yeşermiş, serpilmiş, sonra toprak olup gitmiş; bize mi kalacak...!
Bu güzel sürprizli kutlamanın sonrasında da bazı dostlarımla birbirimizi fişekleyip Point'in güzel ambiyansında ve iyi dansçılarla renklenmiş atmosferinde coşkuyla dans ettik. Yıllarca milongalarda sıkça karşılaştığım milonguero dostumla gecenin ritmine akmaya başlayıp, diğer dans dostlarımla da keyifle dans ederek çok güzel hislerle dolu bir şekilde milongalara da tekrar dönüş yapmış oldum.
Düşündüm de tango sadece dansı yaşadığım bir yer olmamış hayatımda;
Tango güzel insanlarla karşılaştığım, buluştuğum, tanıştığım bir ortam, merkez ve kalbimin ritmi olmuş!
Sarılma mıdır, müzik midir, dansın büyüsü müdür bilmiyorum ama tangoda yakın arkadaşlıklar, dostluklar kurmanın daha kolay olduğunu düşünüyorum, çünkü benim hayatıma çok güzel insanlar kazandırdı. O abrazoya bir kapıldınız mı, rondalarla tüm dönüşleriniz sizi evrenin sihrini kalbinizin atışıyla hissettirir...
Gerçekten çok yakın hissettiklerimle ve iyi dostlarımla buluştuğum bir dünya olmuş tango!
Bunu o gece de çok yoğun hissettim. Dj Gökhan'ın sevdiğim tandalarıyla, Point'te bulutlara bir kez daha yükseldim. Son aylarda herhangi bir milongaya pek gidemeyip, Perşembe gecesi şeytanın ayağını kırıp aylar sonra ilk kez gitsem de İstanbul'umuzun nadide bir milongasına, dans asla unutulmuyormuş ve tangoya ara vermek bazen neşenizi daha da arttırıyormuş!
Malum özlem, insan ruhunu daha da coşkuya ve sevgiye yükselten bir duygu. Tutkuyu ve motivasyonu daha da çok alevlendiriyor!
Uçuşmak bu kez de zor olmadı, terör filan dinlemedi ruhum; piyasanın durumunu ve kaosunu hiç hatırlamadı bile dansın ve üzüm aromalarının içinde o an... Ve tango festivali için beni heyecanlanmaya da başladı bu hislerim. Zaten mekanları inceleyince de bundan mahrum kalamayacağımı düşündüm. Dileyelim akış bizleri yine tangonun büyüsünü derinen hissedebileceğimiz bu eşsiz mekanlarla yeniden buluştursun ve harika tango deneyimlerini en yüksek irtifalarda yeniden yaşatsın. Tüm milonga serüvenlerimiz aydınlık dolu hislerle ve ruhla tangonun kalbinde daima buluştursun hepimizi ve içimizdeki tango aşkını ve müzik sevgisini doyasıya yaşatsın bizlere!
Tango paylaşımlarında sevgisiz ortamlar olmasın. Sevgi, saygı dolu ambiyanslar bizleri yükseltsin, coşkulandırsın. Sıkıntı, kasvet veren ortamlar hepimizi daha da daraltır ve bu dansın büyüsünden uzaklaştırır ve uçamayınca bir tanguera/o, ne yapabilir ki...Çakılır yere, çat pat sesleri eşliğinde ve mutsuz, huzursuz, agresif olur...Yani özüyle ziyandır artık, harcanmıştır....İhtiyacımız yok ki buna!!
Evet bugün yaş kırk oldu Ebru Hanım, artık başka hisler içindesin diye düşünürken, yaşamımda sadece tek bir koleksiyona ilgi duyduğumu fark ettim. O da;
Güzel insanlar biriktirmek; yani yaşamımın içine çok sevdiğim insanlarla engin paylaşımlar eklemekmiş meğer...Şükür!!
Bu yaşlara dair diğer farkındalıklarım da şunlar oldu;
İyi hisler almadığım hiçbir ortamda olmak zorunda hissetmemek ve iyi hisler hissettiğim yerleri seçmek;
Kendi seçimlerimi, kendi düşüncelerimi, duygularımı ve deneyimlerimi yine yaşamımın merkezi olarak almak, yaşamak, cesurca yaşamın içinde akışmak;
Kimse ne düşünecek diye hareket etmemek, özgür olmak;
Kendi ruhunu, yüreğini ve aklını gerçek halleriyle, oldukları gibi yaşamın merkezine aktarmak,
Yine büyümek, yine olgunlaşmak ve dolu dolu yaş almak....
İşte yaşam böyle bir renklilik, serüven bazılarımız için..
Bazılarımız için nasıldır onu dinlemek de ilginç ve hoş!
Tangoyla dolu yoğun hisler sıkça yakalamak dileğiyle dostlarım. Bu dans aşk haline getirilmeden tam manasında yaşanmıyor!!
En güzel hislerle dolup taştığımız milongalarda ve festivallerde buluşmak dileğiyle..
Son olarak dans hislerimde bunu yaşadım, çok yoğun hissettim o yüzden söyleyeyim;
Osvaldo Pugliese olmasa tango dansını belki de uçuşarak yaşamazmışım....
His ve akış her şeydir malum!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...
-
Tango yapmak ne kadar güzelse tangoya geri dönmek de bir o kadar güzel. Bambaşka enerjilerle duyduğun notaları adımlara dönüştürüyor, sarıld...
-
Herkes kabı kadar su taşır, kalbinin genişliği kadar sever. Hem kalbini mümkün olduğu kadar sevgiye açıp, genişletirken, hem de kabını yaşa...