Aylar sonra kendimi bir milonganın ortasında efsane danslar ederken buldum. Tamamiyle sürpriz bir akışla süregelen ve aslında planda olmayan, sohbetlerle dolu kutlamalar sonrasında yaşanan bir dans serüveni beni benden almış oldu.... Maksat tangonun o ruhunuzu alıp götüren, bambaşka tınılarına yolculuk ettiren hislerini tekrar hissedebilmek mi, dansın, müziğin coşkusuyla yükselmek mi ve bedeni dansın merkezinde yoğun bir aşk seviyesine getirmek mi bilemiyorum, ancak milongada olma hissi beni çok mutlu etti o gece de. Enerji o kadar hoştu ki çünkü...
Her zaman tekrarladığım gibi tango benim için gerçek bir aşk ve bunu tekrar hissedebilmek harikaydı. İnsan bu dansı unutmuyor, unutamıyor ve bu dansın misafiri olamıyor!
Hep ev sahibisiniz tangoya başladıysanız bunu bilin! :)
Malum her yaş aldığında insan biraz daha büyüyor. Bir yılda insan hayatında ne büyük değişimler olabiliyor, çünkü o süre az gibi görünse de hiç de öyle değil!
Hep görecelilik kavramı derler ya,her geçen yıl kendimi bambaşka hissettiğim deneyimleri bana sunduğu için yaşamımda aldığım yaşlar daima farklı bir algı kazandırıyor ruhuma onu biliyorum.
Eminim bunu hisseden çok sayıda insan vardır ya da "Bu kadın ne diyor ya" diye söylenip "Her yıl aynı, sadece yaşlanıyorsun o kadar" diyenler de olacaktır. Ancak sizler de her yıl farklı hislerle, ritmlerle yaşamın akışında ilerleyenlerdenseniz, ifade ettiğim duyguyu gayet iyi bilirsiniz ve sürprizlerin hayatınızdaki etkisini de yok saymazsınız. Zira tango benim için başta sürprizin kendisi olan bir başlangıçtı ve sonrası da gürül gürül geldi... Milongalar sürprizlerle doludur bilirsiniz...:-)
Perşembe akşamı sevdiğim arkadaşlarımın toplandığı sürpriz bir kutlamayı yaşamak ise beni tekrar tangoyla buluşturdu. Hayrettin'in ve Elizabeth'in Galata'nın büyülü bir apartmanında ve Galata Kulesi'ni gören muhteşem manzarasında kurdukları TangoOra stüdyosunda tüm güzel dostlarımla yemek, peynir, şarap, sohbet ve dans dolu bir akşam yaşadım ve otuzlu yaşları geride bırakarak kırklara adımımı attım. Bu konuda sürprizi üstlenen güzel dostuma da tekrar teşekkür ediyorum. O stüdyoyu ilk kez Galata'ya gittiğimizde ziyaret ettiğimizde, mekana, ambiyansa, konuma bayıldığım için doğumgünümü orada bir sürprizle şenlendirmek istemiş Şam şekerimiz o çünkü...!
İzmir'in güzel insanları İstanbul'un zorlu yaşam mücadelerinde yorulan ve sevecenliği bazen unutabilen insanlarına sempatik iletişimleriyle örnek olabiliyor ve onlara gerçekten güzel enerjiler sunabiliyorlar....Elbette insanları mutlu etmenin tohumlarını, yaşadığı doğa tınılarıyla dolu ortamlarda sanırım fazlasıyla öğrenmiş bu arkadaşım da...Eksik olmasın sevgi dolu ve sevgilerini renklilikle sunan insanlar hiçbirimizin yaşamlarında. Onlar özeller, önemliler, çünkü sevgilerini ve sevildiğinizi güçlü bir şekilde hissettirebilen insanlar yaş aldığınızda daha da önemli hale geliyorlar. Yaşamdaki her şeyin önem dereceleri ve sıralamaları artan olgunluklarımızla bir hayli değişiyor zira...
Yunus Emre'nin de dediği gibi "Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz!"
Kime kalmış ki...Herkes önce tohum olmuş, sonra yeşermiş, serpilmiş, sonra toprak olup gitmiş; bize mi kalacak...!
Bu güzel sürprizli kutlamanın sonrasında da bazı dostlarımla birbirimizi fişekleyip Point'in güzel ambiyansında ve iyi dansçılarla renklenmiş atmosferinde coşkuyla dans ettik. Yıllarca milongalarda sıkça karşılaştığım milonguero dostumla gecenin ritmine akmaya başlayıp, diğer dans dostlarımla da keyifle dans ederek çok güzel hislerle dolu bir şekilde milongalara da tekrar dönüş yapmış oldum.
Düşündüm de tango sadece dansı yaşadığım bir yer olmamış hayatımda;
Tango güzel insanlarla karşılaştığım, buluştuğum, tanıştığım bir ortam, merkez ve kalbimin ritmi olmuş!
Sarılma mıdır, müzik midir, dansın büyüsü müdür bilmiyorum ama tangoda yakın arkadaşlıklar, dostluklar kurmanın daha kolay olduğunu düşünüyorum, çünkü benim hayatıma çok güzel insanlar kazandırdı. O abrazoya bir kapıldınız mı, rondalarla tüm dönüşleriniz sizi evrenin sihrini kalbinizin atışıyla hissettirir...
Gerçekten çok yakın hissettiklerimle ve iyi dostlarımla buluştuğum bir dünya olmuş tango!
Bunu o gece de çok yoğun hissettim. Dj Gökhan'ın sevdiğim tandalarıyla, Point'te bulutlara bir kez daha yükseldim. Son aylarda herhangi bir milongaya pek gidemeyip, Perşembe gecesi şeytanın ayağını kırıp aylar sonra ilk kez gitsem de İstanbul'umuzun nadide bir milongasına, dans asla unutulmuyormuş ve tangoya ara vermek bazen neşenizi daha da arttırıyormuş!
Malum özlem, insan ruhunu daha da coşkuya ve sevgiye yükselten bir duygu. Tutkuyu ve motivasyonu daha da çok alevlendiriyor!
Uçuşmak bu kez de zor olmadı, terör filan dinlemedi ruhum; piyasanın durumunu ve kaosunu hiç hatırlamadı bile dansın ve üzüm aromalarının içinde o an... Ve tango festivali için beni heyecanlanmaya da başladı bu hislerim. Zaten mekanları inceleyince de bundan mahrum kalamayacağımı düşündüm. Dileyelim akış bizleri yine tangonun büyüsünü derinen hissedebileceğimiz bu eşsiz mekanlarla yeniden buluştursun ve harika tango deneyimlerini en yüksek irtifalarda yeniden yaşatsın. Tüm milonga serüvenlerimiz aydınlık dolu hislerle ve ruhla tangonun kalbinde daima buluştursun hepimizi ve içimizdeki tango aşkını ve müzik sevgisini doyasıya yaşatsın bizlere!
Tango paylaşımlarında sevgisiz ortamlar olmasın. Sevgi, saygı dolu ambiyanslar bizleri yükseltsin, coşkulandırsın. Sıkıntı, kasvet veren ortamlar hepimizi daha da daraltır ve bu dansın büyüsünden uzaklaştırır ve uçamayınca bir tanguera/o, ne yapabilir ki...Çakılır yere, çat pat sesleri eşliğinde ve mutsuz, huzursuz, agresif olur...Yani özüyle ziyandır artık, harcanmıştır....İhtiyacımız yok ki buna!!
Evet bugün yaş kırk oldu Ebru Hanım, artık başka hisler içindesin diye düşünürken, yaşamımda sadece tek bir koleksiyona ilgi duyduğumu fark ettim. O da;
Güzel insanlar biriktirmek; yani yaşamımın içine çok sevdiğim insanlarla engin paylaşımlar eklemekmiş meğer...Şükür!!
Bu yaşlara dair diğer farkındalıklarım da şunlar oldu;
İyi hisler almadığım hiçbir ortamda olmak zorunda hissetmemek ve iyi hisler hissettiğim yerleri seçmek;
Kendi seçimlerimi, kendi düşüncelerimi, duygularımı ve deneyimlerimi yine yaşamımın merkezi olarak almak, yaşamak, cesurca yaşamın içinde akışmak;
Kimse ne düşünecek diye hareket etmemek, özgür olmak;
Kendi ruhunu, yüreğini ve aklını gerçek halleriyle, oldukları gibi yaşamın merkezine aktarmak,
Yine büyümek, yine olgunlaşmak ve dolu dolu yaş almak....
İşte yaşam böyle bir renklilik, serüven bazılarımız için..
Bazılarımız için nasıldır onu dinlemek de ilginç ve hoş!
Tangoyla dolu yoğun hisler sıkça yakalamak dileğiyle dostlarım. Bu dans aşk haline getirilmeden tam manasında yaşanmıyor!!
En güzel hislerle dolup taştığımız milongalarda ve festivallerde buluşmak dileğiyle..
Son olarak dans hislerimde bunu yaşadım, çok yoğun hissettim o yüzden söyleyeyim;
Osvaldo Pugliese olmasa tango dansını belki de uçuşarak yaşamazmışım....
His ve akış her şeydir malum!!
20 Şubat 2017 Pazartesi
6 Ocak 2017 Cuma
Son aylarda doğru düzgün hiçbir milongaya gitmedim diyebilirim. Sadece yeniyıl öncesi TangoSu'nun St Josephliler Derneği'ndeki yılbaşı kutlaması içerikli milongasına katılabildim. Malum bu ara yılbaşlarını ve oynanan zeka oyunlarını bile tartışır durumlara geldik ya neyse...
Uzun zamandır yanımda ayakkabı taşıma alışkanlığını milongalara gidemediğim için yitirmiştim ancak o gece botlarımla da olsa dans etmek, ayakkabısızlığa rağmen milonganın ruhuna harika tandalar eşliğinde akmak ve dostlarımla olmak bana gerçekten iyi gelmişti. İçimizde yine de hep güzel hisler olabilsin diye uğraş veriyoruz ya dolayısıyla yeniyıla da tüm güzel dileklerle ve umutlarla girmek istedik. Harika bir bolluk ve lezzet içinde muhteşem bir arkadaş toplantısında bulunarak sevgiyle dopdolu bir gecede mutluluktan uçtuk, bir iki dans bile ettik. Benim ettiğim tek bir dans mutluluğumu doruklara çıkarmaya yetti aslında.. Biz insanlar - bazılarımız - mutlulukları ne güzel ve bir o kadar da basit şeylerde bulmuşuz. İçinde müzik var, lezzet var, dostluk, sevgi, derinlik, bütünlük, saygı ve umut var ancak bunlar gecemizin ilerleyen saatlerinde de çok mutlu olmamıza yetmedi çünkü terörün yıkıcı etkisini tüyler ürpertici Reina saldırısıyla yine hissettik, yaşadık. Dün ise İzmir'de yapılan terör saldırısıyla şok olduk! Tüm bunlar ve acı hissi içimdeyken yine de bir kaç cümleyle ruhumdaki tango dünyasının izlerini aktarmak istedim. Saldırıda alınan önlemler ve kendi yaşamını feda eden kahraman bir polisimiz sayesinde daha büyük facia engellendi ancak ruhumuzda açılan hasarların boyutlarının hangi seviyeye geldiğini de düşünmeden edemiyorum. Artık bir yerden bir yere güvenli mi diye düşünerek gidiyoruz, en acı yanlarından biri bu. Arkadaşlarımızla neredeyse helalleşir duruma gelmişken elbette kendimi mutlu hissedemiyorum ve biliyorum güçlü olmamız ayakta durmamız için şart ve onu korumaya çalışıyorum ve hep çalışacağım lakin bunlar uçuşmak için yetmiyor. Sonuç itibariyle o kadar iyi anladım ki son aylarda, tango benim için mutlulukların, coşkuların, heyecanların, derinliklerin, yaşama karşı duyduğumuz aşkın ve tutkunun dansıymış...Dışımda barış, içimde huzur hakimken eşsiz buluşmalar, sarılışlar, müzikal akışlar ve milongalar ile gerçek anlamda bir uçuş deneyimini yaşıyor, üzümün aromalarıyla daha da anda sonsuzlaşıyor,derinleşiyor ve mutluluğumun en yüksek seviyelere ulaştığını hissedebiliyormuşum. Barış ve huzur olmadan ruhum şarkılarını ve sesini malesef yükseltemiyormuş, onu anladım!
Dilerim dansın tüm yoğunluğunu yakın gelecekte de hissedebilirim, deneyimleyebilirim ve tangoyu tüm yoğunluğuyla bütün hücrelerimin derinliklerine nüfus ettirebilirim. Zira kendi hayatıma bakacak olursam yaşadığım çok sayıda deneyimler, öğrenimler, keşifler yanında tangonun büyüklüğünü yadsıyamam. Benim ben olabilmemde o engin, sonsuz sarılışların ve uçuşların etkisi o kadar büyük ki.. Elbette ülkemizdeki tüm iş piyasası yaşadığımız dönemde gerçekten zorlayıcı bir etkide. Yine de düzenlenen, yılmadan büyük bir çabayla oluşturulan tüm organizasyonlara, müzik ve sanata ait paylaşımlara yönelik gerçekten sevgi ve saygı duyuyorum, hepsine başarılar diliyorum. Hepimiz için motivasyon ve güç kaynağı bunların hepsi. Her bir olayda susturulmaya çalışılan etkinlikleri düşündüğümde, kısıtlanması gereken müziğe, dansa ve sanata ait şeyler değil, aksine şiddete, nefrete ve ayrımcılığa yönelik şeyler olmalı, bunu da biliyoruz bazılarımız...
Yine de son dönemlerde katıldığım konserler, sanatsal faaiyetler, gidemesem de haberlerini aldığım milongalar ruhumu hep yükselten nitelikteydi ve hep öyle olacaklar!
Dilerim ki her birimiz içimizde yeşeren umudu ve sevgiyi bu zorlu süreçlerde de koruyabiliriz ve dilerim yine en güzel semalarda en büyülü danslara akabiliriz dostlarım!
Kalbimizin attığı tüm milongalarda özgürce buluşmak ve yine çok yakında neşeyle dans edebilmek dileğiyle...
Bu arada geçen yılın son günlerinde en mutlu olduğum etkinliklerden biri de Lütfi Kırdar'da gerçekteştirilen Devlet Senfoni Orkestrası'nın "Dünya Tangolarından Seçmeler " konseriydi. Astor Piazzolla'dan - bazılarımız için bir nevi ilah - Oblivion" u tüm yitirdiğimiz insanlarımız için iki kez çaldılar. Bu organizasyonda emeği geçen tüm dostlara, Sultans of İstanbul ekibine çok teşekkür etmek isterim. Festival milongalarına katılamasam da, yabancı dansçıların katılımının yüksek olduğunu öğrenmenin sevinciyle, muhteşem bir tango müziği ziyafetiyle ve etkileyici dans performanslarıyla yeniyıla girdim, bu bile güzel!
Ve arzu edelim ki, hep bu tür güzellikleri yaşayalım, yaşatalım ve paylaşalım!!
Sevgiyle...
Uzun zamandır yanımda ayakkabı taşıma alışkanlığını milongalara gidemediğim için yitirmiştim ancak o gece botlarımla da olsa dans etmek, ayakkabısızlığa rağmen milonganın ruhuna harika tandalar eşliğinde akmak ve dostlarımla olmak bana gerçekten iyi gelmişti. İçimizde yine de hep güzel hisler olabilsin diye uğraş veriyoruz ya dolayısıyla yeniyıla da tüm güzel dileklerle ve umutlarla girmek istedik. Harika bir bolluk ve lezzet içinde muhteşem bir arkadaş toplantısında bulunarak sevgiyle dopdolu bir gecede mutluluktan uçtuk, bir iki dans bile ettik. Benim ettiğim tek bir dans mutluluğumu doruklara çıkarmaya yetti aslında.. Biz insanlar - bazılarımız - mutlulukları ne güzel ve bir o kadar da basit şeylerde bulmuşuz. İçinde müzik var, lezzet var, dostluk, sevgi, derinlik, bütünlük, saygı ve umut var ancak bunlar gecemizin ilerleyen saatlerinde de çok mutlu olmamıza yetmedi çünkü terörün yıkıcı etkisini tüyler ürpertici Reina saldırısıyla yine hissettik, yaşadık. Dün ise İzmir'de yapılan terör saldırısıyla şok olduk! Tüm bunlar ve acı hissi içimdeyken yine de bir kaç cümleyle ruhumdaki tango dünyasının izlerini aktarmak istedim. Saldırıda alınan önlemler ve kendi yaşamını feda eden kahraman bir polisimiz sayesinde daha büyük facia engellendi ancak ruhumuzda açılan hasarların boyutlarının hangi seviyeye geldiğini de düşünmeden edemiyorum. Artık bir yerden bir yere güvenli mi diye düşünerek gidiyoruz, en acı yanlarından biri bu. Arkadaşlarımızla neredeyse helalleşir duruma gelmişken elbette kendimi mutlu hissedemiyorum ve biliyorum güçlü olmamız ayakta durmamız için şart ve onu korumaya çalışıyorum ve hep çalışacağım lakin bunlar uçuşmak için yetmiyor. Sonuç itibariyle o kadar iyi anladım ki son aylarda, tango benim için mutlulukların, coşkuların, heyecanların, derinliklerin, yaşama karşı duyduğumuz aşkın ve tutkunun dansıymış...Dışımda barış, içimde huzur hakimken eşsiz buluşmalar, sarılışlar, müzikal akışlar ve milongalar ile gerçek anlamda bir uçuş deneyimini yaşıyor, üzümün aromalarıyla daha da anda sonsuzlaşıyor,derinleşiyor ve mutluluğumun en yüksek seviyelere ulaştığını hissedebiliyormuşum. Barış ve huzur olmadan ruhum şarkılarını ve sesini malesef yükseltemiyormuş, onu anladım!
Dilerim dansın tüm yoğunluğunu yakın gelecekte de hissedebilirim, deneyimleyebilirim ve tangoyu tüm yoğunluğuyla bütün hücrelerimin derinliklerine nüfus ettirebilirim. Zira kendi hayatıma bakacak olursam yaşadığım çok sayıda deneyimler, öğrenimler, keşifler yanında tangonun büyüklüğünü yadsıyamam. Benim ben olabilmemde o engin, sonsuz sarılışların ve uçuşların etkisi o kadar büyük ki.. Elbette ülkemizdeki tüm iş piyasası yaşadığımız dönemde gerçekten zorlayıcı bir etkide. Yine de düzenlenen, yılmadan büyük bir çabayla oluşturulan tüm organizasyonlara, müzik ve sanata ait paylaşımlara yönelik gerçekten sevgi ve saygı duyuyorum, hepsine başarılar diliyorum. Hepimiz için motivasyon ve güç kaynağı bunların hepsi. Her bir olayda susturulmaya çalışılan etkinlikleri düşündüğümde, kısıtlanması gereken müziğe, dansa ve sanata ait şeyler değil, aksine şiddete, nefrete ve ayrımcılığa yönelik şeyler olmalı, bunu da biliyoruz bazılarımız...
Yine de son dönemlerde katıldığım konserler, sanatsal faaiyetler, gidemesem de haberlerini aldığım milongalar ruhumu hep yükselten nitelikteydi ve hep öyle olacaklar!
Dilerim ki her birimiz içimizde yeşeren umudu ve sevgiyi bu zorlu süreçlerde de koruyabiliriz ve dilerim yine en güzel semalarda en büyülü danslara akabiliriz dostlarım!
Kalbimizin attığı tüm milongalarda özgürce buluşmak ve yine çok yakında neşeyle dans edebilmek dileğiyle...
Bu arada geçen yılın son günlerinde en mutlu olduğum etkinliklerden biri de Lütfi Kırdar'da gerçekteştirilen Devlet Senfoni Orkestrası'nın "Dünya Tangolarından Seçmeler " konseriydi. Astor Piazzolla'dan - bazılarımız için bir nevi ilah - Oblivion" u tüm yitirdiğimiz insanlarımız için iki kez çaldılar. Bu organizasyonda emeği geçen tüm dostlara, Sultans of İstanbul ekibine çok teşekkür etmek isterim. Festival milongalarına katılamasam da, yabancı dansçıların katılımının yüksek olduğunu öğrenmenin sevinciyle, muhteşem bir tango müziği ziyafetiyle ve etkileyici dans performanslarıyla yeniyıla girdim, bu bile güzel!
Ve arzu edelim ki, hep bu tür güzellikleri yaşayalım, yaşatalım ve paylaşalım!!
Sevgiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Doğayla buluşmayı çok severim. Yavaş adımlarda ağaçların arasından çiçeklenen toprağa, kuşların cıvıl cıvıl konuşmalarına, arıların güneşle...
-
Tango yapmak ne kadar güzelse tangoya geri dönmek de bir o kadar güzel. Bambaşka enerjilerle duyduğun notaları adımlara dönüştürüyor, sarıld...
-
Herkes kabı kadar su taşır, kalbinin genişliği kadar sever. Hem kalbini mümkün olduğu kadar sevgiye açıp, genişletirken, hem de kabını yaşa...