30 Ekim 2025 Perşembe

  Cumhuriyet Bayramı’nda cumhuriyetin bana verdiği güçle, özgürlükle, ifade rahatlığıyla, huzurla, coşkuyla dans etmeyi seviyorum. Bu yıl da 29 Ekim’de şehrin, yurdun her yerinde etkinlikler vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse son ana kadar hangi etkinliğe katılacağımdan çok emin değildim. Hatta bir ara bu kadar seçenek arasında bocalayıp sakin bir akşam geçirmeyi bile düşünmedim değil! Neyse ki  bedenim atak yaptı ve beni Kanyon Jolly Joker’e götürdü. Beynimin kararsızlığını, dağınıklığını net kararıyla durdurdu. Kanyon’da mekana girerken önce çok gözüm korktu, aşırı bir kalabalık vardı hatta “İzdiham bu!” dedim ancak sonra kendime eşyalarımı koyabileceğim, arada dinlenebileceğim bir yer bulunca dans etmek için dansa davet alabileceğim uygun bir yere konumlandım. Danslarım birbiri ardına başladı, devam etti, gece boyunca yüzümü çok şükür güldürdü. Bir tek kalabalık pistte ayağıma yediğim iki şiddetli topuk acısı hariç ki fikrimce artık toplum olarak dar alanda kimsenin alanını işgal etmeden, kimseye zarar vermeden dans etmeyi becerebileceğimiz bir döneme geçebilmeyi diliyorum. Çünkü böyle güzel müzikal hislerde, dansın trans dolu yolculuğunda bu denli şiddetli bir acı çok büyük tezat teşkil ediyor. Bir gün gelecek -buna camı gönülden inanıyorum-en kalabalık gecelerde bile hepimiz rahat rahat, minik ama muhteşem adımlarla  konforla, aşkla dans edeceğiz…😊

Gece benim için çok güzel geçti bu sebeple böyle bir organizasyonla bizi şenlendirdiği için öncelikle Güral Diner’ e çok teşekkür ederim. Çok fazla eski arkadaşımı göremedim bu sefer ama harika danslar ettim. Birbirinden güzel tandalar ve kortinalar için Dj Burcu İris Tekin’ e de teşekkür etmek isterim. Hele sonlara doğru sıraladığı tandalar duygu ve dans anlamında çok güçlü etkiler sundu benim için. 

Gecenin şovuna gelince Zeynep Aktar ve Sercan Yiğit çiftini gerçekten kutlamak isterim. Danslarını, güçlü enerjilerini, müzikal yorumlarını, adımlarındaki zarifliği, çevikliği, hareketlerdeki yetkinliği, güveni,  aralarındaki uyumu, duygu yoğunluğunu gördüğüm, izlediğim için gerçekten mutlu oldum. Türk dansçılarımızı gerçekten tebrik etmeliyiz çünkü çalışmalarının ve azimlerinin ürünlerini keyifle izleyebiliyoruz… Anlamlı bir sinerji bu, Türkiye tango kültürünün gelişimini anbean yaşatıyor her birimize…

Bu yıl da dans ederek cumhuriyeti kutladığım için sevinçliyim. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ e aldığım her nefes, eğitim, üretim, gelişim için ömür boyunca şükran duyacağım…

Yani sözün kısası “Atam İzindeyiz!” 

Sonsuzluk var mı bilmem ama dansın büyüsü o uçsuz bucaksızlığı, derinliği, yüksekliği, genişliği sanırım veriyor…

Tango aşkıyla, sevgiye kalınız…

13 Ekim 2025 Pazartesi

Tango yapmak ne kadar güzelse tangoya geri dönmek de bir o kadar güzel. Bambaşka enerjilerle duyduğun notaları adımlara dönüştürüyor, sarıldığın insanlarla kendine ait bir ifade alanı oluşturuyorsun. Bir yol almanın yöntemi müzikten ve sarılmaktan geçerse  o yol da insanı bulutlara yükseltir, yıldızlarla birleştirir haliyle... Bunun keyfini yaşamak da  kendini olduğun hallerinle, içsel ritimlerinle ifade etmekle, bunların tamamını ortaya çıkarmakla mümkün oluyor benim kanalımda. Dans etmek çok başka bir mutluluk kaynağı sanırım tango sevenler için ve bu mutluluk hali, enerjisi süreklilik arzusunu da yanı başında getiriyor. İstiyor, dans ediyor ama yetinmiyoruz, lakin bu açlık insanı doyumsuzluğa değil de yetkinliğe, ustalığa, derinliğe, dinginliğe ve ruhsallığa yaklaştırıyor...
Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü Taksim'de caz havalarının ardından 333 stüdyosundaki Mirada milongasının sonuna yetiştim. İçeri girer girmez bir Fransız, bir Amerikalı ve bir de yerli milongueroyla   keyifle dans ettim ve tangodan hiç ama hiç uzak kalmamışım gibi hissettim. Tangoya da bu vesileyle çok uzun bir aradan sonra geri dönmüş oldum. Aslında başta biraz şaşkınlık hissetmiş olsam da bunu çabuk atlattım ve yılların içimde kazıdığı tango alevini içimde yeniden yükselttim. 
Perşembe  günü Zeytuna milongasına katıldım. Sıcak atmosferi ve bar havası rahat bir ambiyans yaşattığından katılımcılar kanalında gayet rahat sohbet edilen, rahat dans edilen bir ortam sezinledim. 
Cumartesi Galata Kulesi'nin güzelliğini içime çekip Noa milongasına geçtim ve o kadar hoşuma giden bir ortam yakaladım ki iyi ki gelmişim dedim. Stüdyo çok havadar ve genişti. Tandalar, cortinalar harikaydı. Dansçılar iyiydi, ortamın enerjisi yüksekti, eski arkadaşlarla kucaklaşmak, deneyimli dansçıları izlemek, eski tanıdıklarla selamlaşmak harikaydı. Ettiğim danslar da güzeldi  ve özellikle bir dansım  müzikalite anlamında çok çok tatmin etti beni. Gecenin sonuna vardığımızda ayaklarım acıdı, hatta şişti, bu sebeple kadın tango ayakkabılarının  çok daha konforlu, neredeyse spor ayakkabısı rahatlığında olduğu günleri hayal edip evrene dilekler zinciri olarak yolladım. 😘
Günün sonunda tangonun insana çok iyi gelen bir hobi, ilgi alanı, dünya, ortam olduğunu düşünüyorum. Ne kadar ara verirsen ver, döndüğün an hiç bırakmamışsın gibi ortama, insanların arasına karışabiliyor, rondaların güçlü çekimine kapılabiliyorsun. Bu çok güzel!
İyi ki hayatım tango enerjisini de yaşamama olanak sağlamış zira
bu enerjinin içimdeki ritimleri büyütmesini, renklendirmesini, geliştirmesini ve dönüştürmesini çok seviyorum. Dans gerçekten iyi geliyor, ruhen arındırıyor, bedenimizi canlandırıyor, zihinsel yönden akışa uyumluyor, farklı kültürlerle kaynaştırıyor. Şanslı olduğumuzu ve seçimlerimizle şansımızı anbean  arttırıp hayatı kendi renklerimizle yaşamayı tercih ettiğimizi düşünüyorum.

Hepimize harika ve gönlümüze göre bir hafta diliyorum...

 Yeni yıl karlı,soğuk havalarla gelmişti. Bugün de dışarıda karlı bir hava var. İnsanlar işlerine, izlerine, yönlerine doğru sokaklarda yürü...